10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü ve Atatürk Haftası

Bugün 10 Kasım Atatürk’ü Anma Günü… Atatürk Haftasında Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü özlem, saygı, sevgi ve rahmetle anıyorum. Onu hiç kaybetmedik ki… İnadına kalbimizde ve felsefemizde yaşatacağız. Bizler var oldukça o ve ilkeleri de yaşayacak.

ec

Aslında son yıllarda yaşanan olaylar sonrası tek bir dileğimiz oldu. Daha geçenlerde arkadaşlar arasında konuştuk. Keşke Atatürk gibi biri çıksaydı da tüm bu yaşanan olumsuzluklara son verseydi… Hatta ben “Mezarından DNA örnekleri alıp Atatürk’ü klonlasalar ne kadar güzel olurdu” diye bile dedim. Gerçekten böyle bir şey mümkünse imza toplayalım. Galiba onun gibi biri asla çıkmayacak. En azından onu savunan ve ilkelerini koruyan bizler varız. Milli bayramları çeşitli bahanelerle yasaklayanlar acaba acı günümüzü, yasımızı yaşamamızı nasıl engelleyecekler? Onu da merak ediyorum doğrusu…

ec-1

Bildiğiniz gibi önceki yazımı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramını kutlamak için yazmıştım ve Sarayburnu Askeri Gazinosu’ndaki Cumhuriyet balosuna gideceğimi yazmıştım. Gerçekten gittim de… Fakat eski coşku yoktu. Eskiden 10. Yıl Marşı, İstiklal Marşı, Gençlik Marşı falan okunup havai fişekler atılırdı. Bu kez şehitlerimiz nedeniyle kutlama yoktu. Sadece slow fasıl vardı. Atatürk’ün sevdiği şarkılar çalınıyordu. Tamam, tabii ki şehitlerimiz uğruna yas tutacağız ama bana göre göbek atmadıkça, cıvıtmadıkça Milli bayramlar için organizasyonlar, fener alayları yapılabilmeli. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti atalarımızın akan kanlarıyla kuruldu ve parti yapmıyoruz sonuçta… Artık halk kendi imkanlarıyla yapmaya çalışıyor. Bunun için de aslında yasaklayanlara teşekkür etmek lazım. Sayelerinde daha çok sahip çıkıyoruz Milli bayramlarımıza… Saçmalayan Vogue’un yaptığı gibi Cadılar Bayramı ile karıştırılmadığı sürece kutlamamızda hiç sakınca yok bence… Bugün ise kutlama değil; bir yas günündeyiz. Lütfen erken kalkıp Atamızı saat 9’u 5 geçe saygı duruşuyla analım. Her gün inadına takmamız gereken Atatürk rozetlerimizi daha büyük bir onurla gösterelim…

ec-2

Saat 9’u 5 geçe hemen hemen her sene evde, işte, orada, burada, öğrenci olduğum yıllarda okulda falan mutlaka saygı duruşunda bulunup duygulanırım. Gerek Atatürk Havalimanı’nda, gerekse Doğan TV Center’da çevremi de törende toplamak için hep organize etmişimdir. Ama en çok duygulandığım an bundan 9 sene evvel, yani 2007’de Levent’te olmuştu. Saat 9’da Neo Hair’deki kuaförümle randevum vardı. Haftalık iznim 10 Kasım’a denk geldiği için aylık saç bakımımı o sabah yaptırmam gerekiyordu. Yaklaşık 4 yıl bu saç bakımı eziyetini her ay çekmiştim. Neyse, önce Taksim’e gitmiştim. Saat 9’a 10 falan vardı oraya vardığımda… Bir sürü polis, asker, birçok vatandaş 10 Kasım töreni için hazır bekliyordu. Hep milli bir günde Taksim’de olmak istemiştim. Kalmak istemiştim orada ama randevuya geç kalıyordum. Normalde hep dakiktim, hatta birkaç dakika erken gittiğim bile olurdu. Ama o gün geç kalacağım tutmuştu. Metroya binip Levent’e gitmiştim. Metro istasyonundan dışarı çıktığımda saat 9’u 5 geçiyordu. Tam yürüyen merdivenlerdeyken siren seslerini duymuştum. Saygı duruşuna yürüyen merdivende başladım. Ben basamakta durdukça merdiven yukarıya doğru yürüyordu. Yer altından yer yüzüne çıkarken yavaş yavaş gördüğüm manzara karşısında çok duygulanmıştım. Tüm araçlar durmuştu. Şoförler bile saygı duruşundaydı ve bir sürü korna çalıyordu. Hep 10 Kasım törenine sokakta yakalanmak istemiştim. Değişik ve beklenmedik bir yerde o ana şahit olmak beni inanılmaz gururlandırmıştı.

Bu arada daha önceden de “Her yazım için geçerlidir: şehit olan tüm polis ve askerlerimizi saygıyla anıyorum” diye yazmıştım ama tekrar yazmak istiyorum. Her yazımda bazı ünlüleri, yakınlarımı falan anarım. Sanılmasın ki şehitlerimizi unutuyorum diye… Elbette ki unutmuyorum ama maalesef hemen hemen her gün en az bir şehit verdiğimiz için isimlerini saymaya kalksam unuttuklarıma haksızlık olacak diye korkuyorum. Toptan tüm yazılarımda onları kalbimde andığımı bilmenizi istiyorum. Ayrıca Bağlar’da (Diyarbakır) yapılan terör saldırılarını kınamak istiyorum.  Ayrıca geçtiğimiz günlerde Silivri’deki umut nöbetini başlatan duayen gazeteci Mete Akyol, ünlü şarkıcı Leonard Cohen ve eşi Gazanfer Özcan’ın yanına giden usta tiyatrocu Gönül Ülkü Özcan’ı kaybettik. Bu vesileyle onları da anıp Allah’tan rahmet dilemek istiyorum. Bu arada TST TV adında bir internet televizyonu kurdum. http://www.strimm.com/Turgay/TSTTV adresinden ulaşıp izleyebilirsiniz. 24 saat boyunca benim kliplerim dönüyor. Gerçi playlist’imin aralarına başka şeyler de sıkıştırıyorlar galiba. Çünkü geçenlerde baktığımda Cristiano Ronaldo’nun hayat belgeseli vardı. Neyse çözeceğiz durumu… Belki de daha fazla video koymak gerekiyordur.

Yanlış hatırlamıyorsam web sitemde sayfa yapacak her yıl olan özel gün pek kalmadı. Bundan sonra gerekmediği sürece bir özel gün için tekrar yazı yazmayacağım. Her ay o ay ne olacaksa manşetten kapaklarını koyup döndürmeye karar verdim. Yani yine de bir anma ya da kutlama olduğunda es geçmeyeceğim. Her sene değişik şekillerde yazmaya kalkarsam işin içinden çıkamayabilirim. Gelecek yazıda görüşmek üzere…

 

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe