Ünlüler Michael Jackson İçin Ne Dediler? (Bölüm 2)

BILL KAULITZ (TOKIO HOTEL’İN VOKALİSTİ): David Bowie, Kiss, Elton John, Daft Punk, Pink Floyd, Coldplay, Muse ve Radiohead’i çok seviyorum. Ama en sevdiğim, tabii ki Michael Jackson…

SAVAŞ MANÇO: Michael Jackson’ı fazla takdir ettiğimi söyleyemem. Ayrıca o 30 yıl kadar önce meşhur olmaya başladığında benim de klasik müzik devrimim başlamış ve kendi çapımda büyük bir TürkOperaLover olmuştum. (MjTurkLover ismine gönderme yapıyor) Ayrıca, o zamanlar, benim için MJ’den çok daha değerli ve çok daha ünlü bir müzik adamı çok yakınımda yaşıyordu ve ben tüm müzik dinleme açlığımı onla doyuruyor, tüm enerjimi ona ayırıyordum. Yine o sıralarda 3 – 4 yaşlarında bir çocuk olan yeğenim Doğukan da annesi ile Belçika’daki evlerinde idiler. Annesi Lale Manço MJ’nin hayranı idi ama Doğukan her halde şarkıcıyı veya şarkılarını çok itici buluyordu ki MJ her televizyona çıkışında kanal değiştiriyordu. Bir seferinde annesi “Ne yapıyorsun oğlum: Maykılcaksın” deyince “Hayır anne: Maykılmıycam işte!” yanıtını verip yine kanal değiştirdiydi de biz de gülmekten katılmıştık…
(Barış Manço’nun değerli ağabeyine bir altta göreceğiniz Barış Manço’nun Michael Jackson’ı takdir eden demecini MjTurkLover olarak elimize geçirdiğimizi ve Savaş Manço ile röportaj yaptığımız günlerde bir Survivor yarışmacısı olan Doğukan Hazar Manço ile eski Galatasaraylı futbolcu Ümit Karan’ın ödül oyununda MP3 Player’da dinledikleri şarkıcılardan birisi olarak Michael Jackson’ı seçtiklerini, hatta dans ettiklerini söyleyince tepkisi şöyle oldu:) Barış Manço, Barış Manço’dur, ben de Savaş Manço’yum. Herkes kendi kişiliği ile yaşar bu dünyada. Ayrıca zevkler ve seçimler özeldir ve bu konular tartışma kaldırmazlar ki… Sevgiler ve başarılar.

BARIŞ MANÇO: Steven Spielberg, popüler kültürle, sanatı birleştirenlerin büyük bir örneği. George Lucas da çok önemli. Sonra Landis var, apayrı bir olay, bir “evenement” o herif. Spielberg’le benim ortak noktalarım var. O da mesela pat “ET”yi yapıyor, bütün çocukları sürüklüyor. Michael Jackson, aynı olaydır müzikte. Michael Jackson’ın klip filmlerini de çekenler Landis ve Spielberg’dir zaten. Paul McCartney’le yaptığı “Say Say Say”i Spielberg çekmiştir. Orada John Landis’i aldığı gibi, arkada da Quincy Jones’u almış, müzik adamlarının en büyüğünü. “Beat It”teki meşhur gitar soloyu çalmaya Van Halen’ı çağırmışlar. Şu anda Amerika’da en iyi gitarist Van Halen… Her şeyin en iyisi alındığı zaman, zevkler basite indirgeniyor.

EDDIE VAN HALEN: Tüm dünya gibi ben de bu haberi aldığımda şok geçirdim. Michael ile “Beat It” gibi bir parçada çalışmış olmaktan dolayı çok mutluyum. Kariyerimde unutamayacağım adamlardan biri… Onu çok özleyeceğim, huzur içinde uyusun.

SEZEN AKSU: Benim için Michael Jackson’ın gidişi çok büyük bir kayıp oldu. En kötüsü de insanların değerinin ölünce anlaşılması. İnanın ki sahneye çıkarken onun hüznünü yaşadım. (Turkcell Kuruçeşme Arena’daki konserinde)

HALİL POSBIYIK (KARADENİZ EREĞLİSİ BELEDİYE BAŞKANI): Michael Jackson öbür tarafa eksik gitti, buna üzülüyoruz. (Kendisine “Halilciğim 2010’da Ereğli’yi düşünüyorum” dediğini iddia ederek müzisyenin kentini göremeden gitmesine hayıflanıyor)

TARKAN TEVETOĞLU: Michael Jackson çok büyük bir isimdi. Şarkıları da, kendi de unutulmayacak. Unutulmamalı! (Çeşme’deki konserinde “Unutmamalı” şarkısını Popun asıl Kralı’na ithaf ederken)

ÖMÜR GEDİK: Michael Jackson sadece bizim kuşağı etkilememiş. Gençler de ona hayran ve hayatlarından gitmesine izin verecek gibi görünmüyorlar.

JANET JACKSON: Ağabeyimin ölümü büyük bir acıydı. Bu acıyı ailemin diğer fertlerine yakınlaşarak azalttım.

SERDAR ORTAÇ: İnsanlar beni, ben de Justin Timberlake ve Michael Jackson’ı kıskanıyorum.

JUSTIN TIMBERLAKE: Çok yetenekli ve öncü olan Michael Jackson’ı sadece pop müzik için değil, tüm müzikler adına kaybettik. Birçok nesli etkilemiş birisi ve her zaman sahnede ve diğer zamanlarda onunla geçirdiğim vakitleri, müzik adına ondan öğrendiklerimi hatırlayacağım. Kalbim ailesi ve sevenleriyle…

ERDEM YENER: 12 yaşımda İskenderun’da Michael Jackson taklidi yapıyordum. Çeşitli organizasyonlarda kostümle, perukla Michael Jackson dansları yapmaya başladım. Sırf bu taklidim yüzünden beni sık sık çaylı diskolara çağırdılar. Peruğumu takıp, kostümümü kuşanıp şovumu yapardım. İlk paramı da böyle kazandım.

KUTLU ÖZMAKİNACI (YÜKSEK SADAKAT): Michael Jackson tutmuş formüller üzerinden ilerlemez, her defasında her şeyi yeniden yaratır.

EVREN MEVLANAOĞLU: Michael Jackson şarkılarını ve şovlarını bıkmadan izlediğim, melek olduğu zaman günler boyu ağladığım, dünyada eşi benzeri olmayan, onun gibisinin asla bir daha var olmayacağını düşündüğüm dünyanın tek starı…

CAN-KAT ERTAN: MJ gelmiş geçmiş ve gelecekte de en iyi Pop Müzik Sanatçısı olarak kalacaktır… Birçok eserimin ve aranjelerimin ilham kaynağı Michael olmuştur…

ROBBIE WILLIAMS: Michael Jackson’a ithafen yazdığım şarkı “Morning Sun”ın sözlerinin anlamı döndü, dolaştı yine beni buldu.

EMİR YEŞİL (DOLAPDERE BIG GANG): Şu anda Michael Jackson konserinde sanatçının hayranlarıyla tepine tepine dans etmek için her şeyi feda edebilirdim.

NATASHA BEDINGFIELD: Küçükken “Susam Sokağı” ve Walt Disney tarzı şeyler dinlerdim, müzik diye. Yani 80’lerin radyo pop hitleriyle falan pek aram olmadı. Sonra Prince ve Michael Jackson’a merak sardım.

FERGIE (BLACK EYED PEAS): “Beat It” tüm zamanlardaki favori şarkım. Will.i.am ile beraber yaptığım “Beat It” cover’ıyla ilgili olarak Michael Jackson’ın düşüncelerini merak ediyorum.

WILL.I.AM: Michael Jackson bir yere gitmedi ki geri dönsün!

JERMAINE JACKSON: Michael, İslam’ı kalbinden kabul etti. Güvenlik görevlileri ve çocuklarının bakıcıları Müslüman’dı, Michael onlara çok güvenirdi. Ben de Suudi Arabistan gezilerim sonrasında ona İslamiyet’i anlatan birçok kitap getirmiştim. Bu dine kendini yakın hissediyordu, çünkü kitapları okuduktan sonra İslamiyet’in ne kadar saf olduğunu görmüştü. Kalben Müslüman’dı. Taciz davası bittiğinde dinlenmek için evine değil, Bahreyn’e gitti. Orada kendini daha rahat hissediyordu. Hep İslamiyet hakkında sorular sorardı. Bir keresinde de bana “Mekke’ye gitmek nasıl?” diye sormuştu. Yokluğu çok zor… Hepimiz çok etkilendik. Onun adını anmadığımız bir gün dahi yok. Yavaş yavaş iyileşiyoruz. Onun mirasını onur ve gururla taşımak gerekiyor.

AMY LEE (EVANESCENCE): En sevdiğim müzisyenler Tori Amos, Nirvana, Michael Jackson, Björk ve Coldplay… Mariah Carey dinlediğimi de inkar etmiyorum.

AHMET SAN: 1992’deki Michael Jackson konserlerinin sanatçının hastalanmasından dolayı İstanbul, İzmir konserlerinin iptal olması ve Türkiye’ye gelip iki gün burada kalıp, iyileşmek için Londra’ya geri dönmesi hakkında “Altı ay önce biletler satıldı, Ahmet San repoya yatırdı”, “Sahtesini getirdi” gibi spekülasyonlar yapılınca delirdim, 1993 yılında da o dönemin en büyük devleri Michael Jackson ve Madonna’nın da aralarında olduğu 15 günde bir 8 stad konseri yaptım ve 300.000’lik bir seyirciye ulaştım. O zaman rahata erdim. Michael Jackson ve Madonna’dan sonra en kalabalık konserim Metallica’lardı. 47.000’leri bulmuştu o.

EROL BÜYÜKBURÇ: Michael Jackson, belli noktaları açığa çıkaran ve halkın beğenisini kazanan insanlardan olmuştur. Frank Sinatra, Marilyn Monroe gibi birçok unutulmaz figürün bir sentezidir bence. Uzun bir dönemin en üst düzeyde anlatımını içeren figür olarak ortaya çıkmıştır. Büyük bir zaman diliminin bütün özelliklerini ve güzelliklerini üzerinde barındırır. Elvis’in ölümü de Michael Jackson gibi dünyada büyük bir üzüntü yaratmıştır. Böyle insanları yaşadığı zaman fark edemeyiz. Biz daha sade alışkanlıklarla yetinirken onlar bize yeni hayat görüşleri, anlayışlar hatırlatıyorlar. Çeşitlendiriyorlar, zenginleştiriyorlar. Michael Jackson’ın ölüm haberi bana neler hatırlatmadı ki? Bir kere ben Michael Jackson’ın kuklasını yaptım. İbiş’in karşısında Michael Jackson’ı sorgulattım. Benim için o dönem çok önemliydi. İbiş’le Michael’ın konuşmaları vardır bende, inanılmaz konuların açılımını yapar. Bunları öyle basite, hafife almasınlar. İbiş onu karşısında görünce beğenisini ihsar etti. Dedi “Maykıl hadi kaykıl, azıcık daha yap figürlerini”. Ben Michael Jackson’ı dans ettirirken “Yahu ne kadar da güzel oynuyorsun. Her tarafın Maşallah lastik gibi” dedi. İbiş bile sevdi Michael Jackson’ı. Televizyon haberlerinde “Michael Jackson öldü” denince, bir yaprak düştü içimde. Belki yaşımdan dolayı olacak, böylesi ölümleri işlevlerini tamamlayıp huzura uzanan bir kişilik olarak görüyorum.

ALEXANDER RYBAK: İnsanların gözünde hiçbir zaman Sting, Andrea Bocelli ya da Michael Jackson düzeyinde görülemeyeceğim.

ÖVÜNÇ DAN (KAÇAK): Michael Jackson öldüğü gün büyüdüğümü hissettim.

FERMAN AKGÜL (maNga): Bazıları giderken bu hayattan, tarifi zor bir eksiklik bırakır üzerinizde. Denizde yürürken dalgalar aniden alır ya kumları ayaklarınızın altından, işte ona benzer bir şey. Michael Jackson’ın ölümü de bende böyle bir etki yarattı. Hiç hesaba katmadığım bir şey eksildi içimden. Onun ölümünden duyduğum üzüntü mü sebep oluyordu buna; yoksa bir dönemin kapanışına tanıklık etmek canımı mı sıkmıştı, bilemiyorum… Bildiğim ve emin olduğum tek şey; şaşırmayı unutmuş ve gittikçe daha da çok utanacak olan dünyaya, bizi onun kadar heyecanlandıracak birisinin bir daha gelmeyeceği. Arkasından yapılan anma mı, kutlama mı olduğu belli olmayan abartılı törenler yerine hayatını araştırıp anlamaya çalışmak bence onu anmanın en güzel şekli olacaktır…
(“This is it” galasının ardından) Bu kadar sakin, nazik olabileceğini düşünmüyordum yani. Hani genelde böyle büyük starlar provalarda izlediğim kadarıyla çok stresli, hatta küfürlü, sert olabiliyorlar ama Michael Jackson çok sakin, her şeye böyle “Love, sevgi” diyerek yaklaşması ilginçti.

ASLI GÖKYOKUŞ: (“This is it” filminin galasının ardından) Ne kadar sevgi dolu… Yani o ekibine bazı uyarılarda bulunurken bile… Bir taraftan uyarılarda bulunmaya çalışıyor, bir taraftan onun o genel, hep görmeye alıştığımız yumuşaklığıyla söylemeye çalışıyor her şeyi… Bilmiyorum, çok üzülerek izledim açıkçası ben…

HAYKO CEPKİN: (“This is it” filminin galasının ardından) Provalar için kendisini çok fazla yormamaya çalışan bir adam görüntüsünde… Ama kendini tutamayıp kendine göre dozunu kaçırdığı noktaları da var yani… Her şeyiyle provada yürekten provasını yaptığını da görüyorum.

BEYONCE: O sihirliydi, hepimizin olmak için uğraştığı kişiydi. Her zaman Pop’un Kralı olarak kalacak. Hayat kaç kere nefes aldığınızla değil, nefesinizi kesen olaylarla ne kadar karşılaştığınızla ilgilidir. Onu gören, hisseden ya da duyan herkes için; hepimiz Michael Jackson sihrini tadan bu jenerasyonda olduğumuz için gurur duyuyoruz. Seni seviyorum Michael.

DIDDY: Michael Jackson bana aslında ritmi görebileceğimi öğretti. O, müziği hayata geçirdi! Benim sihre inanmamı sağladı. Onu özleyeceğim!

CHRIS CORNELL: Altı yaşında olduğumu ve siyah beyaz televizyonumuzda The Jackson 5’ı izlediğimi hatırlıyorum. Diğer kardeşleri de iyiydi ama onun başında bir hale vardı. 12’sinde süperstar. Ne kadar umut verici bir şey! O gerçekten sihirliydi.
“Billie Jean” cover’ını şarkıyı çok heyecanlı bulduğum için seçtim. Aslında böyle bir planım yoktu. Müziği biraz değiştirdim, ama sözlere dokunmadım. Bu bir şaka değil. Şarkının sözlerinde paniğe takılmış bir hava var, biliyorsunuz. Gerçekten kötü bir olay, biri size geliyor ve çocuklarının babası olduğunuzu söylüyor ama aslında değilsiniz.
Provalarda ve sahnede spontane takılmayı seviyorduk. Örneğin ben kimsenin tahmin etmeyeceği bir şarkıyı oturup akustik olarak çalmaya başlıyordum. Hepsi sürpriz olarak gelişiyordu. Bunu eğlencesine yapıyorduk. Bu albüm üzerinde çalışırken de ne kadar uçabileceğimi görmek istedim. Bir şarkısını cover’lamayı asla hayal edemeyeceğim, hatta istemeyeceğim birine götürdü sonuç beni… O şarkıyı alıp, kendimi onu çalarken hayal edebileceğim bir noktaya getirmek istedim. Ortaya çıkan sonuç beni çok şaşırttı, çünkü bu şarkının sözlerinin aslında ne kadar güçlü olduğunu fark ettim. Akustik olarak çalmaya başladığımda sözlerin bütün gücü ortaya çıktı ki bu şarkı gerçek bir hikayeden yola çıkılarak yazılmış. Önceleri b-side olarak yayınlamayı planlamıştık ama ben fikrimi değiştirdim ve bu cover versiyonun doğrudan albüme girmesini istedim.

PATRICK STUMP (FALL OUT BOY): Davis ve Coltrane’in bop’a yaptığını o pop’a yaptı. Neil Armstrong’un Ay’da yaptığını, o R&B’ye yaptı; tek başına bir dünya keşfeden bir kaşif… O dansın Nikola Tesla’sıydı.

TIMBALAND: Şahane bir adamdı, olağanüstüydü. Çocukken izlerdim ve “Adamım, gerçekten çok çalışıyor bu adam” derdim.

SNOOP DOGG: Müziğinin ve ruhunun asla ölmeyeceğini hissediyorum, çünkü çoğumuzu etkiledi. Bize önemli biri olabilmemiz için umut verdi.

ATİYE: Favorim tabii ki Michael Jackson… Şaşırtıcı derecede yenilikçi dans hareketleri ve dilimize takılan şarkılarıyla farklı gelmişti. Kuzenlerimle onu taklit etmeye çalışırdık.

BORA BARUTÇULAR (LİTYUM): Michael Jackson’ın “Bad” kasetini dinlediğimi hatırlıyorum ama çok küçüktüm, babama aldırmışımdır kesin.

MARIAH CAREY: (Michael Jackson’ı anma töreninin ardından) Bugün şarkı söylemek benim için neredeyse imkansızdı. Kendimi ağlamamak için zor tuttum. Özür dilerim. Şarkıyı toparlayamadım, o önümde yatarken boğazıma bir şey düğümlendi.

PAMELA SPENCE: Böyle insanlar hakkında bazen büyük sözler söylemek zordur. Tüm dünyanın belki de en tanınmış en şöhretli sanatçısı, Michael Jackson… Kimine göre Jacko, MJ ya da sadece Michael. Ne inanılmazdır ki, hemen hemen herkes kendisinden ilham almıştır. Müziği, dansları, şovları, klipleri… Neredeyse attığı her adım bir olay olan bu insan gerçekten de doğaüstü gibi. Biraz yarım, yalnız ve eksik gitti ama, “Her ölüm, güzel bir ölümdür” demek istiyorum onun için. Bir stara yakışır şekilde, yine tüm dünyaya kendisinden bahsettirerek gitti. Bizler sanatçı olarak biliyoruz ki yaptığımız her başarılı çalışma aslında başarısız olan çalışmalarımızdan daha büyük bir yük bindiriyor bedenlerimize… Hayatında kusursuzluğu arayan bu insan için düşünün ki ne kadar zor yeni bir mucize yaratmak müzik dünyasında. Bizler de belki de haddimiz olmadan ama hep imrenerek kalıcı olmaya çalıştık. Ben şahsım adına dans etmeyi seven biri olarak MJ’in büyük hayranlarından biriyim. Belki kısmi olarak hayatlarımızda bir şeyleri değiştirmedi ama çabalayıp üreterek neler yapılabileceğini tüm dünyaya ispatladı. O kadar zordur ki kazananı belli bir yarışa devam etmek… İşte o hiç vazgeçmedi. Gençlik yıllarımızda hepimize, ayağımızda beyaz çorapla Moonwalk dansı yaptırdı. M.J. bize “Hey dostum, seksin rengi yoktur, siyah veya beyaz fark etmez” dedi. Irkçılıktan çok çeken bir insan, birçok gence ayrımcılığın yanlış olduğunu gösterdi. Bana göre bir sanatçının üzerine düşen her türlü görevi yerine getirdi. Pop müziğin DNA’sını çözdü. R.I.P.

NİL KARAİBRAHİMGİL: Paylaşmak daha kolay, sıyrılıp büyümek, kocaman olmak artık daha zor. Michael Jackson kadar ikon olabilmek mümkün değil demek, eskiden “icat olunacak her şey icat oldu” diyen adama benzemek olmasın? Ama bana zor görünüyor. Konu ve dikkat dağıldı. İkon olmak, tepelere bayrak dikmek, 100 milyon satmak falan hızla uzaklaştı bence. Artık minik topluluklar derince bağlanıyor. Bu da kimseyi o kadar yaldızlı yapmaya yetmez. Allah gecinden versin, Madonna, yani kraliçe gidince de Jackson’ın ölümünden sonraki kenetlenmeye benzer bir şey yaşanır. Onun dışında ömrümüz yetmeyebilir böyle bir yıldız kayması daha görmeye… Halley gibi… O da 60 yılda bir mi geçiyor ya? Yanlış biliyor olabilirim ama demek istediğim anlaşıldı, değil mi? Dünya çapında bir daha 1982’deki Thriller gibi satmak zor. Analog dünya devrimi olur da eskiye dönersek niye olmasın? Büyük çöp çıkar o zaman dünyadan değil mi? Son olarak, Billboard 200’ün zirvesinde tam 37 hafta kalmak diye bir şey olmayacak mı derseniz, olacak, ben yapacağım!

DAVID GEST: Michael Jackson 30. yıl dönümü dolayısıyla vereceği konserde Liza Minelli’nin de sahneye çıkmasını istiyordu. 2001 yazıydı. Ben ise Liza Minelli’nin işinin artık bittiğini düşünüyordum. Adamlarımdan birini yolladım. Bana telefon etti, “David, şarkı söyleyebiliyor” dedi. Ben de kalkıp kendi gözlerimle görmeye gittim. Şarkı söyledi… Ona dedim ki: “Sana aşık olabilirim ama şişman kadınlardan nefret ederim”. Evet, aynen böyle söyledim! (Evlendiği karısı Liza Minelli ile nasıl tanıştığını anlatıyor)

USHER RAYMOND: Radyoyu dinlerken cidden endişe duydum. R&B’nin kökenini, gerçekte ne olduğunu ve nerden geldiğini kavramak zorundasın. Bunun için savaş veriyorum. Marvin Gaye, Stevie Wonder, Michael Jackson, tüm dinlediklerinizde bu isimlerin etkilerine rastlamanız bu yüzden, işin kökeninde bunlar var çünkü. Gençlerin bunu çok iyi bilmesi gerekiyor.

ECE ERKEN: Bunun detayına niye ineyim ki abi? O konuda ben çalışma yapıyorsam, insanları doyurmaya çalışıyorsam, bu soruyu sormakta çok haklı olurdun. Yani Afrika demem şuradan, sonuçta Michael Jackson’ın klibinde, “We Are The World”de 5-10 tane sanatçının okuduğu parçada Afrikalı çocukların görüntülerinden bunu insan anlayabilir. (Savaş Ay’ın Ece Erken “Afrika’da açlık var” demesi üzerine “Koca kıta. Neresinde açlık var Afrika’nın?” diye sormasından sonra verdiği cevabı)

LIAM HOWLETT: Michael Jackson’ın “Thriller”ı ile büyüdük hepimiz. Bu şarkıyı bir gün gelip kullanacağımı biliyordum. Yeni albümü hazırladığım dönemde şarkıyı tesadüfen bir yerlerde dinledim ve aklımdan geçenleri hayata geçirmek istedim. İki şarkının da özel bir hikayesi yok aslında. (Shocking Blue’nun “Love Buzz”ından ve Michael Jackson’ın “Thriller”ından sample alma nedeni sorulunca)

MISSY ELLIOT: Michael Jackson’ın “Thriller” adlı şarkısının klibindeki bütün dans hareketlerini ezbere biliyordum. Bu çok tuhaf… Janet’e çok yakınım ve Michael’la hiç tanışmadım. Tabii ki Janet’e; “Hey Janet, beni Mike’ın evine götür” diyemem!

JAY-LAL (BORA UZER): Kariyerim, İstanbul’da Kangroove adında, birlikte Michael Jackson cover’ları yaptığım grupla başladı. Artık Jackson şarkıları çalmıyorum ama aslında ben gerçek bir Michael Jackson fanıyım.

MUTT LANGE (DEF LEPPARD’IN PRODÜKTÖRÜ): Def Leppard’ın stüdyo aşamasındaki albümü metal dünyasının Thriller’ı olacak. O albümden 7 single çıkmıştı, bundan da 7 single çıkacak.

MADONNA: Michael Jackson’ın ölümüne gerçekten çok üzülüyorum, ondan etkilenmeyen hiçbir artist olduğunu düşünmüyorum. Bu üzücü haberden dolayı ağlamaktan kendimi alamıyorum. Michael Jackson’a her zaman hayrandım. Dünya çok iyi birini kaybetti ama onun müziği sonsuza kadar yaşayacak. Kalbim çocukları ve ailesiyle… Tanrı onları korusun.

KELLY ROWLAND (DESTINY’S CHILD): Michael, sen bize çok değerli bir miras bıraktın. Müziğimize katkılarından ve hayatımıza olan etkilerinden dolayı çok teşekkür ederiz. Bu, müzik dünyasında bugüne kadar yaşanan en üzücü gün olmalı. Huzur içinde uyu Michael. Seni özleyeceğiz.

JOHN MAYER: Hem onu, hem de kasetçalardan “Thriller”ı dinlediğimiz günleri yitirdiğimize ağladığımızı düşünüyorum. Stüdyoda sersemledim. Kültürel DNA’nın çok önemli bir parçası bizi terk etti. Huzur içinde uyu Michael Jackson.

BRITNEY SPEARS: Michael Jackson’ı Londra’da izleyeceğim için çok heyecanlıydım. Aynı tarihlerde ben de Avrupa’da turnede olacaktım ama onu izlemek için Londra’ya uçacaktım. Benim bütün hayatımı etkileyen bir isim ve öldüğü için gerçekten yıkıldım.

AYÇA SARIGÜL: Kendi paramı biriktirerek aldığım ilk albüm Michael Jackson’ın “Bad” (1987) albümü…

JUSTIN BIEBER: Michael Jackson benim ilham kaynağım… Öldüğüne inanamamıştım. “Henüz onunla tanışamamıştım bile!” diye düşünmüştüm. Gerçekten üzüldüm.
Siyahi müzisyen ve şarkıcılar bana daha çok ilham verdi. Michael Jackson ve Boys II Men örneğin… Seslerini ve insanları eğlendirme tarzlarını seviyorum. En gencinden en yaşlısına kadar geniş kitlelere dokundular. Benim de amacım bu, insanları eğlendirmek yani…

MUSTAFA KEMAL ÖZTÜRK (BADEM): Hayatımı anlatan bir film çekilse sonuntrack’inde Michael Jackson’dan “Man in the Mirror” çalmasını isterdim.

LOGAN PHILIP HENDERSON (BIG TIME RUSH): The Beatles, BB King, Elvis Presley, Eric Clapton, Aerosmith, Incubus, Taking Back Sunday, Radiohead ve Michael Jackson dinleyerek büyüdüm.

FUAT GÜNER (MFÖ): Madonna’dan “Frozen”, Queen’den “The Show Must Go On”, Metallica’dan “Nothing Else Matters”, Michael Jackson’dan “Black And White”… (Erdal Kızılçay ile beraber cover’ladıkları şarkıları açıklıyor)

ERDAL KIZILÇAY: O sonuncusu viski markası değil miydi? “Black Or White” olmasın? (Fuat Güner’in hatasını düzeltiyor)

BARIŞ ERTUNÇ (MALT): Ya Michael Jackson – “Bad”, ya Europe – “The Final Countdown” ya da Iron Maiden – “Somewhere In Time”… Aldığım ilk albümü hatırlamıyorum.

ONUR ATAMAN (PLANEUR): Michael Jackson’ın “Beat It”ini ben yazmak isterdim.

ADAM LAMBERT: Şarkı söylemeye başladığım o ilk yıllarda kahramanlarım, favori yıldızlarım Michael Jackson, Freddie Mercury, David Bowie, George Michael ve Madonna’ydı. Liste uzar…

LISA MARIE PRESLEY: O biliyordu. Michael ve ben hayat hakkında genel anlamada çok derin bir konuşma yapıyorduk. Konuşmada geçen tüm konuları tam ayrıntıları ile anımsayamıyorum fakat o bana babamın ölümü ile ilgili bir şeyler soruyordu. Bir noktada durdu ve kendi sonunun da Elvis Presley’in sonu gibi olacağından dolayı gerçekten korktuğunu söyledi. Ben de onu çarçabuk bu fikrinden caydırmaya çalıştım arkasından o omuzlarını hayır anlamında oynattı ve başını sağa sola sallayarak bana katılmadığını belirtti.

BİLGE KÖSEBALABAN (DIREC-T): Jacko gelmiş geçmiş en büyük vokalist ve dansçıdır… Ve benim en büyük idolüm… 1993’te İnönü Stadı konserine Blue Jean’den bilet kazanıp 13 yaşında Adana’dan otobüsle gelmiştim… O günü keşke tekrar defalarca yaşayabilsem… Danstaki her hareketi, her vokal numarasında öyle derin bir zeka ve estetik var ki, bence ders olmalı sanat okullarında adına… Sonsuza dek seviyorum MJ’yi…

SKY FERREIRA: Küçüklüğümde aile dostumuz Michael Jackson ile bolca vakit geçirdim. Onunla arkadaştık. Doğdum ve onun etrafında büyüdüm. Onu her zaman görüyordum. Beraber tatillere falan gidiyorduk.

Usher-Mariah-Michael-maNga-LisaMariePresley-Madonna-Fergie-JustinBieber-PamelaSpence-Tarkan-AmyLee-BritneySpears-CanKat-SavasManco-EvrenMevlanaoglu

İBRAHİM TATLISES: Michael Jackson’dan söz açılmışken, gerçekten bir dünya starı… Çok önemli bir ses… Önemli bir yorum… Ben geçen gün onunla ilgili bir yorum yaptım. Bilmiyorum, doğru mu yaptım? Ben onun ilk halini çok seviyorum gerçekten… Çikolata gibi esmer bir delikanlı… İşte etraf bazen insanları şaşırtabiliyor. İşte “Şöyle yapalım, böyle yapalım” derken adamın o hokka gibi burnu ne hale geldi? Bebek gibi suratı, o çikolata suratı ne hale geldi? Sesini dünyaya, dansını dünyaya kabul ettiren insan… Allah mekanını cennet etsin. Allah mekanını cennet etsin. Allah mekanını cennet etsin.
MEHMET ALİ ERBİL: (İbo’ya karşılık) Dünyaya da böyle bir star gelmez.
İBRAHİM TATLISES: Mümkün değil. Böyle bir oyun yok. Böyle bir dans yok. Yani o Allah’ın kullarına baş ettiği lütfüdür gerçekten. Ama işte gelgelelim estetiğe…
MEHMET ALİ ERBİL: Ama onun bir hastalığı varmış. Böyle beyazlama hastalığı… O yüzden onu kapamak için eskiden siyaha boyarmış vücudunun bazı bölümlerini… Daha sonra bakmış ki üstesinden gelememiş. Tamamen beyazlanayım demiş.
FATİH ÜREK: Renk pigmentleri ölüyor yani.
PETEK DİNÇÖZ: Cilt kanseri olmuş. Daha sonra cilt kanserini yenmiş galiba. Öyle bir şey okudum ben… Sonuçta ölümlü dünya… Hepimiz göçüp gideceğiz bu yalan dünyadan…
İBRAHİM TATLISES: Kesinlikle… Ama gerçekten de hoş bir seda bıraktı. Bizde 35 sene daha 5 milyon ya sattı, ya satmadı. 6 milyon… Belki de 10 milyon… Ama o 170 milyon kaset sattı. (İbo, Thriller’ı kastediyor olmalı. Toplamı bunun kaç kat üzerinde. Thriller tek başına o miktara yakın satmıştır) Böyle bir para düşünemiyorum. Böyle bir duyurma düşünemiyorum. Dünya starı oluyor ondan sonra… Onunla ilgili küçük bir şey anlatayım. Sabah erken uyandım. Bir ses geliyor. Evdeyiz. Bir baktım, bu “Thriller” mı ne, o parça çalıyor. Oğlum İdo, başında şapkası… Aynen Michael’ın beyaz elbisesi, rugan ayakkabı, kolunda kırmızı bantı, abi bir oynuyor; zannedersin Michael Jackson…

TST’NİN NOTU: Yukarıda ünlülerin Michael Jackson hakkındaki demeçlerinin büyük bir bölümü Blue Jean, “Barış Manço: Uzun Saçlı Dev Adam / O Bir Masal’dı” Kitabı (Hulûsi Tunca), Sabah, Kelebek, Hürriyet, Günaydın, Haber Türk, Milliyet, NTV, Billboard, Aktüel, Mix, Star ve Rolling Stone gibi kitap, TV, gazete ve dergilerden derlenmiştir. Fakat bazı ünlüler MjTurkLover için özel demeç vermişlerdir. Onlara MjTurkLover sitesi olarak çok teşekkür ediyoruz ve site sahiplerini, sözlük yazarlarını, başka forumların üyelerini duyarlı olmaya davet ediyoruz. Demek istediğim; lütfen izinsiz kullanmayın ve kaynağı www.mjturklover.com olarak belirtin. Bendeniz Turgay Suat Tarcan ve MjTurkLover’ın kurucusu Burçin Sakallı’nın bu özel çalışmayı yaparken verdiğimiz emeği düşünün. Michael Jackson vefat etmeden yıllar evvel kişisel web sitem TST Interactive için yine böyle bir çalışma yapmıştım ama bana özel demeç veren hiçbir ünlü yoktu. http://www.tst.gen.tr/mjsoz.htm adresinde yayınladığım ilk bölümü başka siteler kaynak göstererek ya da göstermeyerek kendi sitelerinde kullanmışlardı ve hatta hala copy+paste etmeye devam ediyorlar. Hatta bir web sitenin yöneticisi tamamen derlemeyi aynı sıralamayla copy+paste yaptıkları halde, aralarında kendi çevirilerim bile olmasına rağmen “Bunlar sana ait değil, Blue Jean’den aldık” demişti. Halbuki sadece Blue Jean’de yayınlananlar yoktu. Türk sanatçıların Türkçe Pop Müzik dergilerine verdiği demeçler bile vardı örneğin… Sonra suçlarını kabul edip kaynağı göstermeye karar vermişlerdi. Aynı hassasiyeti her siteden göremedik. Bakalım MjTurkLover olarak hazırladığımız sayfayı copy+paste yaptıklarında bazı ünlülerin bize verdikleri özel demeçleri için de aynı şeyi diyebilecekler mi? O yüzden hangilerinin MjTurkLover’a özel demeç verdiğini açıklamıyoruz. Derlemeyi Şehrazat’ın Aktüel’e verdiği röportaj ile sonlandırmak istiyorum. Neden sona bıraktığıma gelince… Yeni Aktüel”in “9-22 Temmuz 2009” sayısını almıştım. Michael’ı kapak konusu yapmamışlardı. Kapağa Ayhan Işık’ı koymuşlardı ama dergi sayfası klasörüm için dergiyi almıştım, çünkü Michael Jackson’a 4 sayfa ayırmışlardı. Büyük resim olarak Thriller döneminden kalma çok güzel bir resim vardı, poster olarak asılabilirdi yani… Yalnız benim ilgimi çeken ilerleyen sayfalarda bir başka konu olmuştu. Ünlü söz yazarı ve besteci, Türk Pop Müziği’nin kilometre taşlarından biri olan Şehrazat’ın Michael Jackson’la ilgili açıklamaları “yorum yok, buyurun okuyun” cinsinden…

ARDA USKAN: Bugüne kadar kaç şarkın oldu piyasada?
ŞEHREZAT: 300’ün üstünde. Ama kan ağlıyorum kaç gündür…
ARDA USKAN: Sakın Michael Jackson öldüğü için deme…
ŞEHRAZAT: Aynen öyle.
ARDA USKAN: Beni hiç etkilemedi…
ŞEHRAZAT: Sen başka bir dünyanın insanısın, ben başka bir dünyanın. Ortak noktalarımız vardı, duygularını hissediyordum. Bunu anlatamam. Çok ağladım. Hayatımın bir parçası koptu gitti. Gözlerini okuyabiliyorum onun. Aslında bu, üretken ruhların birbirlerini tanıması, anlaması…
ARDA USKAN: Ama sen genç erkek çocukların peşinden koşmadın…
ŞEHRAZAT: Onu sakın söyleme. Büyük bir komploydu. Ben Michael Jackson’ın ipinin çok büyük güçler tarafından altı yıl önce çekildiğini biliyorum. Kardeşi Jermaine’nin Müslüman olmasından sonra Michael’ın da o cemaate girmesi işi bitirdi. Hiçbir zaman “Müslüman oldum” demedi ama inkar da etmedi.
ARDA USKAN: Ne olmuş yani?
ŞEHRAZAT: Onun dünyada 4-5 milyon, “öl” dese ölecek fanatik hayranı var. Zaten arkasından intiharlar başladı. Eğer Müslüman olduğunu resmi olarak açıklasaydı, bu insanlar 48 saatte Müslüman olurdu. Bunu Amerika kaldıramaz.
ARDA USKAN: Çok iddialı konuşuyorsun. Amerika’da milyonlarca insan Müslüman olacak diye ona komplo kurdular mı diyorsun?
ŞEHRAZAT: Evet, dünyayı kontrol eden güçler açtıkları psikolojik savaşla intihar etmesini istediler. O farklı bir şeydi, geldi, yine yapacağını yaptı. Şu anda yine bütün dünyada bir numara…
ARDA USKAN: Ama o kadar insanı da Müslüman yapmadı…
ŞEHRAZAT: Daha belli değil. Onun üzerine gidilmesinin sebebi buydu.
ARDA USKAN: Sendeki komplo teorileri müthiş… Adamla telepatik bir ilişkin varsa Elvis Presley’in kızıyla evlenmesine neden engel olmadın? Kız belki bize kalırdı…
ŞEHRAZAT: Benim böyle bir gücüm yok. Üstelik aşka saygım sonsuzdur…

DERLEYEN: www.mjturklover.com (Turgay Suat Tarcan – 2013)

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe