Tam Anlamıyla Köklere Dönüş

Değişiklik iyidir, hoştur, candır; ama sizi siz yapan özelliklerinizi uzunca bir süre saklayıp sonra onlara yeniden koştuğunuzda ortaya çıkan güzelliklerin tadı çok daha özeldir. Yepyeni albümü “Memoirs of an Imperfect Angel” ile Mariah Carey, 2005’te başlattığı köklere dönüş öyküsünü mutlu sona ulaştırıyor.mariah-carey-b

DEĞİŞEN HUYLAR

‘90’larda Mariah kimi durumları alışkanlık haline, hatta neredeyse otomatik hale getirmişti. Üstün başarıları, ‘90’ların her bir senesi ve 2000’de en az bir tane 1 numara single çıkartan tek isim olması (ki tarihte 10 sene boyunca sektirmeden her sene bunu yapan tek bir isim yok.), her albümünün kamyon kamyon satması derken kendisini ‘90’ların en çok satan ismi yapan çok önemli bir etken daha vardı: Albümlerinin niceliği kadar niteliğinin etkisi de büyüktü. Çünkü stüdyo albümlerinin yanında konser, Noel, toplama albümleriyle birlikte, 1995 sonunda çıkan “Daydream”in ablukaya aldığı 1996 dışında ‘90’ların her bir senesinde albüm çıkarmıştı Mariah. 2000’lere geldiğimizde neredeyse bütün albümleri gibi sene sonunda, yani Aralık 1999’da çıkan “Rainbow”un etkisi, Sony’den ayrılması ve ilk başrol denemesi “Glitter”ın (2001) çekimleri derken 1996’dan beri ilk arayı vermişti. Sonunda insan üstü çalışma azmi, üstüne bir de “Glitter”ın hem filminin, hem de albümünün başarısızlığı nedeniyle yorgunluktan çökünce de kendini bu kadar kasmamayı acı bir biçimde öğrenmişti. 2002 sonundaki “Charmbracelet”ı saymazsak o zamandan beri yine ince eleyip sık dokuyan, ancak zamanın yayılabilecek bir kavram olduğunun da farkına varan bir Mariah izledik. Artık acelesi yoktu, kanıtlayacağı her şeyi kanıtlamıştı. 2000’ler onu kötü karşılamış olsa da ona çok önemli bir ders vermişti. Ve dersini ne kadar iyi öğrendiğini de 2005’te “The Emancipation of Mimi” ile başarılarına Sony döneminde bıraktığı yerden devam ederek gösterdi zaten.
O zamandan beri Mariah’dan sık aralıklı albümler beklemiyorduk. Beklediğimize böylesine değdiği sürece can yakan hasreti dışında bir sorun yoktu. O da “Emancipation” dönemini çok iyi değerlendirdi zaten. Yığınla single, Grammy’ler, albümün yeniden basımı, turne derken bu dönemi 2006 sonuna dek uzattı. 2007’de çalışmalarına başladığı yeni albümünü senenin sonuna doğru çıkartmayı hedeflediğini söylese de hevesler ne kadar tavanda olursa olsun kimsenin acelesi yoktu. Bu yüzden “E=MC2”, sanatçının kariyerinin en uzun arasını verip “Emancipation”dan tam üç sene sonra, 2008 Nisan’ında çıktığında kimse şaşkınlığa uğramamıştı.

KÖKLERE DÖNÜŞÜN BAŞLANGICI

“E=MC2”ın Mariah’nın ani evlilik kararı ve yanlış single seçimleri (‘Migrate’ gibi Mariah’dan nefret edenleri bile tavlamış bir şarkının harcanması bence suçtur.) nedeniyle aradığını bulamamasından mıdır, yoksa kendine güveninin iyiden iyiye yerine gelmesinden midir bilinmez, Mariah gerçek anlamda ‘90’daki köklerine döndü. “The Emancipation of Mimi”, onun “Glitter” döneminde ihmal ettiği yoğun R&B tarzını ve hem bu tarzı fazla değiştirmeyen, hem de sesini yeterince kullanmadığı “Charmbracelet” dönemlerinden sonra tam anlamıyla bir eski günlere dönüş yaşatmıştı. Hip-Hop kökenlerine sahip çıkan, ama Quiet Storm’dan Gospel’a Mariah’nın eski ışıltılı günlerindeki pek çok türe de sık sık uğrayan, üstelik “Sesin geri dönüşü” sloganını edinecek kadar beş oktavlık alamet-i farikasını da cümle aleme yeniden gösterdiği sıkı bir R&B albümüydü. “E=MC2” bu karışıma Disco’yu ekleyip Hip-Hop dozajını azaltmıştı. Şimdi ise iki albümünün arasına bir sene bile sokmayarak tam anlamıyla ‘90’lardaki tüm huylarına geri dönüyor. Her albümünden en az bir tane listebaşı single çıkartma huyu da dahil buna. Huyu kurusun! =-))

MELEKLER BİLE KUSURSUZ DEĞİLDİRthumbmariahcarey

Yeni albüm “Memoirs of an Imperfect Angel”; Mariah’nın “E=MC2”da gösterdiği, döneme yavaştan ayak uydurma izlerini iyice belirginleştiriyor. ‘Migrate’ ve ‘Side Effects’, Mariah’nın R&B’deki elektronik müzik etkilerine kayıtsız kalmadığı şarkılardı. Şimdi ise bu etki hem çok daha yoğun; hem de bu iki şarkıdan çok daha geniş kitlelere ulaşan, ilk single ‘Obsessed’ üzerinden gösteriliyor. “Önceki işlerimden çok farklı.” dediği ‘Obsessed’, cidden de sanatçının Auto Tune rüzgarına bu kadar kapıldığı ilk şarkısı. ‘Obsessed’ demişken, şarkı radyoya verilmeden önce yapımcısı The-Dream’in “Birisi bu şarkıyı duyunca mahvolacak.” demesi ve Mariah’nın ilk single için aslında bir balad düşündüğünü, ama sonra fikrini değiştirdiğini açıklaması, şarkının kendisine sataşan Eminem’i hedef aldığı iddiasını doğrulamakta. Kariyeri boyunca hemen hemen kimseyle dalaşmamış olan ve bu gibi şeylerle değil müziğiyle gündeme gelmek isteyen bir sanatçı için anlaşılır bir tavır olsa da yeme bizi Mariah! =-)
Mariah, 1992’deki “MTV Unplugged EP”den beri istisnasız her albümünde yer verdiği cover çalışmalarına önceki iki albümünde ara vermişti. “Memoirs of an Imperfect Angel”da geri döndüğü özelliklerinden biri de bu olacak. Daha önce Tina Arena’dan da dinlediğimiz Foreigner klasiği power ballad ‘I Want to Know What Love Is’, bu kez Mariah yorumuyla karşımızda.
Bütün bu öze dönüş sinyalleri ve Mariah’nın “Bu albüm ‘Butterfly’ı, hatta ondan önceki albümleri sevenlere özel.” açıklaması, üzerine tıpkı “Rainbow”daki gibi her şarkının ayrı bir öykü anlatarak bütünüyle bir masal kitabı gibi olacağı tanımı insanda huzur falan bırakmıyor. Baksanıza, ‘90’lardaki Mariah hortladı hortlayacak, ama bu da kalp yani!

#3209895 Mariah Carey surprised the fans and crew around her as she did a little bit of cross-dressing outside the Plaza Hotel in New York City, New York June 29, 2009. Carey dressed as a chauffeur, but the best was when the beautiful singer came out as an Eminem look a like during the filming of her new music video “Obsessed”, which happens to be featured on Mimi’s soon-to-be released album called “Memoirs of an Imperfect Angel”. The track is in response to Eminem’s recent lyrical attacks of Miss Carey and her hubby, Nick Cannon. Fame Pictures, Inc - Santa Monica, CA, USA - +1 (310) 395-0500

MARIAH VS. EMINEM

Round 1: 2001’de “Glitter” döneminde Mariah ve Eminem’in isimleri sıkça bir araya gelmeye başlar. Eminem 2002’de ‘Superman’ isimli şarkısında Mariah’nın açık açık ismini kullanarak bu ilişkiyi doğrular ve onu aşağılar.
Round 2: Mariah, 2002 sonunda çıkardığı “Charmbracelet” albümündeki ‘Clown’ isimli şarkısında bu iddiayı “Çok iyi biliyorsun ki birbirimize dokunmadık bile.” diyerek yalanlar ve Eminem’e “Elbet bir gün senin de sonun gelecek.” mesajını verir.
Round 3: Eminem yeni albümü “Relapse”teki ‘Bagpipes from Baghdad’ şarkısında Mariah ve eşi Nick’e ağzını geleni söyleyerek eski defterleri yeniden çıkartır.
Round 4: Mariah ‘Obsessed’i yayımlar ve her ne kadar doğrulamasa da klipte erkek kılığına girip dalga geçtiği kişi basbayağı Eminem’dir.
Round 5: Eminem ‘The Warning’ isimli bir şarkıyla Mariah’yı kendisinde bulunduğunu iddia ettiği sakıncalı videolarıyla tehdit eder.
Arkası yarın…

YAZAR: Türkiye’nin en büyük Mariah Carey hayranı Can Özdilek
KAYNAK: Blue Jean Ekim 2009 Sayısı
ÖNEMLİ NOT: Bu makale, eserin sahibinden izin alınarak kullanılmıştır. Kesinlikle izinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz. Bu yazının orijinalidir ve tamamı ilk kez www.tst.gen.tr adresinde yayınlanmıştır. Dergide kısaltılarak yayınlanmıştır.

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe