Sokaklar sakin, konserler full

DSC02839

“Gunlerle,gecelerle yasadiklarim doluyor gonul kuyuma…Onlari duslerimle harmanlayip,kendimce sekiller veriyorum sonra…Ben sanatciyim…Cok dogal ki,daha derinden duyumsuyorum olup biteni…Guluslerim daha bir gulus…Ve kederlerim daha derinden yaraliyor gibi…Duyarliyim…Disaridaki duyarsizlarin cenderesinde soluklamiyorum kendi guzel hayatimi zaman zaman…Aldirmasam…Ah,bir aldirmasam…Sanatci olur muydum o zaman?” diyor Ilhan Irem “Bir Sanatcinin Guncesi”‘nde…Sebnem Ferah da ayni duyarli yolda yuruyor…Ustelik bir kadinin “Sanatci” duyarliligi ile…Ayni yolda,kendi guncesine,kucucuk odasinda,duvarlari pencereleri ile paylastigi melodilerini,konser salonlarinda yeni arkadaslari ile hep bir agizdan soylemenin heyecanini yaziyor…”Beni sevmezsen yagmurlari sev…Bulutlar aglasin…Sen gul gunes dogsun yeniden…”
TOP POP:Seni bizimle tanistiran ve ilk klip parcan “Vazgectim Dunyadan”di…Uzun sure keyifle dinledik.Ardindan “Yagmurlar”‘a klip cektin…Ve iki misli dinleyici kitlesine ulastin…
SEBNEM FERAH:Albumun basindan bu yana “Yagmurlar” hepimizin en begendigi,sevdigi,en flas calismaydi.Insan yeni birileri ile tanisirken kafasinda birseyler vardir.Ben de bu albumle yeni birileri ile tanismis olacaktim.”Yagmurlar” benim samimi duygularimin,safligimin bir sonucu…”Vazgectim Dunyadan”‘da sounduyla,icindeki sozlerle,sozlerin tasidigi agresyonla bu albumu cok iyi ifade ediyordu.Ben once oldugum gibi bir cikis yapmak istedim.Ilk klip de ilgi gordu aslinda…Ben her parcayi,cok ozen gostererek yaptim.Bu yuzden albumun her kliple yenilenecegini dusunuyorum…Bu cok dogal aslinda…”Yagmurlar” sesimi oldugu gibi ortaya cikaran bir calismaydi.Sesimden albumde en cok “Yagmurlar”‘da hosnutum.Begenilmesinde bunun etkisi de olabilir.
TOP POP:”Yagmurlar”‘in sozleri de sana ait…Bu sozlerin ozel bir hikayesi var mi?
SEBNEM FERAH:Albumde butun parcalarin ozel hikayeleri var.Cunku hissetmeden,yasamadan ya da yakininiza duymadan yapamazsiniz ki…Biraz da benim hayal gucum iyi calisiyor galiba.Hissetmedigim duygulari da yakalayabiliyorum.Ask sarkilari hep aglar ya…Oysa “Yagmurlar” olumlu bir ask sarkisi…”Sen gul gunes dogsun yeniden…”diyorum.Bunlar kendi icinde onerileri olan sozler…”Tamam gidiyorum ama yine de olumluyum” anlami yuklu sozlerde…Ben de hayata boyle bakiyorum cunku…
TP:Seni kimi fotograflarinda transparan kiyafetlerle goruyoruz.Giyim tarzin suphesiz yaptigin muzikle ilintili…
SF:Aslinda cok sade seyler giyip rock muzik yapanlar da var.Hatta kendimi bu kategoriye dahil ediyorum.Cok abartili seyler giydigimi sanmiyorum.Rock Muzik bireysel ozgurluklerin ve enerjinin cok on planda oldugu bir muziktir.Saclari kabarik,metlaller icinde rock yapanlari gormek ne kadar mumkunse;bir kot pantolon,bir t-shirt’le rock yapanlari da yanyana gormek o kadar mumkun.Ben giyinirken ise,kendimi en dogru nasil ifade edebilirsem oyle giyinmeye calisiyorum.Bunun icin de cok fazla dusunmem.Ama birseyi kliplendirirken ya da resimlendirirken giyim bir fantezi benim icin…Herkesin bir tarzi var ve bunu en bireysel sekilde dile getirmeye calisiyorlar.Yine de benim icin bulusma noktasi muziktir.
TP:Peki…Bir de populer olmak ve daha cok insan tarafindan dinlenmek konusu var.Rock Muzik populer olursa mi yoluna daha saglikli devam edecek yoksa populer olmamak onun gercek yolu mu?
SF:Genellikle rock muzisyenleri sanki populerlik kotu bir olguymus gibi dusunurler.Grup buyuyunce ve daha farkli insanlara ulasinca,ellerindeki tilsim kaybolmus gibi davranmaya baslarlar.Bence populer olmak cok daha fazla insana ulasmaktir.Isminden dolayi biraz rahatsiz oluyorum aslinda ama yeni insanlarla tanismak ve arkadas olmak icin populerlik bir yol.Populerlik kotu birsey degil…Tam aksine muzigin endustrisinin saglamlasmasi icin kendiliginden olusan bir sonuc…Ne zaman populerligi bir arac olarak kullanmaya baslarsiniz iste o zaman cok itici bir kavram haline donusmeye basliyor.Populerlik bir amac olmamali…Eger yaptiginiz muzik populer olabilecek kadar birilerine dokunuyorsa iste bu mukemmel bir sonuctur.
TP:Ucuncu klip icin planlar yapiyor musunuz?
SF:Buyuk ihtimalle,hemen hemen tum siralamalarda ustlerde yer alan “Bu Ask Fazla Sana”‘ya cekecegiz.Bunun yaninda “Firtina”,”Durma”,”Deli Kizim Uyan” da oneriler aliyor.Acikcasi hepsine birseyler yapmak istiyorum ama bu albumu gundemde tutmak istedigim bir sure var.Yeni albume baslamak istiyorum cunku…Bu sure icinde ne kadar klip cekebilirsem,o kadar cekecegim…”Bu Ask Fazla Sana” icin senaryo dusunmuyorum.Parcalarla ilgili aklima ne geliyorsa onu bir ruya gibi sunmak hosuma gidiyor.Fantazi gibi dusunun.Simdi bu dusunceleri kafamda biriktiriyorum.Uygun bir yonetmen buldugum zaman da kamera karsisina gececegiz.
TP:”Kadin”‘in tanitimi icin yogun bir sekilde calisiyorsun.Peki yeni album icin besteler yapmaya,sozler yazmaya vakit bulabiliyor musun?
SF:Evet.Evde oldugum sureler muhakkak muzikle ilgili calismalar yapiyorum.Simdiden yeni yeni birseyler coktan olusmaya basladi bile…Bu calismalar bir album yapacak sayiya ulastiginda aralarindan eleme yapip hemen album icin studyo calismalarina baslayacagiz.Onbes,yirmi parca olsun ki aralarindan eleyebileyim.Daha cok sevdiklerim ortaya ciksin.Yeni album icin simdiden demolar uzerinde dusunmeye basladik bile…
TP:Yeni album “Kadin”‘la ayni tarz mi olacak?
SF:Hic belli olmaz.Benim belli bir soundum var,onun disina cikmayacagim ama bu yeni birseyler denemeyecegim anlamina gelmiyor.Sonucta soundda bir takim yenilikler muhakkak olacaktir.Cunku ben dunyada yapilan muzikleri takip ediyorum,bu muziklerin disinda kalmak istemem.Yaptigim muzigin dunya standartinda olmasi benim icin cok onemli…
TP:Dunya muzigi dedin…Neler degisiyor dunya muziginde?
SF:Rock muzigini ele alirsak,her on yilda bir cok ciddi devinimler oluyor.Icersinde tasidigi tavirdan,giydigi giysilere,muzikleri yaparken caldigi enstrumanlara kadar hersey degisiyor ve kendini yeniliyor.Bu yuzden muzik su yana gidiyor,bu yana gidiyor diye yorumlarda bulunmak cok da kolay degil.Butun muzikal fikirler birbirleri ile cok icice olmaya basladi.Ama bu guzel sonuclar da doguruyor.Ozellikle,soundlarda guncel yasama cok paralel bir muzik olusmaya basladi.Ya da gunluk hayatin kasvetini,mutlulugunu insanlar en yogun bicimde bicimde muzige aktarabiliyorlar ve basarili da oluyorlar.Bu tur calismalar fikir olarak hosuma gidiyor ve daha gercekci buluyorum.Cunku ben muzigin gercek yani ile ilgileniyorum.Dolayisiyla da bu soylediklerime yakin bir yol izledigim surece kendimi daha basarili hissediyorum.Muzigi sadece Turkiye sinirlari icerisinde dusunup,Turkiye standartlarina gore albumler yapmak cok buyuk bir hata…Cunku muzikte sinirdan soz etmememiz gerekiyor.Bazen eger canimiz istiyorsa sadece bulundugumuz oda icin muzik yapmaliyiz.Bazen de dunya icin dusunmeliyiz.Sinirlarin cok anlamsiz olduguna inaniyorum.
TP:Albume “Kadin” ismini vermekle en basindan bir yukleme getirmedin mi?Kadin Sivil Orgutleri’nden bu konuda istekler geliyor mu?
SF:Kadin sivil orgutlerinden su gune kadar hic iliski kurmak isteyen olmadi.Ben,gonlumde bu isle ilgili calismalar yapan insanlarin yaninda hissediyorum kendimi…Ama bunun bana cok ciddi bir yukleme getirmesi gerektigine de inanmiyorum.Sonucta ben bir kitap yazmadim.Bir muzik albumu yaptim.Kiziniz dogar adini Melek koyarsiniz…Ama ondan melek gibi davranmasini bekleyemezsiniz.Bu bir isim…Albumun adi 836 da olabilirdi.Onun icin cok buyuk bir yukleme getirmesi gerektigini dusunmuyorum.Ama bu bir takim yukumluluklerin altina girmekten cekiniyorum anlamina gelmiyor.”Kadin”‘in boyle algilanmasi hosuma da gidiyor.Kotu birsey degil ki bu…Iyi birsey…Yine de cok fazla bir yukleme getirmesini dilemiyorum cunku her an ikinci albumumun adi “Erkek” olabilir.Ben kendi penceremden bakmaya calistim.Yani derdim yalnizca kadin haklarini dile getirmek degil,kendimi daha dogru ifade etmeye calismakti.
TP:Konserlerden konusalim.Nerelere gittin?Nasil geciyor konserler?Yeni konser planlarin neler?
SF:Izmir’e,Eskisehir’e ve Ankara’ya gittik.Cok basarili konserler verdik.Izmir’deki konserdeki yaklasik 6.000 kisi vardi.Eskisehir’de bir barda konser verdik.Orasi da cok kalabalikti.Sakli Kent’te ise rekor duzeyde dinleyici vardi.Konserler cok guzel geciyor.Konserlerde albumdeki on parcanin disinda benim calmayi,soylemeyi sevdigim Ingilizce parcalara da yer veriyorum.Yaklasik 1,5 saat sahnede kaliyorum.Konserler tam su formatta gidiyor diyemiyorum cunku dinleyici tansiyonuna gore bir takim degisiklikler yapiyor ve tam bir muzikal performans sergilemeye calisiyoruz.Izleyenler de cok mutlu oluyor.Zaten konserin yarisini ben soyluyorum,yarisini onlar…Cok ilginc,albumun tamamini biliyorlar.Yaslari 18’den 35’e uzanan bir dinleyici kitlesiyle karsilasiyorum ve hepsi sarkilarimi,bastan sona soyluyorlar.Ozellikle “Yagmurlar”‘i,”Durma”‘yi…
TP:Nasil hissediyorsun o zaman?
SF:Bu mukemmel birsey…Dusun,sen evinde,kucuk odanda gitarinla bir takim muzikler yapiyorsun.Sancili zamanlar geciriyorsun.Sozler yazmaya calisiyorsun.”Boyle mi yazsam daha dogru olur,soyle mi yazsam daha dogru olur.” diye dusunup duruyorsun.Sonra 6.000 kisiyle karsi karsiya kalip yaptigin sarkilari birlikte soyluyorsun.Ben muzik yaparken kendimi yeni arkadaslar kazanmak icin muzik yapiyor hissediyorum.Bu konserlerde sunu farkettim.Gercekten bir suru yeni arkadasim olmus.Hepsiyle de sarkilarimi paylasiyorum.Gercek olan bu iste…O yuzden dogru isler yaptigima inaniyorum.
TP:Istanbul’da konser ya da sahne calismasi olacak mi?
SF:Evet.2 Mayis’ta Rock House’ta konserim var.Ben uzun bir sure degisik sehirlerde konserler verecegim galiba…Mayis ve Haziran ayi konserlerle dolu…Belki bu tarihlerden sonra Istanbul’da sahne alabilirim.Ama konser o kadar zevkli ki su anda gozum sahne calismasi falan gormuyor…

DERGI:Top Pop
TARIH:23-29 Nisan 1997
FOTO:Adil Gumusoglu
ROPORTAJI YAPAN:Sebnem Atilgan
RÖPÖRTAJI İNTERNETE KAZANDIRAN KİŞİ: Turgay Suat Tarcan
RÖPÖRTAJI İNTERNETE KAZANDIRAN SİTE: www.tst.gen.tr

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe