Sertab, Kenan, Ayşegül ve Sezen Hala Zirvede

sertabkennanaysegulsezen

Tüm müzikseverlere yeniden merhaba;
Tam 3 aydır “Sadece Müzik” sitesindeki köşemi öksüz bırakmıştım. “Yeniden Altın Düetlerin Vakti Geldi” kritiğimden beri yazmıyordum buraya ama müzik dışı ya da müzikle alakası olsa da buradaki köşeme koysam gereksiz durabilecek yazılarımı kişisel web sitemde ( www.tst.gen.tr ) yazmaya devam etmiştim. Gerçi orada da son 3 ayda alt tarafı 10 başlık girmişim. Nedeni basit; her zamankinden daha zor günler yaşamaktayız hem ülke hem dünya olarak…
Yine birkaç albümden bahsetmek istiyorum. Aslında son yazımdan beri 24 tane albüm almışım ama çoğu eski olduğu için albüm kritiği yapmak olmaz. Her ne kadar bazı albümleri çıkar çıkmaz alsam da bazı albümlerin de arşivlik olduğunu anlamam biraz uzun sürüyor sanırım. Bazılarını almak için özellikle bekliyorum ki değecek mi diye karar veriyorum. Ya da zor bulunduğu için geç almak zorunda kaldığım da olabiliyor tabii ki… Neyse, işte bu albümlerden sadece 3 tanesinden güncel olduğu için bahsedeceğim. Her ne kadar aldığım bu albümlerden neredeyse yarısı yabancı olsa da bahsedeceğim 3 albüm de Türkçe… 2016 çıkışlı oldukları için kaleme alacağım o 3 CD’nin yanı sıra bir de yine 2016 tarihli bir DVD tavsiye edeceğim.
Bu albümlerden ilki 80’li yılların divalarından Ayşegül Aldinç’in “Sek’iz” adlı CD’si… Her ne kadar albüm 29 Ocak 2016’da, yani bu yılın başlarında yayınlansa da CD’yi bu yaz alabildim. Fakat çıkacağını öğrendiğim ilk günden itibaren aklıma koyduğumu da söylemeliyim. Ama işte bazı önceliklerim vardı. Tüm albümleri aysegul-aldinc-sekiz-2016-full-albumu-indiraynı anda almaya kalksam finansal açıdan zorlanabilirdim. Çünkü orijinal olarak arşivime katmayı seviyorum albümleri… Neyse, Ayşegül Aldinç’in Sezen Aksu bestesi “Sorma”, Barış Manço bestesi “Kara Sevda”, Aysel Gürel & Özkan Uğur ortak çalışması “Bir Kız”, Şehrazat ve Aykut Gürel’in beraber yazdığı “Alimallah” gibi şarkılarını zaten severdim ama kaliteli bir sanatçı olduğunu bu yeni albümüyle bir kez daha kanıtladı diyebilirim. Albümdeki adlarını sayamayacağım müzisyenler o kadar değerli ki albümün adının “Sek’iz” olmasının nedeni sadece şarkı sayısının 8 olması değilmiş. Aynı zamanda bu sanatçıların “sek” yani “su katılmamış” ve “iz” bırakan ya da bırakacak müzisyenler olduğu için Sek’iz ismi uygun görülmüş. Ben de “Acaba Ayşegül Aldinç’in 8. albümü mü?” diye düşünmüştüm ama meğer 6. albümüymüş. Bunca yıllık kariyerinde sadece 6 albüm çıkarması da bana enteresan geldi. Gerçi 1978 ve 2015 tarihleri arasında çıkardığı 5 de single’ı var. Neyse, bu albümde canlı çalınan enstrüman kalitesi tavan yapmış durumda zaten ama tıpkı bir önceki yazımda bahsettiğim Erol Evgin albümü gibi bir düet albümü olarak da lanse edebiliriz bu çalışmayı… Çünkü Aldinç’e “Kendisi”nde Kenan Doğulu, “Durum Leyla”da Gökhan Türkmen, “Seni Sevmek Var Ya”da Eflatun, “Unutamadım”da Göksel, “Aşk Gelince”de Yüksek Sadakat, “Bir Tek Gördüğüm”de Mabel Matiz, “Kim Kaybeder”de mor ve ötesi vokalisti Harun Tekin eşlik etmiş.
Zaten CD kitapçığının ortasında da Aldinç’in bu sanatçılarla çektirdiği Instagram fotoğrafları var. “Gör Beni” şarkısı ise düet olmasa da parçanın geri vokallerinde Miray Kurtuluş ve Selen Hünerli var. Kesinlikle alınması gereken bir albüm…
Instagram fotoğrafı demişken… 90’lı yılların divası Sertab Erener’in 17 Haziran 2016’da çıkan “Kırık Kalpler Albümü”nün CD kitaçığının ortasındaki stüdyo fotoğrafları da sosyal medya hissi veriyor. Hatta bazı fotoğrafların selfie olduğundan şüphelendim. İlk çıktığı yıllarda kariyerine geri vokalisti olarak başladığı Sezen Aksu’nun takımıyla çalışan Sertab Erener’in, Levent Yüksel’den boşandıktan sonra Demir Demirkan’la uzun süren bir müzik ve aynı zamanda aşk beraberliği olmuştu. kirik-kalpler-2016-qxml4ijycw-0Eurovision dahil olmak üzere büyük başarılara imza atan çift, tıpkı Oya Bora ya da Eda & Metin Özülkü gibi bir araya gelip beraber bir düet albümü bile yapmıştı. 19 yıldan sonra ilk kez Demir Demirkan olmadan bir albüm kaydeden Erener’in kalbi o kadar kırılmış olmalı ki albümün adına “Kırık Kalpler Albümü” vermiş. Candan Erçetin’in “Kırık Kalpler Durağında” şarkısını hatırlatan albüm ismini bir kenara bırakırsak albümde hem duygusal anlamda, hem de sanatsal anlamda Demirkan’ın yokluğunu eşi Emre Kula aratmazken ona Yıldız Tilbe, Can Bonomo, Model üyesi Can Temiz, Ersel Serdarlı, Soner Sarıkabadayı, Sibel Algan ve sanatçının kendisi eşlik ediyor. Zaten Sertab Erener’in sesi, nefesi yeter. Ortalama, sıradan bir beste yapın; Sertab Erener’e verin; o muhteşem sesiyle divamız parçanızı mükemmel bir hale getirecektir. Gerçi böyle yazdım diye şarkıları küçümsediğimi düşünmeyin. Albüm baştan sonra çok güzel… Akustik, bas ve elektronik gitarlar öyle ön plana çıkmış ki bazı şarkılara neredeyse rock diyebiliriz. Albüm de tıpkı Aldinç’in albümü gibi canlı çalınmış zaten. Davul, perküsyon, kemençe, yaylılar, kahon, flüt, piano, mandolin kullanılan diğer enstrümanlar… Bestecilerden Emre Kula’nın müzisyen olarak da albümün mutfağına ağırlığını koyduğunu görüyoruz. Levent Yüksel’den beri Sertab Erener aşk beraberliklerini müziğine de yansıtmaya devam ediyor kısacası… Albümün ilk klip şarkısı “Kime Diyorum”un Ozan Yılmaz tarafından yapılan “Pop Remix”i dışında hiçbir şarkıda bilgisayar etkisi görülmüyor. Bir remix’e “Pop” adı verildiğini de ilk kez görüyorum. “Eee, zaten Sertab Erener de popçu değil mi?” dediğinizi duyar gibiyim ama hayır; o remix dışında bu albüme bir pop albümü diyemeyiz. Kesinlikle 2016’nın baş yapıtı diyebilirim…
Sertab Erener’e belki Türkiye’nin en güçlü vokalli bayan popçusu diyebiliriz yine de ama popüler müzik arenamızda sesi güçlü olan birçok divamız var. Erkeklerde ise güçlü olan vokaller genelde rock müzik kulvarında kendilerini gösteriyor. Pop müzikte güçlü vokalli erkek sanatçılar sayısı maalesef ki bayanların gerisinde… Evet, hepsi şarkı söyleyebiliyor, seslerini beğendirebiliyorlar ama divanın müziksel anlamda karşı cins karşılığı artık hangi kelimeyse o sıfattan çok fazla erkek popçumuz yok. Belki de en güçlüleri Fatih Erkoç, Harun Kolçak ve Levent Yüksel… İlk 3 sanıyorum bu şekilde… Tabii ki bir de rahmetli Kerim Tekin’i de es geçmemek gerekiyor. Eğer yaşasaydı birçok rakibini geride bırakacak potansiyele sahipti. Tarkan’ın da hem vokal, hem başarı grafiği olarak megastar olduğunu kabul ediyorum ve o da severek takip ettiğim popçular arasında ama kariyerinde pop şarkıları da olan Barış Manço’yu da rockçı sınıfına sokup kategori dışı bırakırsak eğer en sevdiğim Türk erkek popçunun Kenan Doğulu olduğunu söyleyebilirim. Tabii ki az evvel bahsettiğim isimleri ben de takip ediyorum. Bora Öztoprak, Burak Kut, Soner Arıca, Gökhan Kırdar gibi 90’lı yılların diğer efsanelerini de takdir ediyorum; Kayahan’ın besteciliğine şapka çıkartıyorum ama Türkçe Pop kategorisinde bana en yakın gelen kişi hep Kenan Doğulu olmuştur. Hem güzel söylüyor, hem de harika besteler yapıyor. Hatta 90’lı yıllarda o kadar fanatiğiydim ki tıpkı Michael Jackson gibi posterlerini asar, dergi ve gazetelerden fotoğraflarını kesip biriktirirdim. Ta ki Şebnem Ferah çıkıp da tüm hayatımı (iyi anlamda tabii ki) alt üst edene kadar… Tabii ki Kenan Doğulu ne çıkarırsa almaya ve dinlemeye devam ettim, ama olayı eskisi kadar abartmıyordum. Yine de günümüzde bırakın farklı kalite ve tarz kategorilerinde olsalar da sürekli karşılaştırıldığı kendini hep tekrar eden Serdar Ortaç’ı; bana göre Kenan Doğulu Tarkan’dan bile daha önemli olmayı hak eden bir pop sanatçımız… “İhtimal” klibini gördüğümde de yeni albüm ya da single çıkardığını anlayıp sevinmiştim. 8 Temmuz 2016’da çıkan “İhtimaller” albümünü 1 ay gecikmeli de olsa Kenan Doğulu arşivime kattım tabii ki… Meğer albüme adını veren şarkı dışında bu CD bir best of’muş. “İhtimal” şarkısı tıpkı bir “Belli mi olur?” ya da “Tutamıyorum Zamanı”nın akustik versiyonu gibi jazz sularında geziyordu. Şarkı gerçekten hoşuma gidiyor. Ama albümün geri kalan eski efsanevi şarkılarının yeni versiyonları için aynı şeyi söyleyemeyeceğim. İlk kez Kenan Doğulu beni hayal kırıklığına uğrattı. 0000000700343-1Eski parçalarının jazz versiyonlarını yapmış ama zorlama olmuş gibi geliyor bana. Şimdi hiç “Sımsıkı Sıkı Sıkı” ya da “Ex Aşkım”ın jazz versiyonu olur mu Allah aşkınıza? Tıpkı eski bir Kenan Doğulu şarkısında olduğu gibi kendisine “Jazz yapma, kafaları karıştırma” demek istiyorum. 😛 Belki zaten tarz olarak o sularda gezen “Aşk Oyunu” bir şeye benzeyebilirdi ama o bile eski halini mumla aratmış. Şarkıların orijinal versiyonlarını tercih ederim. Belki de şarkıcılar kendi şarkılarının yeni versiyonunu gerekmedikçe yapmamalı. Tıpkı yabancı starlar gibi “Greatest Hits” çalışması yapacaklarsa orijinal versiyonlarını koymalılar. Bir de değişik söyleyeceğim, yenilik yapacağım diye farklı gırtlak nağmeleri yapmıyorlar mı? İşte bu beni deli ediyor. Yaşar da Kenan Doğulu ile aynı hatayı yapıp kendi şarkılarının cover’larını yapmış hissi vermişti. Belki başka sanatçılar tarafından cover yapılsa deriz “Aaa ne kadar orijinal olmuş, kendi yorumunu katmış” diye ama bir kere alışmışız şarkıların orijinal versiyonlarına… O şarkılar o tarzda düşünülerek yazılmış. Ne gerek var bu kadar değiştirmeye? Remix yapsalar anlayacağım. Belki de şarkıların asıl hallerini duymasaydık güzel gelirdi. Aslında dinlenilemeyecek bir albüm değil. Ama bir Kenan Doğulu Fan olarak önyargılıyım işte galiba… Yabancıların “MTV Unplugged” çalışmaları gibi bir konser kaydı olsa daha kabul edilebilir bir durum olurdu. Bu yüzden Kenan Doğulu’nun yıllar evvel çıkan “The King Of Turkish Pop” box-set’ini tavsiye ediyorum. Bunu değil… Çünkü “TKOTP”ta şarkıların orijinal versiyonlarına dokunmamışlardı. Yine de kalitenin kan ağladığı, Serdar Ortaç tarzının bıktırdığı bu son günlerde bu albümü alabilirsiniz. Ama dinlerken eski versiyonlardan ötürü beklentinizi yüksek tutarsanız benim gibi hata yaparsınız.
“The King Of Turkish Pop” yani “Türkçe Popun Kralı” demişken… Kral sıfatını pop kulvarında kim hak ediyor? İşte orası büyük bir tartışma konusu… Ama etraf diva kaynasa da “The Queen Of Turkish Pop”un tartışmasız tek sahibi var bana göre… O da Sezen Aksu… Her çıkardığı çalışmayı mutlaka aldığım Türkçe Pop Müziği’nin Kraliçesinin şerefine 11 Aralık 2015 tarihinde Royal Filarmoni Orkestrası tarafından Zorlu PSM Center’da bir konser verilmiş. Benim şahsen haberim yoktu. D&R’da “The Royal Philmarmonic Orchestra Plays Sezen Aksu” DVD’sini daha yeni gördüm. Bu sayede haberim oldu. Gerçi DVD de Ocak 2016’da basıldığı için az önceki albümler gibi 2016 model olarak rahatlıkla lanse edebilirim. Az önce Kenan Doğulu’dan bahsederken başka sanatçılar şarkıları değiştirse değişik deneyler yapmanın ya da konser kaydı olsa kabul edilebilir olduğunu söylemiştim ya? İşte tezimi bu DVD kanıtlıyor. Bu orkestra zaten 1946 yılında Londra’da kurulmuş ve orkestra şefliğini Marcello Rota yapıyor. Önemli bir topluluk yani… b46a24cb7757ede09d4b1506caea7977Herkes İngilizce şarkılarla yurt dışına açılmaya uğraşırken bunu Türkçe şarkılarla Sezen Aksu’nun yaptığını bu çalışma kanıtlıyor. Koro tarafından söylenen kıta bölümleri dışında 14 şarkı enstrümental olarak çalınıyor ve Sezen Aksu’nun ne kadar büyük bir besteci olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Sadece 15. şarkıda, yani “Hayat Sana Teşekkür Ederim”de seyircilerin arasında bulunan Sezen Aksu sahneye çıkıyor ve söylüyor. Sadece söylemekle kalmıyor, Marcello Rota ile dans da ediyor. Sonra bu konserin Türkiye’de bir ilk olduğunu söylüyor. “Allah Allah” dedim önce… “İyi de senfonik orkestra ile sahneye çıkmak hayali olduğu için Barış Manço’ya böyle bir konser ve live albüm yapmışlardı. Şebnem Ferah da İstanbul Senfoni Orkestrası ile sahneye çıkıp DVD yapmıştı. Nasıl bir ilk olabilir ki bu DVD?” diye düşündüm. Sonra “İlk şu işi ben yaptım” diye övünmekten hoşlanmadığını vurgulayarak üstüne basa basa söyleyen Aksu DVD’den bana cevap verdi adeta… Meğer ölmeden önce böyle bir tribute konser verilip kendisi iyi hissettirilen bu ülkedeki ilk sanatçı olduğunu söylemek istemiş. Gerçekten haklı da… Maalesef dünyada “MTV Icon” gibi konserler yapılırken Türkiye’de sanatçının değeri öldükten sonra daha çok anlaşılıyor. Allah uzun ömür versin; Sezen Aksu da bu konuda şanslı o yüzden… Ve hak ediyor da bu saygıyı… Keşke “Masum Değiliz” şarkısı sırasında arka ekranda fotoğrafı gösterilen Barış Manço başta olmak üzere diğer efsanelerimiz de böyle bir organizasyon görebilseydi. Barış Manço anısına yapılan o konserin live albümü yayınlanmıştı ama böyle bir DVD olarak da inşallah raflarda yerini alır. Daha önceden de “Türkiye Şarkıları” adlı konser DVD’si bulunan Sezen Aksu’nun da tıpkı Barış Manço vefat ettikten sonra yapılan “Moda 81300” çalışması gibi kliplerinin olduğu bir DVD’sinin çıkması gerekiyor. Bu ülkede mutlaka bir şeyler eksik oluyor. Klip DVD çalışmaları çok fazla olmuyor mesela… Aklıma Şebnem Ferah, Göksel, Barış Manço, maNga, Duman, Gökhan Kırdar, Barış Akarsu dışında pek bir örnek gelmedi mesela… Bırakın klipleri; eski albümler bile zor basılırken, YouTube’da olmayan klipleri koyduğumuzda sanki yurt dışındaki Vevo örnekleri gibi daha kalitelisini koyuyorlarmış gibi Müyap gibi firmalar tarafından kanallarımız kapatılırken, bazı sanatçıların kendisinde bile kliplerinin kaliteli versiyonları yokken Türkiye’de zor maalesef… Ancak belirli sanatçılar konser DVD’si yapabiliyorlar, o da sadece 1 kez; taş çatlasa 2 kez… Zaten fazla klibi olmayan rahmetli sanatçımız Barış Akarsu dışında az önce saydığım örneklerdeki sanatçılar da tüm kliplerini DVD olarak yayınlamaya devam edemediler mesela… Neyse, tüm müzik arşivcileri batonun üzerine konmuş minik serçe konseptli kapağını çok beğendiğim bu DVD’yi arşivlerine katmalılar. Ama keşke “Masum Değiliz”de dev ekranda Sezen Aksu’nun kariyerindeki fotoğrafları göstermeleri gibi devam etselerdi görsel show’lara… İzlerken artık hangi müzisyen Uzak Doğulu, hangisi İngiliz, hangisi Fransız anlamaya başladım aynı suratları görmekten… Gerçi klasik müzik çalınan konserler de sade olur.
Evet 3 albüm ve 1 DVD’den kısaca bahsetmek istediğim ama yine uzattığım yazımın nihayet sonuna gelmiş bulunuyorsunuz. Bu paragrafa kadar sabırla okuduysanız yazımı beğendiniz diye düşünüyorum. Vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederim.
NOT: 1 Eylül 2016 Perşembe’yi 2 Eylül Cuma’ya bağlanan gece yazılan bu yazım ilk olarak 5 Eylül 2016 Pazartesi günü http://www.sadecemuzik.net/Turgay-Suat-Tarcan/sertab-kenan-aysegul-ve-sezen-hala-zirvede.html adresinde yayınlanmıştır.

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe