2003 Hayal Kahvesi Hakkında

13 ARALIK 2003 CUMARTESİ: Bugün siteme Michael Jackson’ın annesi Katherine ve babası Joseph ile yapılan bir röportajı koydum. Sonra Hayal Kahvesi’nde yapılacak Şebnem Ferah konseri için hazırlandım. Saat 4’te AKM’nin önünde arkadaşlarla buluşacaktık. Ama ben trafiktir falan, ancak 4 buçukta falan oraya varabildim. Hava kapalıydı ve AKM’nin önünde bizim siteden (www.sebnemferah.org) kimseyi göremedim. Hemen poseidon Asım’ı aradım. Bana shebo_lover Mehmet ile Simit Sarayı’nda olduklarını söyledi ve oraya gelmemi istediler. Ben de hemen simitçiye gittim ama benim gittiğim yer Simit Sarayı değil, Simitçi Dünyası idi. Biz de çareyi AKM’nin önüne gitmekte bulduk. poseidon, shebo_lover ve bendeniz TST, shebo_lover’ın bürosuna gittik. Orada bana shebo_lover, kendi üzerinde de olan Şebnem Ferah sweat-shirt’ünden verdi. Ben de hemen giydim. Altımda ilk olarak Fanta Festivali’nde giydiğimiz beyaz, sebnemferahfan.com t-shirt’ü vardı. Üstümdeki kazağı da çıkartıp yeni, siyah, önünde “Ben Şarkımı Söylerken” klibinden bir sahnenin olduğu, arkasında tüm şarkılarının isimlerinin yazıldığı www.sebnemferahfan.com sweat-shirt’ümü giydim. Yine ferahsever yapmış. Ayrıca yeni pankartı da gördük. Bu sefer pankartta “Şebnem Ferah nerede, www.sebnemferahfan.com orada” yazıyor. Sonra shebo_lover’ın ofisinden çıktık ve otobüse binip Hayal Kahvesi’ne gittik. Yalnız komik birşey oldu. Ben Çubuklu Hayal Kahvesi’ne gideceğimizi sandığımdan, Çubuklu’ya geldik sandım. Trafik olduğundan yol çok uzun gibi gelmişti ama meğer Ortaköy Hayal Kahvesi’ne gelmişiz. poseidon’un mekanı Ortaköy olduğu için bizi gezdirdi. Bir yerde tavuk döner yedik. Şebnem Ferah, Michael Jackson ve ilginç konulardan konuştuk. Fıkralar anlattık. Sonra yemek yemeden evvel bilet aldığımız (bileti sade olduğu için beğenmedik, ayrıca bileti satan kız küçümser ve üşengeç bir tavırla “Şimdiden mi alacaksınız?” demişti) Hayal Kahvesi’ne döndük. Girişte Madonna, Elvis Presley, Axl Rose, en çok da Michael Jackson çerçeveleri vardı. Her yerde plaklar, gitarlar asılıydı. poseidon, melekseslişebnem Akın’ı beklerken, biz shebo_lover’la Metin, Ozan ve diğerlerini enstrümanları ayarlarken seyrettik. Sonra poseidon’un yanına döndük. Bir süre sonra melekseslişebnem nick’li Akın ve arkadaşı Murat geldiler. Akın 77 doğumluydu, Murat ise 78… Böylece yaş ortalamamızı (ben 81, poseidon 84, shebo_lover 87) yükseltmiş oldular. Yalnız onları 3 kişi bekliyorduk, 2 kişi geldiler. Sahile indik. Murat ve Akın midye dolmaları götürdüler ama tezgahın sahibi yoktu. Bir süre sonra sahibi geldi. Meğer maç izliyormuş. En çok midye dolma yiyen Murat “Eğer gelmeseydin gidecektik” dedi. poseidon da bir iki tane yedi ama ben yemedim, çünkü haber bültenlerinde bu midye dolmaların ne gibi pis ortamlarda yapıldığını görünce hiç içimden gelmedi. Zaten aç da değildim. Hayal Kahvesi’ne girdik. Parti başladı. Şebnem Ferah konseri daha 12’de başlayacaktı. Biletler 20 milyondu ve 1 Efes Dark buna dahildi. Efes Dark’larımızı aldık, ufak bir masada içtik. Ama ben beğenmedim. Efes Dark çok darktı. Alkol oranı çok fazlaymış zaten. Efes Dark görevlileri sweat-shirtlerimize baktılar ve “çok güzel” deyip bizi çağırdılar. Efes Dark içtiğimiz için oyun oynattılar. Birşeyleri ipe bağlı bir top ile devirmeye çalışıyorduk. Bu oyunun sonucunda küçük çanta gibi gözüken, fakat açıldığında Efes Dark şapkasına dönüşen hediyeyi kazandık. “Efes Dark için, kazanmaya devam edin” dedilerse de bunu yapmadık. Partide shebo_lover ve poseidon hip-hop’ın çok fazla çalınmasından yakınsalar da bence çok eğlendik. I Know What You Want, In The Shadows, All That She Wants, Losing My Religion, Smells Like Teen Spirit, Bring Me To Life gibi çok çeşitli şarkılar çaldı. Ama asıl gelme nedenimiz olan Şebnem Ferah konseri için sabırsızlanıyorduk. Yanıma Pulp ve arkadaşı geldi. Sweat-shirtlerimiz üzerindeki resim, sitemden alınan röportajlar, Şebnem Ferah’ın sebnemferahfan.com’u tanıyıp tanımaması hakkında konuştuk. Ben üzerimizdeki sweat-shirt ve t-shirt’ün Şebnem Ferah’ta da bulunduğunu, İstanbul temsilcileri olarak henüz ona ulaşamadığımızı, fakat diğer şehirlerdeki temsilcilerin ona ulaştığını söyledim. Bana göre olumlu bir sohbet oldu. Çünkü her iki taraf da Şebnem Ferah’ı seviyordu. Ve saat 24:00 olmuştu…HayalKahvesiSebnemFerah

14 ARALIK 2003 PAZAR: Saat 12 olmuştu ve Cumartesi’yi geride bırakmıştık, fakat bir türlü Şebnem Ferah gelmek bilmiyordu. Arkamızdaki kızlar çağırmak adına epey çığlık attılar, garip davranışlarda bulundular, fakat bu sadece kulaklarımızı şişirmeye yaradı. shebo_lover “Arızalı bunlar ya!” diyordu kendi kendine… Tabii biz de sabırsızlanıyorduk. Çünkü en öndeydik ve Şebnem Ferah’ın konserini ilk kez bu kadar yakından izleyecektik. Sonunda saat 1’e çeyrek kala Şebnem’in grubu Ceren, Buket, Ozan, Metin, Aykan gelerek konserin başlayacağının sinyalini verdiler. shebo_lover kamera çekmeye başladı ve “Bukeeet, buraya bakar mısııın?!” diye Buket Doran’a seslendi. Buket bize yaklaşıp shebo_lover’a “Her konseri çektin, bari bunu çekme” dedi. Arkamızdaki kızlardan biri Buket’in gitarını çekmeye çalışınca, Buket bir öğretmen edasıyla “Aaa!” dedi. Sonunda çalmaya başladılar ve Şebnem Ferah da geldi. Çığlıklar da artmıştı tabii ki… Konsere “Korkarak Yaşıyorsan” ile başladı. “Sigara”, “Nereye Kadar” ile devam etti. Şebnem’i sıcak basmıştı. Biri “Montunu çıkar!!!” diye bağırdı. Şebnem’in göğüs dekoltesi çok olduğu için Şebnem “Olmaz, utanıyorum” dedi küçük şirin bir kız edasıyla… shebo_lover yine kendini gösterdi. Mesela “Sahneye çıksam Buket bana kızar mı?” dedi. shebo_lover sahneye çıkamadı, bir iki kişi çıktı ama Şebnem konserin ortalarında shebo_lover’ı öpecekti, poseidon ise Şebnem’in kafasını ele geçirip kendine çekip öpecekti. Ben ve Akın fotoğraflar çektik. Akın aynı zamanda kayıt cihazı ile konseri kaydetti. Konser Dünya, Bu Aşk Fazla Sana, Bırak Kadının Olayım, İyi-Kötü (Dans Pisti), Babam-Oğlum ile devam ediyordu. Biz de kendimizden geçiyorduk, çünkü bu küçük barda öyle güzel performans gösteriyordu ki, Antrepo performansından eksik kalır yanı yoktu. Sıra “Çocukken Sahip Olduğum Ayakkabılar”a gelmişti. Şebnem’in “Acıtırdılaaaar!!!” diye haykırışları hala kulaklarımda çınlıyor. Bazen düşünüyorum da, neden konserlerinde yaptığı bazı şeyleri albümlerinde de yapmıyor… Ya da bir live albüm yapsa süper olurdu. Şarkı bittikten sonra shebo_lover bu sefer “Acıtıyorsuun!” diye bağırdı. Şebnem gülerek “Bir arkadaşımız acıttığımı söylüyor” deyip “Neyi acıtıyorum?” diye sordu. shebo_lover’ın cevabı ise şöyleydi: “Kalbimi!” Şebnem bir ara bana uzun uzun, anlamlı anlamlı, gülerek baktı şarkı söylerken… Neden olduğunu anlamadım. Komik mi gözüktüm, samimi mi gözüktüm, yoksa “Aaa, bu Rumeli Hisarı konserimde elini tuttuğum çocuk değil mi?” diye beni hatırladı mı, bilmiyorum. Ama bana çok samimi güldüğünden eminim. Konser Mayın Tarlası, Gözlerimin Etrafındaki Çizgiler, Yağmurlar, Yeniden Doğup Gelsem, Durma, Sil Baştan, Bugün, Oyunun Sonu, Fırtına ile devam etti. Aaa, bir de bakmışız Şebnem Ferah geldiğimiz için teşekkür ediyor ve “Ben Şarkımı Söylerken” ile konserini bitiriyor. Bir baktık, saat 3 buçuk olmuş. Nasıl bu kadar çabuk zaman geçer, anlamıyoruz. “Bi daha, bi daha” diye geri çağırmaya çalıştık ama gelmedi. Çoğu kişi Hayal Kahvesi’ni terketti ama parti devam ediyordu. Dans edenler vardı. Fakat bizde hal kalmamıştı. Ne zaman konser bitti, işte o zaman ne kadar uykumun geldiğini, ne kadar vücudumun, özellikle de ayaklarımın ağrıdığını anladım. Koltuklara oturalım dedik ama çoktan koltuklar uyuyanlar tarafından kapılmıştı bile… Biz de sahnede oturduk ve kulisi beklemeye başladık. Bir ara ben Madonna&Britney Spears düeti olan “Me Against The Music”in remix’i ile dans ettim ama bu bile beni açmaya yetmedi. Sanki başka bir boyuta geçmiştik. poseidon Şebnem’in içmese bile içmek için koyduğu su şişelerinden birini saklamak için almıştı. Bu şişeyi Buket vermişti ve shebo_lover, poseidon ve bendeniz TST birlikte içmiştik. Ben de sahnede muhtemelen Şebnem Ferah’ın yazmış olabileceği şarkı listesinden kalma bir parçayı çıkartıp hatıra olarak saklamak için aldım. Daha sonra kulisin kapısının önüne gittik. Ve çok ilginç birşey farkettik. Duvarlarda asılı olan yüzlerce gitarın Nirvana, Sherly Crow, Styx, Steve Vai, Sting, Iron Maiden, Metallica, Bryan Adams gibi yüzlerce ünlü grup ve şarkıcıya ait olduğunu keşfettik ve çok şaşırdık. Nereden bulmuşlar bu gitarları? Hayret ettik. Buket Doran önümüzden geçti. Ozan, Metin zaten aramızdalardı, içki içip dans ediyorlardı. Hatta tuvalette Ozan’ın işini hallettiği pisuvara onun ardından aynı işlemi ben gerçekleştirmiştim. Neyse, Buket Doran hızlı hızlı shebo_lover ve benim önümüzden geçti. Biz gitarlara öyle dalmış olmalıyız ki yanındaki adamlarla Şebnem Ferah çoktan çıkmış. poseidon görmüş. Parti de çoktan bitmişti, sabah olmuş, görevliler etrafı temizliyorlardı. Biz de görevliden montlarımızı alıp 5’imiz çıktık dışarı… melekseslişebnem nick’li Akın Yeğin ve arkadaşı Murat Sarıyer’e gideceklerdi, biz de Taksim’e… Yürümeye başladık. Biz onları o tarafa gidiyor sanıyoruz, onlar da bizleri… Meğer yanlış yere yürüyormuşuz. İşin komik tarafı bu yorgunluğun üzerine epey yol katetmişiz. Doğru tarafa gitmeye başlayıp epey yürüdükten sonra Hayal Kahvesi’nin yanına gelince bunu farkettik. Onların ikisi kendi yollarına gittiler, biz üçümüz de hiçbir taşıt kullanmadan, yürüyerek Taksim’e gittik. O kadar yürüdük ki anlatamam. Sabah 6’lara kadar yürüdük ve Taksim’e vardık. Ben bir ara pesetmiştim “Geri kalan yolu taksiyle gidelim, ne olur?” diye; fakat poseidon “Zaten şu köşeyi dönünce Taksim” dedi. İnanamadım. Akşamdan kalma hallerimizle yaptığımız uzun yürüyüşün sonu gelmişti. Onlar otobüs seferlerinin başlamasını bekleyeceklerini söylediler. Ben de veda edip dolmuşla eve döndüm. Eve geldiğimde saat 6’yı 20 geçiyordu ve sabah ezanı okunuyordu. Aynaya baktığımda hayatımda hiç görmediğim kadar yorgun, göz altları çökmüş, yaşlanmış, çirkin bir TST gördüm. Şimdi anlıyorum neden bazı kişiler için “Gece hayatı çöktürüyor” dediklerini… Hemen 6 buçukta yattım. Her yerim ağrıyordu ve kulaklarım çınlıyordu. Fakat çok güzel bir his vardı üzerimde… Çok eğlenmiştim. Şebnem Ferah’a bir adım daha yaklaşmıştık. Çok güzel hatıralara, anılara sahip olmuştuk. Şebnem Ferah bize yine mükemmel bir gece yaşatmıştı. Bu his anlatılmaz, yaşanır. Saatlerce uyudum. Kalktığımda gündemdeki iki olay dikkatimi çekti. Dün akşam Popstar’da Deniz Seki, Bayhan’ın birinci olmasını protesto ederek jüri üyeliğini terketmiş, Aydan elenmiş ve en önemlisi de Saddam Hüseyin Amerikalı askerler tarafından sonunda yakalandı. Akşam ICQ ile liseden bir arkadaş olan Ceyhun Sönmez ile chat yaptım ve ilginç birşey öğrendim. Yazın gerçekleşen Rumeli Hisarı konserinde benim iki koltuk önümdeymiş, fakat emin olamadığı için benimle konuşamamış. T-shirtümdeki ve pankartımızdaki www.sebnemferahfan.com yazısı sayesinde de sitemize üye olmuş. Ben de Hayal Kahvesi konserine gittiğimi söyledim ve biraz anlattım. Bu arada bugün Dream TV’de Michael Jackson Weekend vardı.

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe