Madonna ve Michael Jackson kritiği (2005)

İKİ MEGASTARIN ORTAK YANLARI VE FARKLARI

Öncelikle bu yazımla ilgili bir giriş yapmak istiyorum. 2005 yılında kaleme alıp bloglarımda yer alan “Madonna ve Michael Jackson kritiği – iki megastarın ortak yanları ve farkları” adındaki bu yazım 7 yıldır web sitem TST Interactive’de bloguma yönelten bir link olarak yer alıyordu. 16 Haziran 2012 tarihi itibariyle web sitemin ana server’ına koymaya karar verdim. Bunca yıl bunu ertelememin nedeni yazıda Madonna ve Mariah Carey ile ilgili bir kaç hatamın olmasıydı. Bu hatamı 08 Temmuz 2008 02:43’te Milliyet’teki bloguma “Ulduz Tiras” kullanıcı adlı bir Milliyet üyesinin “Sayın ‘Turgay Suat Tarcan’ Bey, bir gece yarısı internette biyografi gezintisi yaparken tesadüfen, yazdığınız 02-03 Mayıs 2005 tarihli “Madonna ve Michael Jackson kritiği – …” adlı blog girdinize rastladım ve koyu bir Madge hayranı olduğum için yazınızı sonuna kadar okudum. Bilmiyorum Madonna hakkında bilginizin ne derece olduğunu, fakat bir cümle önce söylediğim gibi koyu bir Madonna hayranı olduğum için ister istemez onun hakkında bir çok bilgi sahibiyim. Gelelim size bu mesajı atmamı sürükleyen nedene. Sizden ricam en yakın book store’a gidip en yeni basım Guinness Rekorlar Kitabı satın alıp, “Dünyanın en çok kazanan ve albümü en çok satan Kadın şarkıcı” başlıklı rekorun içerisinde hangi ismin yazılı olduğunu okumanız. Baktığınızda bulacağınız isim Madonna olacaktır. Blog yazınız benimle beraber 2507 kez görüntülenmiş olduğu ve Mariah Carey yanlışlığını içerdiği için kendimi tutamayıp size bu mesajı yolladım. Lütfen bu yanlışı düzeltin, işiniz doğruları yazmak öyle değil mi? Saygılar…” diye yazmasıyla fark etmiştim. Bugüne kadar (yani 16 Haziran 2012’ye kadar, siz bu satırları yıllar sonra okuyorsanız katlanmıştır bu sayı) sadece Milliyet’te 11294 kişinin okuduğu o yazımı değiştirecektim, fakat 2005 yılında yazdığım bir yazıyı daha sonra değiştirerek orijinalliğini bozamadım. Fakat www.tst.gen.tr ‘ye yazıyı koymam gerekiyordu. Çünkü yazı üzerinde çok uğraşmıştım. 35601 adet ile en çok okunan yazım “Michael Jackson aslında neden beyazladı?” olsa da blogumda en çok yorum alan yazım da “Madonna ve Michael Jackson Kritiği” olmuştu. Mesela Michael Jackson hayranları bu iki ismin karşılaştırılmasıyla ilgili tepki göstermişlerdi. Bugün geçen hafta (7 Haziran 2012) gittiğim Madonna konserinin ardından yazdığım günlük yazımı web siteme koymamla beraber Madonna bölümüne tıklandığında açılan eski uyduruk biyografi yazımı kaldırıp konser kritiğimi koymaya karar verdim. Eski yazımı da silmeyeceğim tabii ki “Web sitemin eski Madonna bölümü” diye link verdim. Ama hem o Madonna bölümünde, hem de Michael Jackson bölümünde bu karşılaştırma kritiğime link vardı. Şimdi ise orijinal server’ıma koyuyorum, yazı resmi TST Interactive bünyesine giriyor. Yazıyı bugün yazsaydım daha farklı olurdu. Çünkü o yıllardan bugüne çok şey değişti. Maalesef Michael Jackson gizli güçler tarafından öldürüldü. Yazıyı yazdığımda daha yaşıyordu. Madonna ise arkasına aldığı destekle çalışmaya devam ediyor. Bazı şeylerin geç farkına vardım. Fakat hatasıyla, sevabıyla 2005 yılında yazdığım yazımı aynen değiştirmeden koyuyorum. Bakalım 7 yıl evvel neler yazmışım?

Madonna ve Michael Jackson… Birbirlerine ne kadar uyumlu iki isim, değil mi? Hatta abartacak olursak et ve tırnak gibi… Biri dünyanın en ünlü kadını, diğeri de en ünlü erkeği… Her iki efsanenin de bir hayranı olarak bu iki ismi karşılaştırmak istedim. Umarım bu sıra dışı araştırmamı beğenirsiniz. Bu iki pop ikonunu 2 kategoride karşılaştıracağım: Ortak Yanları ve Farkları…

ORTAK YANLARI:

* Öncelikle iki şarkıcı da 1958’in yazında doğdu. Hem de ikisi de aynı ayda, yani Ağustos’ta doğdu. Madonna 16 Ağustos 1958 yılında dünyaya gelirken, ondan sadece 13 gün sonra, yani 29 Ağustos 1958’de bebek Michael gözlerini dünyaya açtı. Prince’in de 1958 doğumlu olduğunu düşünürsek o yılın pop müzik tarihinde bir dönüm noktası olduğunu söylemek yanlış bir tespit olmayacaktır.
* Her iki şarkıcının yıldızı da 80’lerde yükseldi. 80’ler denilince akla ilk olarak Madonna ve Michael Jackson gelmektedir. İkisi de o yıllarda pop müziğe şekil verdiler. Müziğe yenilikler kattılar. Pop müzikteki kriterleri taa o zamanlar belirlediler. En parlak zamanlarını 80’lerde yaşamalarına rağmen hala ayaktalar ve zirveyi başkalarına kaptıracak gibi de gözükmüyorlar.
* Biri popun kralı, diğeriyse popun kraliçesi… Pop hükümdarlığında kraliyet tahtları onlara ait yani… Hatta Michael Jackson kimi kriterler tarafından “pop, rock, soul, R&B ve disco’nun kralı” diye anılmaktadır. İkisi de bu yakıştırmayı benimsemişlerdir. Michael Jackson kral kostümüyle ve tacıyla poz vermiştir. Şarkı sözlerinde “king” lafını duyabilir, albümlerinin kapaklarında “king of pop” unvanını okuyabilirsiniz. Madonna ise 1990 yılında MTV Müzik Ödülleri’nde gerçekleştirdiği “Vogue”performansına kraliçe kılığında çıkmış, “American Pie” klipinde başına taç takmış ve 2001 yılında çıkardığı “Greatest Hits Volume 2” adlı albümünün kapağında taç ile poz vermiştir. Kral ve kraliçe tahtlarını öyle sağlama almışlardır ki her yeni çıkan erkek şarkıcıya “Popun yeni kralı” ya da her yeni çıkan kadın şarkıcıya “Popun yeni kraliçesi” dendiği halde bu kraliyet enflasyonunda (!) hiçbiri Madonna ve Michael Jackson’ın tahtlarını ele geçirememişlerdir. Çünkü kral ve kraliçe bir tanedir. Yanlarında birçok prenses, prens, vezir, şövalye, soytarı olması bu gerçeği değiştirememiştir. Bazılarının ismi bile unutulmuş, sabun köpüğü gibi yok olmuşlardır. Basının yeni kral ve kraliçe adayları say say bitmez, fakat örnek vermek açısından birkaç tanesini sayalım: Ricky Martin, Usher, Justin Timberlake, Tarkan, Robbie Williams, Sisqo, Prince, Kylie Minogue, Britney Spears, Christina Aguilera, Beyonce, Cyndi Lauper, Pink, Shakira, v.s.
* Öyle bir efsane olmuşlardır ki ansiklopedilere; ister yabancı dil kitabı olsun, ister siyasetle ilgili olsun; ders kitaplarına kadar geçmişlerdir. Akademik çalışmalara kadar konu olmuşlardır. Hatta çoğu zaman ikisinin ismi bu tür çalışmalarda birlikte anılmıştır. Sırf kendileri hakkında yazılan yüzlerce kitabı saymıyorum bile… Fakat kendi yazdıkları için Michael Jackson’ın “Moonwalker” adlı kitabını, Madonna’nınsa “Sex” adlı kitabını hatırlatmak iyi olacaktır.
* Müziğin yanında dansta da bir numara onlardır. Klip karegrofileri ve konser şovlarını popa en uzak olan kişiler bile hayranlıkla izlemektedirler. Michael Jackson ilk kez bir klipte grup dansını kullandı, Madonna da bunu bayanlara uyguladı. Ekmeğini danstan kazanan profesyonel dansçılar bile kimsenin Michael Jackson ve Madonna gibi dans edemeyeceğini sık sık söylemişlerdir. Hem ünlüler, hem de ünsüzler tarafından taklit edildikleri halde orijinallerinin verdiği büyüyü asla taklitleri verememiştir. Michael moonwalk, sidewalk, elektrik dansı gibi öğeler içeren izlemeye doyulmayan dansıyla rakipsizdir. Madonna’nın ise bu konuda bir tek rakibi vardır; o da Michael’ın kız kardeşi Janet Jackson…
* Yine de ikisi de yeni jenerasyona destek vermektedirler. Madonna; Britney Spears, Christina Aguilera, Missy Elliot, Ricky Martin ile düetler kaydetmiştir. Her ne kadar kendisi gibi 80’lerden de olsa 80’lerin sonlarında çıktığı için kendi açtığı yoldan ilerlediğini söyleyebileceğimiz Kylie Minogue’un ve Britney Spears’ın isimlerinin yazılı olduğu t-shirt giymiştir. Michael Jackson ise Usher, Justin Timberlake ve grubu N’Sync, Britney Spears, Brandy, Beyonce ile düetler yapmıştır.
* Hayranları kadar müzik dünyası da Michael Jackson ve Madonna’ya hayranlık duymaktadır. Boyband gruplarının ilk boyband grubu olan Jackson 5’ın ve The Jacksons’ın açtığı yoldan gittiklerini; Britney, Christina, Missy gibi isimlerin sürekli Madonna ve Michael Jackson’a duydukları hayranlığı vurguladıklarını biliyoruz. Peki Jennifer Lopez’in en sevdiği albümün Michael’ın “Off The Wall”u olduğunu, Pink’in küçükken Madonna’yı gerçek annesi sanıp kendi annesine küsecek kadar sevdiğini biliyor muydunuz? Spice Girls elemanlarının ve Kylie Minogue’un Madonna t-shirt’ü giymelerine karşılık Destiny’s Child üyeleri, Usher, Brad Pitt Michael Jackson t-shirt’ü giymişlerdir. Hatta Evanescence’in solisti Amy Lee bile bir konserine Michael Jackson t-shirt’üyle çıkmıştır.
* Herkesin hayatında önemli bir yere sahip olmuşlardır. Mutlaka herkes hayatının bir döneminde iki pop ikonuna da hayran olmuş, albümlerinin en az 1 tanesi evlerine girmiştir. Orijinal olmasa bile (eskiden kasetten kasete çekim olurdu, artık MP3 modası var) mutlaka her eve bir izlerini bırakmışlardır. Gizli Madonna ve Michael Jackson hayranı olan poptan hiç haz etmeyen insanlar (örneğin cazcılar, metalciler, rockçılar, arabeskçiler) tanıyorum.
* İkisinin de adı “M” ile başlamaktadır. Bu yüzden müzik marketlerin “M” bölümü oldukça zengindir. Zaten müzik marketler alfabetik sıra bahanesiyle hep Madonna ve Michael Jackson’ın albümlerini yan yana dizmektedirler. Hemen yanlarında Mariah Carey, Metallica, Modern Talking gibi isimlerin CD’lerini ya da kasetlerinin olduğunu söylersem nedenini daha iyi anlayacaksınız ki sırf ikisi yeter.
* İkisi de basının yalan haberlerinden ve paparazzilerden bıkmışlardır. 1997 yılında arkadaşları Prenses Diana, sevgilisi Dodi ile beraber paparazzilerden kaçarken kaza geçirip ölmelerinden sonra hem “Bu bizim de başımıza gelebilirdi” düşüncesiyle, hem de Lady Di’yi çok sevdikleri için bu konuda daha çok hassas olup Galler prensesi ve hakkında paparazzileri suçlayıcı demeçler vermişlerdir. Michael Jackson’ın Lady Diana’nın öldüğü gün konserini iptal etmesinden, Madonna’nınsa o yıl MTV Müzik Ödülleri’nde yaptığı ağır konuşmadan bunu daha iyi anlayabilirsiniz. Michael Jackson, Diana için daha sonra 2001’de yayınlayacağı “Invincible” adlı albümüne koyacağı “Privacy” adlı bir şarkı yazmıştır. Madonna’nın limuzine binip paparazzilerden kaçtığı 1998 tarihli “Drowned World/Substitute For Love” klipinde Diana’yı canlandırdığı söylenmiş, fakat Madonna cephesi “Madonna da ünlü bir insan ve paparazzilerden o da nasibini alıyor” diyerek bu söylentiyi yalanlamıştır.
* Her iki sanatçı da kendilerini çocuklara adamıştır. Zaten Michael Jackson çocukluğunu yaşayamadığı için baskı gördüğü baba evi’nden ayrılıp Neverland’e taşınır taşınmaz çocuklarla çocuk olmuş ve yardıma muhtaç çocuklara maddi ve manevi yardım yapmaya başlamıştı. Madonna ise anne olduktan sonra çocukların dünyasına girdi, hatta çocuk kitapları yazmaya başladı. Fakat maalesef kral ve kraliçenin bu davranışları örnek olacağı yerde eleştirilmelerine sebep oldu. Michael Jackson’a biri 1993’te, biri 2003’te olmak üzere iki tane dava açıldı. Şu anda 2. dava hala sürmekte ama olaylar Michael’ın lehine geliştiği ve iddiacı tarafın tanıkları bir bir Michael’a leke sürmek amacıyla para karşılığı kontrat imzaladıklarını itiraf etmeye başladıkları halde basın hala iddialara asparagas haberlerle destek vermekte. Madonna ise “Geçmişinde uç noktalarda yaşayan sorumsuz bir kadın nasıl olur da çocukların okuması için kitap yazar? Kötü örnek oluyor” gibi laflarla eleştirilmektedir. Maalesef bu durumdan en çok yara alan Jackson ve Madonna’nın çocukları… Michael’ın çocuklarıyla “Tüp bebeeeek, tüp bebeeek! Senin baban sübyancı” diye dalga geçilirken, Madonna’nın çocuklarına ise geçmişinde çektirdiği çıplak pozları gösterilip “Senin annen fahişe” diye hiçbir çocuğun duymak istemeyeceği bir şey söylenmektedir. Michael’ın masum olduğuna inanan Madonna da “Benim eski pozlarımı kendi çocuklarının eline veren ebeveynlere söyleyecek söz bulamıyorum. O dergiler küçük çocukların elinde ne arıyor?” diye haklı olarak kendini savunmaktadır. Ülkemizdeki çocuklar da bu iki ismi o kadar sevmişlerdir ki, oyun oynarken “Michael Jackson, Madonna/bir numara/gir çuvala/salla salla vur duvara.” gibi tekerlemeler söylemektedirler.
* İkisi de 40 yaşından sonra ebeveynliği tattılar. Madonna ilk kez kızı Lourdes ile anne olurken, Michael ilk kez oğlu Prince sayesinde baba olmuştur.
* Elizabeth Taylor’un 1997 yılında kutladığı 65. doğum gününde kral ve kraliçenin bir ortak noktası daha ortaya çıktı. O gece Madonna konuşma yaparken, Michael Jackson “I Love You Elizabeth” adında bir şarkı söyledi. Böylece Madonna’nın da Michael Jackson gibi Liz’in dostlarından biri olduğu ortaya çıktı.
* İkisi de o kadar çok ödül kazanmışlardır ki, diğerleri gibi sadece şöminenin üzerine dizip seyre dalmak yerine ödülleri için ayrı oda yapmışlardır. Hala da ödül almaya devam etmektedirler… Saymakla bitmez, o yüzden saymayalım. Fakat Madonna’nın 2003 yılında aldığı American Music Award ödülünü söylemeden edemeyeceğim; “Michael Jackson Onur Ödülü”…
* Belki müzikte 1 numara oldukları kadar sinemada da 1 numara değiller, fakat çektikleri her filmleriyle dikkat çekmeyi başarmışlardır. Filmleri sinema tarihine altın harflerle kazınmıştır. Belki Hollywood’un en iyi oyuncuları değiller, fakat Oscar tarihine bile yazılmışlardır. 1991 yılındaki Oscar törenine birlikte katılarak sansasyon yaratmışlardır ve bu olay hala “Unutulmaz Oscar Galası görüntüleri” arasında yer almaktadır. Madonna ve Michael Jackson’ın bu törene birlikte katılmaları aşk dedikodularına dahi sebep olmuştur. 1996 yılında çektiği “Evita” filmiyle “En iyi kadın oyuncu” dalında Altın Küre sahibi olan Madonna belki bu dalda hiç Oscar kazanamamıştır, fakat “Sooner or Later” ve “You Must Love Me” adlı şarkılarıyla “En iyi film müziği” dalında Oscar’ı götürmüştür. Michael Jackson’ın da evinde bir Oscar bulunmaktadır. Çünkü “Rüzgar Gibi Geçti” filminin “En iyi film” dalındaki Oscar’ı açık arttırmaya çıktığında Michael bu heykelciği astronomik bir fiyatla satın almıştır.
* Türkiye’de her iki şarkıcının da Fan Club’ı bulunmaktadır. Türk Michael’cılar www.mjturkfan.com sitesinde toplanırken, Türk Madonna’cılar ise www.madonna.fankulubu.com sitesinde örgütlenmeye başlamışlardır. Önceden bağımsız olarak buluşmalar düzenlerlerken, her iki sitenin üyeleri de, yani hem MjTurkFan’lar, hem de MadTurks’ler Dunia Bar’ın 25 Mart 2005 tarihinde kendi organize ettiği “Michael Jackson&Madonna Partisi”nde bir araya gelmişlerdir ve çılgınca eğlenmişlerdir.
* One More Chance, Human Nature, Music… Her iki şarkıcının da bu isimlerde şarkıları bulunmaktadır. Benzer isimde şarkı sahibi olmaları da kaderin bir cilvesi olsa gerek… Bir de Michael’ın “Bad”ine karşılık Madonna’nın da “Bad Girl”ü vardır.
* İki müzisyenin de “unreleased songs” olarak tabir edilen yayınlanmamış şarkıları vardır. Bunların kimi sonradan yayınlanırken, kimi de internete düşmeye başlamıştır ve bu fanatiklerinin yüzünü güldürmüştür. Fakat hala hayranlarının duyma şansına erişemediği şarkıları vardır. Bunlardan en önemlisi de birlikte kaydettikleri düetleri… Michael’ın “Dangerous” albümüne bu düeti koyacağı kesinleşmişti, bu haber de kamuoyunda hortum etkisi yaratmıştı, fakat son anda bu düetin yayınlanmasından vazgeçildi. Bu düet hakkında epey spekülasyon yapıldı. Kimi bu şarkının “Monkey Business” olduğunu söylerken, kimi de “In The Closet” olduğunu iddia etmekte ve bu düetin yayınlanmama nedeni olarak kimi kaynaklar Madonna’nın şarkının düzenlenmesini o zamanki disco tarzına uydurması nedeniyle yayınlanmadığını söylerlerken, kimi kaynaklar da Madonna’nın bu şarkının klipinde kendisi erkek kılığına girmeyi planlarken (tıpkı geçen sene Britney Spears ve Christina Aguilera ile olan düetinde yaptığı gibi), Michael’ın ise kadın kılığına girmesini istemesi nedeniyle Michael’ın bunun risk olacağından çekinerek kabul etmemesi nedeniyle yayınlanmadığını söylemekte. (Daha sonra bu şarkıyı albümde Mystery Girl takma adıyla Prenses Stephanie söylemiştir, Naomi ise klipte o kısımları söyleyip dans etmiştir) Bu düeti yayınlamayarak “Asrın Hatası”nı yapan efsanelerin yaptığı bu düet umarız yayınlanmayan Freddie Mercury-Michael Jackson düetleri gibi internete düşer ya da herhangi bir albümde yayınlanır.
* İkisinin de babalarıyla problemleri oldu. Zor bir çocukluk geçirdiler. Babası Joseph Michael’ı eline ne geçerse (ütü kabloları, kemer, çakmak ateşi, v.s.) döverek ve yaşıtlarıyla oynamasına izin vermeyip sadece çalıştırarak Michael’ın ileriki döneminde gerektiğinde ne kadar kötü olabileceğini kanıtlamak istediği “Bad” şarkısını yazmasına sebep oldu. 3 yaşında öz annesini kaybeden Madonna ise babası ve üvey annesi ile inişli çıkışlı bir aile yaşantısına sahipti. Baba baskısı Madonna’nın ünlü olmak için Amerika’ya kaçmasına kadar sürdü. Madonna’nın da “Oh Father”, “Papa Don’t Preach” gibi babasıyla sorunlarını anlatan şarkıları bulunmaktadır.
* İkisi de Prince ile düet yapmak istemişlerdir. Madonna bunu “Love Song” ile başarmıştır. Michael ise “Bad” adlı şarkısını aslında Prince ile söyleyecekti, fakat “Your butt is mine” kısmının kimin söyleyeceği konusunda anlaşmazlık çıkınca Michael bu şarkısını tek başına söyledi.
* İkisi de kariyerleri boyunca şaşılacak derecede değiştiler. Madonna hiç estetik olmadı, fakat saç şekli, saç rengi, makyaj değişiklikleri yaş unsuruyla birleşince ortaya bin bir surat Madonna fotoğrafları ve görüntüleri çıktı. Michael’ın değişikliği farklı bir boyuttaydı. Tamamen genetik olan vitiligo hastalığına yakalandı ve gitgide beyazladı. Kahverengi kısımları çokken beyaz kısımlarını kahverengiye boyayarak bunu sakladı. Fakat beyaz kısımları arttıkça kahverengi kısımlarını beyaz pudrayla kapatmaya başlamak zorunda kalınca birden beyazlamış gibi bir izlenim oluştu ve estetikle beyazladığı dedikodularına sebep oldu. Halbuki tıpta bu işlem imkansızdı ve Michael sadece birkaç kere burnundan estetik ameliyat olmuştu. Kısacası Michael’ın değişmesi hastalıkla beyazlamasının ve burun estetiği dışında Madonna gibi saç şekilleri ve yaş unsuru nedeniyle gerçekleşmişti. Zaten kim aynı kalır ki?
* Dünya çapında bir numara olmalarının yanı sıra, Türkiye çapında da en ünlü uluslar arası sanatçılar yine ikisidir. 1993 tarihinde İstanbul’un aynı yerinde, yani İnönü Stadyum’unda konser vermişlerdi. Üstelik 15 gün arayla vermişlerdi. Büyük fırtınalar kopmuştu, dünya gözüyle kral ve kraliçeyi görmek nasip olan binlerce insanda bu şok etkisi yaratmıştı. Günümüzde hala Türkiye’nin bir numaralı uluslar arası sanatçıları olmalarının kanıtı Turkcell’in 2, 5 milyon yabancı şarkı kapatiseli “Ne Bu Çalan?” servisinin reklam afişlerinde sadece Madonna ve Jackson’ın hoparlörden oluşan siluetlerinin kullanması… Erkek şarkıcı olarak Michael’ın, kadın şarkıcı olarak Madonna’nın bu billboard’larda kullanılmak üzere seçilmesi tesadüf olmasa gerek… Ayrıca Popstar türü yarışmalarda jürilerin yarışmacılara örnek olarak Madonna ve Michael Jackson’ı göstermelerinin yanı sıra profesyonel Türk şarkıcıların bile eğer erkeklerse “Ben Türkiye’nin Michael Jackson’ıyım” demeleri (örn: Tarkan, Mustafa Sandal, Serdar Ortaç, İsmail YK, Şakşuka Tarık, hatta İbrahim Tatlıses) , eğer bayanlarsa “Ben Türkiye’nin Madonna’sıyım” demeleri de (örn: Ebru Gündeş, Yonca Evcimik, Sertab Erener, İzel) Türkiye’de ne kadar büyük olduklarının kanıtı… Kanaatimce Michael Jackson’ın Türkiye’deki yansıması Türkçe pop ve rock müziğin kralı Barış Manço, Madonna’nınsa Türkçe pop müziğin kraliçesi Sezen Aksu…
* İkisinin de ortak bir düşmanı vardır; o da tabii ki de “Just Lose It” adlı klipiyle Madonna ve Michael Jackson’ı taklit edip onlarla dalga geçen Eminem… İkisi de Eminem’in sırf sansasyon yaratmak ve yeniden şarkılarıyla gündeme gelmek için yaptığı bu oyundan hiç hoşlanmamışlardır. Klipin bir sahnesinde Eminem’in ikisinin de kılığına girip iki şarkıcının çarpışıp karşılaşmaktadırlar. Madonna’nın (Eminem yani) göğüsleri tutuşup Michael’ın (bu da Eminem) saçlarının yanmasına sebep olmaktadır. Michael, Stevie Wonder gibi dostları ve hayranlarının desteğiyle bu klipin yayından kaldırılması için kampanyalar başlatırken Madonna Eminem ile yapmayı planladığı düetten vazgeçmiştir.
* Diğer ortak düşmanları ise George W. Bush… 2003 yılında Madonna “American Life” albümünün kendi adını taşıyan ilk single’ının klipinde Bush’u ve Amerikan sistemini eleştirdiği, fakat kendisine gelen baskılar ve tehditler sonucu klipi geri çekip, sadece bayrakların önünde şarkı söylerken yeni bir klip çektiğini artık bilmeyen kalmadı. Orijinal klipin sonunda Madonna el bombası fırlatıyor ve Bush el bombasını yakalayıp onunla purosunu yakıyordu. Michael’ınsa Bush karşıtı ve Kerry yanlısı olması başına bela olmuştur. Bir dedikoduya göre Michael’ın 18 Kasım 2003’te tutuklanmasının perde arkasında Bush’un parmağı olduğu söylenmekte. Söylentilere göre Bush böylece hem aynı gün “Number Ones” albümünü yayınlayan Michael’ın şöhretini azaltma, hem de Michael’ın tutuklanması yine aynı gün Irak’ı bombalamaya başlanmasını Amerika’da unutturma niyetindeydi. Komplo teorisi gibi değil mi? Fakat mantıklı… Bush ve partisinin Michael Jackson’ı kendilerine karşı büyük tehdit olarak görmesinin en büyük kanıtı da son seçimlerdeki mitinglerde Bush’un partisinin Kerry ve Jackson’ın fotoğraflarını halka yan yana göstermesi.
* Kollarına kabalist insanların birbirini tanımak için taktıkları kırmızı yünden yapılmış olan ince bir bileklik takmaktadırlar. “Like a Prayer” klipi nedeniyle kiliseden aforoz edilen Madonna’nın kabalist inancını benimsediği Kabalacılığın Amerika’daki merkezinin kurucusu olan Yehuda Berg’in öğrencisi olmasından ve onunla birlikte panellere katılmasından dolayı bellidir. Michael Jackson’ın ise gerçekten kabalist olup olmadığı belli değildir. Yehuda Berg “Michael Jackson ve Demi Moore benim öğrencim olmadı” dediği için ve Michael’ın Müslüman olduğu dedikodularının bile olmasından dolayı kabalist olmayabilir de; kabalistlerin illa ki Yahudi olması gerekmediği; MüslümanlarınMichael_&_Madonna_1984 ve Hıristiyanların da kabalist olabileceği öğretisi nedeniyle kabala inancını benimsemiş de olabilir. Yalnız kesin olan bir şey var ki; Michael Jackson da tıpkı David-Victoria Beckham çifti ve Madonna gibi bu bileklikten takmaktadır.
* Madonna 8, Michael ise 9 çocuklu bir ailenin çocuğu… Yani ikisinin de epey kardeşi var.

FARKLARI:

* Madonna kadın, Michael Jackson ise erkektir. (“Hadi ya, bilmiyorduk. Ha ha ha!” dediğinizi duyar gibiyim J )
* Her ne kadar ikisinin de müstehcen şarkı sözleri bulunmasına rağmen Madonna uç noktalarda yaşamıştır. Özel hayatıyla ilgili en mahrem anları bile söylemekten çekinmemiştir. Michael Jackson ise utangaç yapısı nedeniyle “Ben bir centilmenim” diyerek özel hayatıyla ilgili konuşmayı reddetmiştir. Hatta Madonna 1996 yılında açık açık “Ben Michael Jackson’ı çok seviyorum. Aşağı yukarı bundan birkaç yıl önce onunla seks yapmıştık. Hiç de öyle anlatıldığı gibi değildi. Ancak sırrımızı bugüne kadar sadece o yatak biliyordu.” diye demeç verirken, Michael hiçbir zaman Madonna ile olan ilişkisinin boyutunu açıklamamıştır. Madonna’nın bu tür davranışları aslında kadınların da erkekler gibi müzik ve sosyal dünyada söz sahibi yapmak istemesinden kaynaklanıyordu. Bunu başardı da… Bugün bayan şarkıcıların başarılı olmasında onun payı büyük. Çünkü onlara öncü oldu. Çıplak pozları bile bu uğurda atılan bir adımdı. Gerçi Michael Jackson’ın da Madonna gibi çıplak görüntüleri vardır. “You Are Not Alone” klipinde o zamanki karısı, aynı zamanda Elvis Presley’in kızı olan Lisa Marie ile birlikte kameraların önüne çıplak geçmişti.
* Madonna sürekli röportaj verirken, Michael çok nadir röportaj vermektedir. Önemli bir olay olduğunda sadece basın açıklaması yapmaktadır. Bunun nedeni de röportajlarında sözlerinin çarptırılmasından hoşlanmamasıdır. Michael en son 2003 yılında Martin Bashir’e güvenip evini açarak röportaj vermiştir, fakat ne kadar çok çarptırıldığını biliyorsunuz. Michael’ın düştüğü tuzağı Madonna’nın ağzından dinleyelim: “Okuduklarınızla ilgili temkinli olmak zorundasınız, hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Henüz ‘Living With Michael Jackson’ belgeselini görmedim ancak Martin Bashir’in bir dostluğu kendi çıkarlarına uygun olarak kullanmasını doğru bulmuyorum. Herkesin önünde bir insanı şahsi menfaatiniz için aşağılamak, bir gün gelir size geri döner. Sizi temin ederim ki tüm bu insanlar pişman olacaklar.”
* Madonna’nın verdiği başka bir demeç de kendi penceresinden plak şirketleri açısından Michael Jackson ile farkını özetliyor: “Warner Brothers yaşlı erkeklerden oluşan bir hiyerarşi ve şovenist bir çalışma ortamı. Orada küçük seksi kız muamelesi yapılıyor bana. Bunun yanlış olduğunu onlara kanıtlamak zorundayım. Yani hem hayranlarıma, hem de plak şirketime kendimi kanıtlamalıyım. Bu yalnızca kadınların başına gelir. Prince ya da Michael Jackson’ın böyle bir sorun yaşadığını sanmam.” Gerçi çok eski olan bu demeç ileride etkinliğini yitirecektir. Maverick adında müzik şirketi kurarak kendi kendinin patronu olan Madonna bu konuda rahatlamış gözükürken, Sony Müzik ile kontratı olan Michael’ın “Invincible” adlı albümünün promosyonu Sony tarafından durdurulmuştur ve gerçek anlamda klip çekilmeyen “Cry” ve “Butterflies” single’larını saymazsak sadece “You Rock My World” büyük kitleler tarafından duyulmuştur. Halbuki başta Unbreakable, Whatever Happens olmak üzere albümde hit potansiyeli taşıyan birçok sağlam parça vardı o albümde. MJ hayranları Sony Müzik’i protesto ederken, Michael da bu protestolara bizzat katılarak müzik endüstrisini ırkçılıkla suçlamıştır. James Brown, George Michael, Mariah Carey gibi plak şirketleri mağdurlarının arasına kral da katılmıştır.
* Michael Jackson 5 yaşından beri sahnelerde. Yani kendini bildi bileli bu işin içinde… Allah vergisi bir sese ve yeteneğe sahip… 60’lardan 2000’lere kadar sürekli profesyonel müzik piyasasının içindeydi. Madonna ise İtalya’da doğdu ve genç kızlığında Amerika’ya göç edip kendini geliştirerek, sadece patlamış mısır alacak parası varken büyük zorluklarla bugünlere gelip kraliçe sıfatını hak etti. Michael ile aynı yaşta olmasına rağmen 80’lerden beri profesyonel müzik piyasasının içinde bulunmaktadır.
* Madonna neredeyse her yıl albüm çıkarırken, Michael Jackson solo albümlerinin arasına en az 4-5 yıl koymaktadır. Fakat küçüklüğünden beri müzik yaptığı ve grup solisti olarak da albümleri bulunduğu için farkı fazlasıyla kapatıyor.
* Michael Jackson’ın tüm zamanların en çok satan şarkıcısı, aynı anda ve farklı anlarda en çok Grammy ödülü sahibi olan şarkıcı, konserde en çok seyirci çeken sanatçı, yüzyılın şarkıcısı, tüm zamanların en pahalı klipi Scream’in sahibi, tüm zamanların en iyi klipi Thriller’ın sahibi, tüm zamanların en büyük pop hiti Billie Jean’in yaratıcısı gibi rekorları ve unvanları vardır. Yani bırakın Madonna’yı; Elvis Presley ve Beatles bile Michael kadar satamamışlardır. Dolayısıyla apayrı bir yeri bulunmaktadır. Kendisi de bir MJ Fan olan Madonna da bunu “İki disko kaydım başarılı olduktan sonra menajer aramaya başladım. Ve şöyle dedim: Müzik endüstrisindeki en başarılı kişi kim? Michael Jackson’ın menajerini istiyorum.” demeciyle kabul etmektedir. Madonna’nın da “dünyanın en çok satan kadın şarkıcısı” gibi bir rekoru vardı, fakat 90’larda bu unvanı soul ve R&B’nin kraliçesi ve divalar ligindeki isimlerin başında gelen Mariah Carey’e kaptırmıştır. Hatta 2000 yılında gerçekleştirilen “World Music Awards” ödül töreninde “Yüzyılın en çok satan erkek şarkıcısı” ödülünü Michael Jackson alırken, “Yüzyılın en çok satan bayan şarkıcısı” ödülünü ise aynı zamanda “Billboard listelerinde en çok 1 numara olan bayan sanatçı” unvanına da sahip olan Mariah Carey kapmıştır. Gerçi yine de bu Madonna’nın yeryüzündeki en ünlü kadın olduğu gerçeğini değiştirmedi. Zaten Mariah Carey de bunu “Michael Jackson, Madonna veya Prince gibi insanlar olmasaydı, asla bugün bulunduğum yerde olamazdım.” diyerek bir nevi kabul etmektedir. Gerçi arkasından “Ama eğer birisiyle çalışma şansım olsaydı bu Michael olurdu.” diye eklemiştir. Mariah bu düşünü 2001 yılında “What More Can I Give?” adlı şarkıyla gerçekleştirecektir.
* Michael Jackson’ın adı yüksek oktavlı sesiyle Stevie Wonder, Luther Vandross, Freddie Mercury, George Michael, Prince, Elton John, Lionel Ritchie gibi isimlerin yanında anılmaktadır. Fakat her ne kadar Madonna sesiyle kitleleri peşinden de sürüklese; Gina G, Geri Halliwell, Gwen Stefani, Kylie Minogue gibi Madonna’nın ses rengini taklit edenler de olsa; hiçbir zaman adı Mariah Carey, Celine Dion, Aretha Franklin, Whitney Houston, Tina Turner, Cher gibi divaların yanında anılmamıştır. Belki de hiç “VH1 Divas Live” şovuna çağrılmaması da bu yüzdendir.
* Michael Jackson yıllardan beri aynı tarzda giyinmektedir. Paçaları kısa siyah pantolon, beyaz çorap, siyah ayakkabı, fötr şapka, v.s. Konser performanslarında her şarkının belli bir kıyafeti vardır. Örneğin her Beat It performansında mutlaka kırmızı ceketini giyerken, siyah parlak ceket-fötr şapka-beyaz simli eldiven üçlüsünden birini Billie Jean’de giymezse hemen fark edilmektedir. Madonna’nın ise bir giydiği kıyafet diğerini tutmaz. Bir konserinde giydiği kıyafeti bir daha giymemektedir. Dolayısıyla her şarkının performansında “Bu sefer Madonna ne giyecek acaba?” diye düşünülür ve birbirinden farklı performanslar ortaya çıkar. Yine de sivri göğüslü südyeni unutulmazlar arasında yer almaktadır.
* Michael Jackson sanatçı bir aileden geliyor. Nedeni sadece tüm kardeşlerinin müzik piyasasında olması değil elbet… Michael’ın yeğenlerinin kurduğu 3T grubunu da kastetmiyorum. Michael’ın babası da gençliğinde bir müzik grubunda çalışıyordu. Genleri sadece baba tarafından da gelmiyor. Annesinin dedesi kilisenin camları açıkken kendi kendine şarkı söylemeye başladığında, sesi tüm vadiye ulaşır, herkes hayranlıkla dinlermiş. Michael’ın olağanüstü yeteneğinin genlerinde olduğunun sadece birkaç küçük örneği bunlar… Madonna’nın ailesinde ise Madonna dışında bir müzisyen yok. Sadece erkek kardeşinin aktörlük denemeleri olmuştu, o kadar…
* Michael Jackson’ın hiçbir Madonna şarkısını seslendirdiğini anımsamıyorum. Fakat Madonna “Like A Virgin” zamanlarında bir konserinde “Billie Jean”i cover’lamıştır.

* Madonna sıra dışı yaşamıyla ve belki de cinsiyetinin kadın olması dolayısıyla yaptıkları o kadar tepki çekmiyor. Tabii ki çok tepki çektiği oldu. Hatta demin de söylediğim gibi kiliseden aforoz bile edildi. Fakat Michael Jackson daha çok tepki çekiyor en ufak bir hatasında… Bir örnek vermek istiyorum. Madonna; Britney Spears, Christina Aguilera, Missy Elliot ile 2003 yılında MTV Video Müzik Ödülleri töreninde gerçekleştirdiği “Like A Virgin/Hollywood/Work It Medley” performansı sırasında Britney ve Christina’yı kendine çekip dudaklarına ateşli bir öpücük kondurması çok konuşuldu, fakat olayın sadece bir show olduğunu herkes biliyordu. Şimdi o performanstaki kişileri hayalimizde değiştirelim. Madonna yerine Michael Jackson’ı, Britney Spears yerine Justin Timberlake’i, Christina Aguilera yerine Usher’ı, Missy Elliot yerine Will Smith’i koyalım. Aynı şeyleri yapsınlar. Hayali bile korkutucu, değil mi? Ne kadar tepki çekebileceğini artık tahmin ediyorsunuzdur. Olayın sadece bir show olduğuna ve Michael’ın gözünün yaşına kimse bakmazdı ve acımasızca eleştirirlerdi. Aslında Michael’ın sadece erkek olduğundan değil, biraz da Afrika kökenli olmasından kaynaklanıyor bu… Justin ile şarkı söylerken göğsü açılan Janet Jackson’ın yerinde Madonna olsaydı, bu kadar tepki çekmezdi mesela… Janet hem siyah, hem de Michael’ın kız kardeşiydi çünkü… Ama yine de erkeklik toplumlar için çok önemlidir. Mesela düğünlerde birlikte dans eden birçok kız görebilirsiniz, fakat birlikte dans eden erkek göremezsiniz. Çünkü bu kızlardaki gibi arkadaşlık sayılmaz. Olay hemen sapıklığa bağlanır.

YAZAN: Turgay Suat Tarcan (Ben yani)
TARİH: 14-15-17 Nisan/02-03 Mayıs 2005

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe