
|
"TABİİ Kİ BERABER YATIYORUZ!" |
Los Angeles Sony Pictures Stüdyoları... Günlerden 14 Haziran, yerel saatle 22:00 suları. Michael Jackson ve eşi Lisa Marie, söz verdikleri gibi TV kameralarının karşısına oturmuş, konuğu oldukları Diane Sawyer'la sohbet ediyorlar. Sawyer, daha önce Bill Clinton ve George Bush gibi Amerikan başkanlarıyla bile konuşmuş ve cesur sorularıyla ödüller kazanmış ünlü bir TV röportajcısı. Ve karşısında belki de tarihin en çok tartışılan evliliğinin geliniyle damadı... Yeni saç modeliyle oldukça gençleşmiş görünen Michael, rahatlığı ve karısıyla kurduğu sıcak diyalogla oldukça kendinden emin bir görüntü içinde... Ama durun, misafirlik ve hoşbeş için değil, Sawyer'ın asla yumuşak olmayan sorularını yanıtlamak için orada Jacko ve eşi. Ne mi konuştular? Televizyonunuz Amerikan kanallarını çekmiyorsa ne gam, Blue Jean burada işte! Bütün gece neler kaynattıklarının tam metni aşağıda...

DIANE SAWYER: Michael Jackson ve Lisa Marie Presley, "Prime Time Live"a hoşgeldiniz. Burada olmanız bizi mutlu ediyor.
MICHAEL & LISA: Teşekkürler.
DS: İkinizi birarada görünce, söyleşime şu soruyla başlama ihtiyacı hissettim. Bu evlilik nasıl gündeme geldi? Nasıl tanıştınız? Bir minigolf sahasında mı, Hotdog alırken mi?
MJ: Biz Lisa Marie 7, bense 17 yaşındayken Las Vegas'ta tanıştık. O benim Jackson Five'la olan şovumu izlemek için devamlı çalıştığım yere geliyordu. O küçücük haliyle en öndeki sıraya oturuyor ve yanındaki bakıcılarıyla beni izliyordu.
DS: Bu süre içinde de bağlantınız devam etti mi?
MJ: Evet, sonraları kulise de geliyordu Lisa. Ben onu güzel ve sevmeye değer buluyordum. Ve her seferinde tekrar görmeyi ümit ediyordum.
DS: Konu evliliğe nasıl geldi?
MJ: Lisa 18'ine geldiğinde, avukatım John Branca'ya Lisa Marie'yi tanıyıp tanımadığını sordum. Annesine vekalet ettiğini söyledi. Ona Lisa'ya ulaşmak istediğimi, onu çok güzel bulduğumu söyledim. Güldü ve elinden geleni yapacağını söyledi. Bu olaydan sonra bana her uğrayışında bir gelişme olup olmadığını sordum ve hep "Hayır" cevabını aldım. Sonra birgün Lisa'nın balayı fotoğrafını bir gazetede gördüm ve dünya başıma yıkıldı.
DS: Sonra ne oldu? Evlenme teklifini kim yaptı?
LM: Telefonda... O önce sordu. Dört aydır çıkıyorduk, öyle değil mi?
MJ: Hatırlamıyorum.
LM: Birlikte çok zaman geçirdik. O sıralar gazetelerde neden yazmadığını hala anlayabilmiş değilim. Çünkü saklamak için özel bir çaba göstermiyorduk. Ben Neverland'de onun yanında yaşıyordum.
DS: Ve sen Michael'ın teklifine "Evet" dedin.
LM: Hayır, bir süre ayrı kaldıktan sonra kabul ettim.
DS: Evliliğinizden önce bir düzine avukatın ayrılık durumunda gündeme gelecek bir anlaşma hazırladığını tahmin edebiliyorum. Böyle bir anlaşma var mı?
MJ: Bir takım konuları birlikte kararlaştırıp altını imzaladık. Ama bunlar tabii ki oldukça özel.
DS: Bu evliliğe reaksiyonlar, şaşkınlıktan suçlamalara kadar geniş bir çerçeveye yayıldı. Lisa, Michael'a hiç bu evliliğin Jordan Chandler davasıyla ilgili olup olmadığını sordun mu?
LM: Hayır. Zaten dava sırasında onunla ilişkim devam ediyordu.
DS: Ona davadaki suçlamaların doğru olup olmadığını sordun mu?
LM: Hayır hiçbir zaman. Çünkü bunların gerçek olmadığını biliyordum.
DS: Michael, şimdi sana dava hakkında birkaç soru sormak istiyorum. Bana hiçbir sorumdan çekinmediğini ve hiçbir zaman çocuklara zarar veremeyeceğini söyledin. Mümkün olduğu kadar direkt sormaya çalışacağım. Şimdiye kadar Jordan Chandler ya da başka çocuklara seksüel yaklaşımlarda bulundun mu?
MJ: Bu fotoğraflardan suçlamayı doğrulayacak hiçbir şey çıkmadı. Benimle bağlantı kurmaya yetecek şeyler değillerdi. Zaten bütün hikaye büyük bir yalandı.
DS: İyi ama dışarıdan bakan birisi için senin özgürlüğünün bedeli olarak oldukça yüksek miktarda para ödediğin görünüyor.
MJ: Avukatlarıma davayı kazanıp kazanamayacağımızı garanti edip edemeyeceklerini sordum. Bana bir hakimin ya da jürinin kararını garanti edemeyeceklerini söylediler. Bu durumda bu kabusa bir son vermek gerektiğine karar verdim. Bu olaydan beslenen bütün insanlar, bütün yazılanlar, hepsi hepsi yalandı ve avukatlarım olayın böyle yedi yıl boyunca devam edebileceğini söylüyorlardı.
DS: Ne kadar para ödedin?
MJ: Gazetelerde yazan miktarlar doğru değildi. Ancak anlaşmanın şartları gizli olduğu için açıklayamam. Beni mutsuz eden bu değil. Üzüldüğüm, özel hayatıma bu kadar girilmiş ve didik didik edilmiş olması.
DS: Şu haberler... Evinde bulunan erkek çocuk resimleri...
MJ: Hayır.
DS: Böyle birşey yok muydu?
MJ: Hayır, sadece bana dünyanın dörtbir yanından gönderilmiş çocuk fotoğrafları vardı. Birçoğunu hiç açmamıştım bile. Benim çocuklara olan sevgimi bilen insanlar, bana fotoğraf göndermişlerdi, hepsi bu.
DS: İnsanlar 36 yaşında bir adamın, 12 yaşında bir çocukla zamanının büyük bölümünü yatakta geçirmesini anlayamıyorlar. Bu konuda ne diyorsun?
MJ: Odama sadece erkek çocuklarını almadım. Bu çok komik bir soru. Yatağıma hiç kimseyi almadım. Çocuklar beni seviyorlar ve ben de onları seviyorum. Birlikte vakit geçirmekten hoşlanıyoruz. Benimle oynayan her çocuk yatağıma gelebilir.
LM: Ben bunu gördüm. Onu çocuklarla oynarken gördüm. Tuvalete bile gitmesine izin vermiyorlardı. Yatağına çıktığı zaman, onlar da onunla birlikte çıkıyorlardı.
DS: Sizce çocukları seven bir yetişkinin, onları yanlış anlamalara olanak verebilecek durumlardan uzak tutması da bu sevgi ve sorumluluğunun bir parçası değil midir?
LM: Michael'ı yakından tanıyorum. Onda çocuklara karşı özel bir eğilim var.
DS: Michael, skandalın en yoğun olduğu günlerde intihar etmeyi düşündün mü?
MJ: Hiç düşünmedim, çünkü yaşamayı çok seviyorum.
DS: Peki bu olay seni değiştirdi mi? Başka bir yerde yaşamayı düşündün mü?
MJ: Benim için Amerika'da ya da başka bir yerde yaşamak arasında bir fark yok. Benim her zaman bir Neverland'im olacak çünkü Neverland'i seviyorum. Ama yurtdışında yaşamak isterdim.
DS: Örneğin?
MJ: Güney Afrika'da ya da İsviçre'de.
LM: Ben de buraları ideal yerler olarak görüyorum. Oralarda bir evim olması hoşuma giderdi.
DS: Lisa, insanların bu evlilikle ilgili birçok şüpheleri var. Bildiğim kadarıyla eski kocan Scientology Tarikatı'na mensuptu ve hala sana oldukça yakın duruyor. Bazıları senin onunla olan evliliğinin devam ettiğini ve Michael'ın servetinden yararlanmak için bu ikinci evliliğin yapıldığını söylüyorlar.
LM: Bu tümüyle yalan. Kusura bakmayın ama çok komik. Hem de şimdiye kadar duyduklarımın en komiği. Ben Michael'la onu sevdiğim için evlendim, nokta.
DS: Michael'ın en çok neyini seviyorsun?
LM: Herşeyini. Onu seviyor ve onunla aynı odada yatıyoruz.
DS: Bu konuyu kapatmak için soruyorum, Scientology Tarikatı üyesi misin?
LM: Hayır.
DS: Peki olmayı düşünüyor musun?
LM: Spirütalizme ve büyük bir güce inanıyorum ama bir Scientolog olarak değil.
DS: Hayranlarının çok sevdiği bir soru var...
MJ-LM: Michael'la yatıyor muyuz?
LM: Eveeet, evet, evet!..
DS: Gazeteler bir çocuk beklediğinizi yazıyor...
LM: Evet bir çocuk bekliyoruz.
MJ: Ama ne zaman olduğunu bilmiyoruz. Bu tanrının elinde olan birşey.
DS: İnsanlar evliliğinizin sadece görüntüden ibaret bir evlilik olduğuna inanıyorlar...
LM: İnsan günde 24 saat birisiyle yaşama, yatma, kalkma taklidi yapamaz. Sen bizi evimizde gördün. Herkes gibi davranıyoruz. Ben mutfaktayım, Michael stüdyoda, birlikte alışverişe gidiyoruz, akşamları yemeğe çıkıyoruz, arasıra da kavga ediyoruz...
DS: Sizin çocuk evlat edinmeyi düşündüğünüz söylendi...
MJ: Çocuk evlat edinme fikri çok güzel. Yahudi, Arap, siyah çocuklar...
DS: Peki Lisa'nın çocukları, onları evlat edinmeyi ister misin?
MJ: Lisa'nın çocuklarını seviyorum, çok güzeller.
LM: Ama evlat edinmek, hayır...
MJ: Tabii ki, ben onları, onlar da beni seviyorlar.
DS: "History"nin reklam filmi, birçok eleştirmeni hiddetten kudurttu. Michael kendini bir Nazi'ye benzetmiş dediler...
MJ: Hiçbiri doğru değil.
DS: Kendininkini yapmadan önce böyle bir film görmüş müydün?
MJ: Ben herşeyi seyrediyorum. Filmleri seviyorum. Dökümantasyonları seviyorum. Benim filmimin bunlarla ilgisi yok, politikayla, faşizm ya da komünizmle alakası yok.
DS: Eleştirmenler bu klibin bir popstarın tüm zamanlarda yaptığı, kendini en büyük gösteren klip olduğunu söylüyorlar.
MJ: İyi, tam da bunu istemiştim.
DS: Tartışma mı?...
MJ: Evet, ve onlar tuzağa düştüler. Herkesin buna dikkat etmesini öneriyorum.
DS: Fakat insanlar sembollere önem verirler...
MJ: Klipteki sembollerin politika ile bir ilgileri yoktu. Bunlar faşist semboller değildi. Bu gerçek sembolizm, içinde toplar ya da tanklar görmüyorsunuz. Bu aşktan, sevgiden, biraraya gelmekten bahseden bir sembolizm, bu sanat.
DS: Eski ten rengine tekrar kavuşmak ister misin?
MJ: Siyahı seviyorum. Bazen Lisa'ya haset duyduğum oluyor. Çünkü o kahverengi olabiliyor, ben olamıyorum.
DS: Birarada şarkı söyleyecek misiniz?
LM: Hayır.
MJ: (Lisa'ya dönüp şarkı söyleyerek) "Seninle söylemek istiyorum" (Bu arada iki parmağıyla kendine tavşan kulağı yapıyor).
DS: Sen şarkı söylemiyor musun Lisa?
LM: Eskiden söylemiştim. Ama (sinirli bir tonda) Michael'la bu yüzden evlenmedim. Kimseyle müzikal bir kariyer için evlenmem.
DS: Zamanımız dolmak üzere. İkinize birden tek cümleyle yanıtlayacağınız bir soru yöneltmek istiyorum. Gelecek beş yıl içerisinde nerede olmayı planlıyorsunuz?
MJ: Şu anda yaptığım şeyleri seviyorum. Bunlara ve çocuklara yardım etmeye devam edeceğim.
LM: Ben bizim evliliğimizin aptal bir şaka olmadığını herkesin bilmesini istiyorum.
NOT: 1994 yılında yapılıp, aynı yıl Blue Jean'de bir çevirisi yayınlanan bu röpörtaj Blue Jean'in izniyle kullanılmıştır. Bu yüzden bu röpörtajı sitenize koymak istiyorsanız, Blue Jean ve TST Interactive'in izni olmadan kullanamazsınız. Ve lütfen kaynak olarak Blue Jean ve www.tst.gen.tr 'den alındığını belirtin.