Türk Sanatçıların Yurt Dışı Maceraları Devam Ediyor

ana

Hatırlayanlar bilir. Bundan 2,5 yıl önce #TürkSanatçlarınYurtDışıMaceraları başlıklı bir yazı kaleme almıştım. Barış Manço’dan başlayıp Bedük’e uzanan bir yelpazeydi bu… Tabii ki “Little Lucy” gibi İngilizce şarkıları yorumlayan rahmetli Erol Büyükburç’u; benim de yıllar evvel konserini izlediğim, yurt dışında festivallere bile çağırılan Rebel Moves’ı; Almanya’da yaşayan Volkan Baydar’ın kurduğu Orange Blue grubunu; Ömür Göksel’in yaptığı İngilizce albümleri ve “Fly Me To The Moon” gibi yabancı şarkıları yorumlayan Ayten Alpman’ı atlamıştım ama iddia ediyorum, o güne kadarki en zengin derlemeydi o… Ve sanki benim yazımı okumuşcasına Türk sanatçılar gaza gelip yurt dışı macerlarına hız verdiler. Hem de çoğu yeni sanatçıydı. Çoğu da prodüktördü. Üstelik bu isimler yabancı ülkelerin listelerinde büyük başarılara imza atıyorlar. Sadece Power TV, Number One TV, Dream TV gibi Türk müzik kanallarında çıkmıyorlar. Aynı zamanda yabancı müzik kanallarında da boy gösteriyorlar. Parçalarının ve kliplerinin kalitesini yabancı şarkılardan ayırmak biraz zor… O yüzden o derlememin ikinci bölümünü yazmak benim için bir farz oldu.
mahmut-orhan-2,pPUHMlkGSUaZQvWwq-Dx1gMahmut Orhan’dan bahsetmek istiyorum öncelikle… Çünkü şarkıları neredeyse tüm dünyayı sallıyor. YouTube’da “Self Control” cover’ı ile ünlenen Sena Şener ile yaptığı “Feel” ile listeleri alt üst ettikten sonra Colonel Bagshot ile imza attığı “6 Days”, Eneli’nin ses verdiği “Save Me” ve daha birçok şarkısıyla Türkiye’yi çok iyi bir şekilde temsil ediyor. Sena Şener ise “Solid Ground” gibi şarkılarıyla kendisine verilen bu şansı iyi değerlendirerek yoluna devam ediyor. DJ Mahmut Orhan’ın bu işe başladığı ilk zamanlarda doğru dürüst ekipmanı bile yoktu, fakat artık dünyanın en büyük müzik festivalleri ve kulüpleri onun peşinde… Bursa’da bir otomobil boyacısının oğlu olarak dünyaya geldi ve ailede müzikle ilginenen tek kişi dayısıymış. O da ramazan davulcusu olarak… Her türlü imkana sahip bazı starlarımız yurt dışına açılamazken onun bunu başarması ibretlik bir hayat öyküsü…
31137_400820008890_7085993_nBir başka DJ olan Burak Yeter aslında yıllardır mücadele ediyor. Yıllar evvel #TrendShow‘da imza gününe denk gelmiştim. Birçok sanatçının imza verdikleri standlar ekmek kuyruğu gibiydi ama onun sırasında birkaç kişi vardı. Günümüzde olsa izdiham olurdu ama henüz o günlerde bu kadar isim yapmamıştı. Zaten daha yeni albüm yapmıştı. Ben de “For Action” adlı ilk CD’sini alıp imzalatmıştım. Onda bir ışık olduğunu hissetmiştim çünkü. Türklerin İngilizce çalışmalar yapıp yurt dışına açılmalarını oldum olası istemişimdir çünkü. Fakat günümüzde o artık dünya standartlarında bir DJ… Başta Danelle Sandoval ile beraber yaptığı “Tuesday” olmak üzere yaptığı şarkılar tüm dünyada dinleniyor. Şu anda “Happy” ve “Crash” adlı şarkılarıyla popülerliğinin keyfine devam ediyor…
Gülşen’in “Kardan Adam” klibinden ve yine Gülşen düeti “Dünya”dan da tanıdığımız model, DJ, fotoğrafçı ve şarkıcı Abdullah İnal’a da yer vermek istiyorum. Yazıyı yazarken klip ve şarkı aklıma geldiği halde Abdullah’ın adını bir türlü hatırlayamıyordum. Şans eseri yazımı sonlandırmak üzereyken Power TV’de “Nobody” klibini görüp Abdullah’ı hatırladım ve son dakika kararıyla o da yazıma girdi. İnal’ın İngilizce şarkı serüveni de epey enteresan.abdullah-inal “Nobody” şarkısına kendi imkanları ve dostlarının desteği ile çocukluğunun geçtiği yerlerde klip çekiyor ve milyonlarca kez izlenerek uluslar arası bir başarı elde ediyor. Bu yazıda bahsettiğim başka vokallere şarkıları söyleten diğer DJ’lerin aksine şarkılarında kendi sesini kullanması parlak olarak gördüğüm geleceği için büyük bir avantaj… Yabancı müzikseverler onun şarkılarının Karayipler’den çıkma bir sound gibi olduğunu söylüyorlar. Benim de aklıma tıpkı onlar gibi Barbados, Jamaika, Dominik Cumhuriyeti gibi tropikal ülkelerin parçaları geliyor.
Deeperise ve Jabbar’a değinmemek olmazdı. “Raf” adlı şarkıları çıkalı neredeyse 1,5 yıl oldu fakat hala müzik kanallarında her gün dönmeye devam ediyor. “Move On” ve “One By One” adlı şarkıları da bu başarıyı devam ettiriyor. Gerçek isimleri Mesut Yılmaz ve Mücahit Turan olan ikilinin sahne isimleri nedeniyle hala birçok insan onları yabancı sanıyor. Mesut ve Mücahit olarak çıkmanın iyi bir fikir olmadığını düşünmüşler. O yüzden Deeperise ve Jabbar isimlerini seçmişler.
Eurovision’dan sürekli teklif beklediğinden bahsedip duran ama Türkiye yarışmaya katılmama kararı aldığından beri yurt dışı hedeflerine kendi imkanları ile ulaşmaya çalışan Hande Yener nihayet geçtiğimiz ay “Love Always Wins” adlı bir İngilizce şarkı yaptı. Yabancıların da ilgisini çekmeyi başardı. Yabancı müzikseverler onu “Türk Lady Gaga” olarak tanımlıyor. Halbuki Hande Yener, Lady Gaga çıkmadan evvel de vardı. İngilizce aksanını ben pek beğenmedim. Mesela “Time”ı “Taym” diye değil “Tam” diye okuyor. Ama sesi güzel olduğu için bu açığı kapatıyor. Klip te harika olmuş. Yabancı kliplerden geri kalır yanı yok. Aynur-AydinAynur Aydın’ın da Hande Yener ya da Sena Şener’den geri kalır yanı yok. “Life Goes On”, “Measure Up”, “Better”, “DNA” gibi şarkılarıyla kasıp kavuruyor.
Bu DJ’lerin arasında biri var ki zaten şanslı doğmuş. Bunu soyadından direk anlayabileceğiniz Faruk Sabancı’dan bahsediyorum. Mingue’ya “Your Call”da, Sabrina Signs’a “Home”da, Zane Fischer’a “Be the 1″da eşlik etti ve Justin Bieber’ın “Let Me Love You”suna remix yaptı. Hakan Akkuş ve Ece Barak, rahmetli Aaliyah’ın “Try Again” adlı şarkısına yaptıkları cover ile dikkatleri üzerlerine çekmeyi başardılar. Hakan Akkuş daha önce “I Can’t Be”, Ersin Ersavaş destekli “Open Your Eyes”, Esra Kahraman vokalli “Ex Love” ile zaten yurt dışında tanınıyordu. Emrah İş ise Delyno ile yaptığı “Private Love ♥” ile milyonlarca kez izlendi ve dinlendi. V-Sag ile beraber yaptığı ”Sea Through”, Gautier’in de yer aldığı “Reflection”, Yalena destekli “Get Better” gibi parçalarıyla adaşı olan megastarın yapamadığını yaptı ve DJ MAG dergisinin yaptığı “En İyi 100 DJ” listesine 78. sıradan girerek bu listeye giren ilk Türk oldu. Sedef Sebuktekin ile yaptığı “Take My Hand” şarkısıyla adını geniş kitlelere duyuran Deniz Kabu ise “Prison Entertainment” albümü yaptı ve dünyaca ünlü yıldızlara remix yapmaya devam ediyor. Mr And Mrs Cactus feat’li “Synchronized” ile “Bu mücadelede ben de varım” diyen İlkay Şencan’a gelirsek eğer son günlerde “What You Want” ve Mert Hakan ortak çalışması “Let Me” ile şöhretini sağlamlaştırıyor. Mert Hakan’la beraber Inna’nın “Nirvana” şarkısına re-mix yaparak şarkıyı insanlara daha çok sevdiren Şencan, SOFI TUKKER’e bile remix yapmıştı.
Dahası da var. Bolier, Arem Özgüç, Arman Aydın ve NBLM’in ortak çalışması “Imagine” istendiği takdirde yabancı şarkıların kalitesinde şarkılar yapabildiğimizi kanıtladı. Barış Manço’nun da yurt dışı maceraları devam ediyor aslında. Kendisinin “Kol Düğmeleri” adlı şarkısından sample kullanan DJ İlkan Günüç & Osman Altun, Sophie’nin ses verdiği “I Dont Mind” ile “Listelerde biz de varız” dediler. İlkan Günüç’ün de hikayesi ilginç… Futbolcu olarak kariyerine başlamış ama spor sektöründe ilerleyemeyince DJ olmaya karar vermiş. Brianna ve Monoir Türk değiller ama onlar da “Lost in Istanbul” adında bir şarkı yapıp Türkiye’de klip çektiler. Yani onlar da ülkemizi bir nevi temsil ediyorlar. Nurettin Çolak; Levent Yavruoğlu ve Alper Öztürk ile Heartstrings grubununda yer almıştı. “Coincidences & You” isimli parçalarına Mixmag dergisinde yer verilmişti. O da “Warmer”, “Cooler”, “Lifeline” gibi şarkılarıyla bu başarısını sürdürmeye devam ediyor. Prodigy grubunun “Breathe” şarkısına yaptığı cover ile adını duyuran Sezer Uysal ise son günlerde “The Story About Us” isimli parçasıyla gündemde… Murat Salman’a gelirsek eğer “Chief” adlı şarkısı birçok yerde çalıyor. Edyra ise asıl adı Erol Dinçer Rahmet olan bir Türk aslında…

Think-Less
Emre Arısev’den Sercan Yanbay’a, Ümmet Özcan’dan Mert Yücel’e daha birçok prodüktör veya DJ, dünyada ülkemizi başarıyla temsil ediyor. Fakat maalesef yaptıkları müziği Türkiye’de dinleyen kitle azınlık kaldığı için yurt dışında tanındıkları halde Türk medyası tarafından fark edilmiyorlar. Evet, şarkıcı olarak da temsil edilmemiz önemli ama onları da görmezden gelmeyelim lütfen. İnşallah bundan birkaç yıl sonra bu yazımın devamını yazmak zorunda kalırsam star olarak tüm dünyayı sallayan bir şarkıcımız olur. Gelecek yazıda görüşmek üzere…

 
NOT: 08.10.2018 tarihinde yazdığım bu yazım ilk olarak 22.10.2018 tarihinde http://www.sadecemuzik.net/Turgay-Suat-Tarcan/tuerk-sanatc-lar-n-yurt-d-s-maceralar-devam-ediyor.html adresinde yayınlanmıştır.

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe