26 MART 2004 CUMA: Bu gece yine bir Şebnem Ferah konserine gidecektim. Fakat bu konserin diğerlerinden ayrılan bir özelliği vardı. Konser Şebnem Ferah, Özlem Tekin ve diğerlerinin sanat yaşamlarında dönüm noktası olan Volvox grubunun zamanında sürekli çaldıkları Kemancı Bardaydı. Efsane gibi anlatılan Volvox Grubu-Kemancı Bar ikilisinin performanslarına şahit olmayı hep istemişimdir ve buna bugün şahit olacaktım her ne kadar Volvox grubundan sadece Şebnem Ferah ve Buket Doran olsa da Akşam saat 21:00da Mehmetlerle (shebo_lover) buluşacaktım. Akşamüzeri ICQda Cem ile chat yaparken Ceme gece yarısı Kemancı Barda konser olduğunu söyledim ve onu da çağırdım. Son anda o program yapıp gelmeye karar verdi. Önce 19:00 gibi Cem ile Bakırköyde buluştuk. Sonra da Taksime gittik ve her zamanki gibi shebo_lover ile AKMnin önünde buluştuk. Biraz gecikti. İki tane arkadaşı ile arabayla gelmişti. Cemle ben de arabaya bindik. Beş kişi Kemancıya doğru yol aldık. Nasıl olsa o da Taksimdeydi, ondan erken buluşmamıştık. Konser 00:00da olacaktı. Aşağıya doğru indik Kemancıya gelince Aslında duyduğuma göre Şebneme Kemancının en büyük katını vereceklermiş, fakat Şebo 10 yıl evvel Volvox grubuyla çıktığı katı tercih etmiş nostaljik olsun diye Neyse, tam aşağı ineceğiz, korumalar shebo_lover ve iki arkadaşından kimlik göstermelerini istediler. Önce Mehmet gösterdi. 18 yaşını doldurmasına sadece 4 ay vardı, fakat güvenliktekiler 18 yaşının altındakileri almıyoruz dediler. Cemle ben tanesi 20 milyondan iki bilet aldık. Fakat o kadar dil dökülmesine rağmen Mehmeti ve diğer ikisini almıyorlardı. Bize Siz inin dediler. Mehmete ise Git, 4 ay sonra gel dediler. Mehmet Ya Turgay, beni içeri almıyorlar dedi. Elimden sadece O benim kardeşim. Eğer ona göz kulak olmazsam annemler çok kızar yalanını söylemek gelebilirdi. Yapacaktım da Fakat aynı yalanı başka biri başkası için söyleyince korumalar Annesi bile olsanız sokamazsınız dediler. Elimden bir şey gelmeyeceğini anladık. Cemle ben aşağı indik. Böylece Kemancıya ilk girişimizi de yapmış olduk. Yalnız aklımız shebo_lover ve diğer iki arkadaşta kaldı. Çok üzüldük. Hem de yaşları ancak 16-17 olan birkaç kişi gördük içerde Bu nasıl adalet? Bu arada sonradan öğrendim ki, o iki arkadaşı girmişler ama shebo_lover çoktan gitmiş. Halbuki onun da torpili varmış. Neyse, bedava Efes Darkımı aldım ve müzik eşliğinde içtim. Hayal Kahvesinde de oynadığım Efes Dark oyununu yine oynadım ve yine Efes Dark şapkası kazandım. Cem ise almadı, çünkü akapuntur tedavisi görüyormuş. Yuxexesi sunan Güven de ordaydı. Onu da gördük. Habire önümüzden geçip durdu.
27 MART 2004 CUMARTESİ: Ve saat 00:00 olmuştu. Bu Cumadan Cumartesiye geçtiğimizi gösteriyordu. Aynı zamanda Şebnem Ferahın çıkacağını gösteriyordu. Herkes tabii heyecanlanmıştı. Salon tıklım tıklımdı. Hatta başka girmek isteyenler olmuş, fakat yer olmadığından sokmamışlar. Neyse ki biz önden yer kapmıştık. Gerçi t-shirtünde Kıvanç Ka. ve cep telefonu numarası yazan biri ve arkadaşı yerimizi kaptı ama yine de sahnenin dibinde olduğumuz için bir şey fark etmiyordu. Ve işte tam zamanında yeni saçlarıyla Şebnem Ferah ve grubu sahnedeydi Yeni saçlarıyla gençleşmiş. Mekan da eski yuvası Kemancı olunca gençlik yıllarına dönmüş gibiydi. E, zaten normalde de yaşından genç gösteriyor. Fakat saçlarının onu nasıl değiştirdiğini şöyle anlatayım. Saçlarını düzleştirmiş. Artık Kısa Cümleler Kuruyorum dönemlerindeki saç şeklini alın, Kelimeler Yetse döneminin (zaten hala o dönemde sayılır) rengiyle birleştirin, alın size Volvox döneminden fırlamış bir Şebo O enerji karşısında kendimi yaşlı hissettim hatta. Kısacası yeni saç şekli ona çok yakışmıştı. Zaten ne yakışmıyor ki? Konser süperdi. Aslında erken bitti nedense ama tatmin oldum ben Sanki zaman makinesıyla sadece küçükken dergilerden gördüğüm bir Volvox konserine gitmiş gibiydim. Hayalimde Özlem Tekin, Ebru Bank ve Gül Ağırcayı da canlandırdım. Keşke sürpriz yapıp gelselerdi. Neyse, Şebnemin sesi bile son albümlerindeki ve son konserlerindeki gibi değildi. Daha ince çıkıyordu. Çünkü orası Volvoxun çaldığı yer olduğu için kendini genç kız gibi hissediyordu. Yani zaten her zaman genç kız gibi ama bu seferki tamamen gerçekti. Bana öyle yansıdı. Arkadan Bebek gibi diye yorumlar duyuyorduk. Cem bile Sesi çocuk gibi dedi. Buketin yüzündeki o çocuksu gülümseme ise hiç gitmedi. Şebnem Burada 10 yıl önce çalışıyorduk. Tekrar Zeki Abiyle çalışmak çok güzel. Burası evimiz gibi. Evimize hoş geldiniz. Bu gece fazla konuşmayacağım. Hep çalacağız. dedi. Öyle de oldu. İşte çalınan şarkılar:
1- KORKARAK YAŞIYORSAN
2- SİGARA
3- NEREYE KADAR?
4- BU AŞK FAZLA SANA
5- OYUNUN SONU
6- İYİ KÖTÜ (DANS PİSTİ)
7- BABAM OĞLUM
8- ÇOCUKKEN SAHİP OLDUĞUM KIRMIZI RUGAN AYAKKABILAR
9- MAYIN TARLASI
10- BURN (DEEP PURPLE): İşte tam bir Volvox nostaljisi yaşattığı şarkı
Aslında Volvox günlerini yaşamadık ama kendimizi o yıllarda hissettik. Şebnem bu şarkıyı söylemeden önce Burada yaş ortalaması 30 var mı? demişti. Gecenin en büyük sürprizi belki de bu coverdı. Süperdi. Kelimelerle anlatamıyorum. Hani Popstarda falan diyorlar ya; Erkek vokalden dinlemeye alışkın olduğumuz için zırt pırt
Onlar bir de Şebnemi görsünler. Hele bu coverda Buket ile Metinin karşılıklı, upuzun gitar soloları yapmaları yok mu? Dünyadan uzaya uçtuk!
11- BUGÜN
12- OYUNLAR: Bu şarkıyı son konserlerinde hiç çalmıyordu. 1999 Bostancı konserinde ondan canlı olarak dinlemiştim sadece
Sonraki gittiğim üç konserde (Antrepo, Rumeli, Hayal Kahvesi) ise çok istediğim(iz) halde hiç çalmamışlardı. Ama bu konserde bir değişiklik yaptı ve Oyunları çaldılar. Herkes çok mutlu oldu. En çok da ben
Nasıl mutlu olmam? Belki de en çok sevdiğim şarkısı
13- NEFESSİZ KALDIM: Acaba en sevdiğim şarkısı bu mu? Yok, ben hepsini eşit seviyorum galiba
14- SAATİM ÇALMADAN: Diğer gittiğim konserlerinde hiç söylemediği halde (ki gidemediğim konserlerinde bile söylemiyormuş) bu konserde Saatim Çalmadanı söyledi.
15- YENİDEN DOĞUP GELSEM
16- SAATİM ÇALMADAN
17- DURMA
18- FIRTINA
19- SİL BAŞTAN
20- BEN ŞARKIMI SÖYLERKEN: Şimdi fark ettim, aslında normal bir konser repartuarı yine çalınmış ama 2 saat gibi sürmesinin nedeni az ve öz konuşması
Olsun, her türlü güzel oluyor. Gerçi bu halinde bile küçük dünyaları yaratan şarkıcılardan daha çok konuştu. Bu kadar sempatik biri olmaz ya! Bu insana hayran olunmayacak da kime olunacak?
SONUÇ: Bu Kemancı performansı aklıma geldiğinde hep Şebnemin genç kız gibi çıkan sesini ve performansını hatırlayacağım.
ULAŞIM: Kemancıyı çok tuttum. Çünkü ulaşım da çok kolaydı. Diğerlerinde ulaşım güçlüğü çekmiştik. Hatta Hayal Kahvesi konserinden sonra sol ayağım kaç hafta ağrımıştı. Anlayacağınız, zamanında bu barda Volvoxu takip edenleri çok kıskandım. Hep aynı mekan adresiniz oluyor. Ne güzel
Dönüş de çok kolay, dolmuşa bin, yeter.
SİTE: Elimizde pankart bu sefer yoktu, fakat sweatshirtümü açıp Şeboya gösterdim ve önlerde olduğum için Şebo www.sebnemferahfan.com yasısını gördü. Belki de simam tanıdık geldi ona
Zaten Hayal Kahvesindeki gibi Kemancıda da aynı yerde duruyordum. O sırada gözleri kapalı şarkı söylüyordu. Gözlerini hafif açınca yazıyı gördü ve irkildi. Gözleri açıldı, biraz şaşırmış gibi göründü. Bu site de gittiğim her şehirde var diye düşünmüştür herhalde
Birkaç kişi benim için Napıyor bu ya? demişlerdi. E, kimlerden oldukları hakkında yorum yapmayayım.
SİNİR BİR KIZ: Arkalarımdaki bir kıza çok sinir oldum. Mesela Şebo bize şarkı söyletiyor, romantik bir hava oluşmuş. O kız sürekli Şebneme Sen söylesene beee! diye bağırıyor. Ya da Şebo Bana öyle bakmayın. Ben çok utangaç bir kızım. diyor. Yine aynı kız Yeme beni Şebooo! diye bağırıyor. Şebo duymamazlıktan geldi ki iyi ki de öyle yaptı. Çok saygısız bir kızdı. Sanıyorum o kız Hayal Kahvesinde de vardı. Her konserde böyle tipler olur zaten
YÜRÜYÜŞ: Konser bittikten sonra Cemle biraz Kemancıda kaldık ve biraz DJlerin çaldığı müzikleri dinledik. Her yerimiz tutulmuştu. Kendimize gelmek için Beyoğlunun sokaklarında yürüyüş yaptık biraz. Yine de kalabalıktı. İlginç tipler gördük hep
Mesela travestiler filan vardı. Sonra da dolmuşa bindik ve evlerimize döndük. Ben döndüğümde saat 03:30 filandı.
CEP TELEFONU: Kaderde olacak bir şeyin önüne geçilmiyor valla
Ceme konserin başında Cüzdanını ve cep telefonunu bana ver. Çantama koyayım. Konserlerde çok hırsız olur. Mesela Teomanın konserinde Mertin cep telefonu ve cüzdanı çalınmıştı. demiştim. O da bana vermişti. Çantamı çok iyi korumuştum. Hatta kilit takıp kilitlemiştik. Hiçbir hırsızlık olayıyla karşılaşmamıştık. Sonra da Ceme teslim etmiştim onları
Fakat Cemin cep telefonuna bir şey olacağı varmış. Tam kendi apartmanının önüne gelmiş, cep telefonunu düşürmüş ve telefon kırılmış.
DEDE: Cemin dedesi sürekli Cemi merak edip arıyordu. Marmariste olan annesi ve babası bile aramıyordu. Fakat dedesi çok evhamlıymış. Ayrıca Kemancıya gittiğimizi onun dedesine söylemedik. Cem Annemle babamın da tanıdığı arkadaşım Turgaylarda kalıyorum dedi. Ki aynı evde yaşamıyorlarmış. Ben de Boşver. Maşallah, deden yaşıyor. Bu yeter. dedim.