1999 Bostancı Gösteri Merkezi Konseri Hakkında

6 KASIM 1999 CUMARTESİ: Bugün deniz otobüsüyle Bostancı’ya geçtim. Neden? Çünküüü bugün Bostancı Gösteri Merkezi’nde Şebnem Ferah ve Teoman’ın konseri vardı! Muhteşem bir konserdi. Özellikle de Şebnem Ferah’ın performansı çok güzeldi. Teoman “Sus Konuşma”yla, Şebnem Ferah “Vazgeçtim Dünyadan”la başladı. Zeynep diye bir seyirci sahneye çıktı ve “Ay”ı aynen Şebnem gibi söyledi. Bence şarkıcı olacak. Şebnem Ferah da çok beğendi, birlikte söyleyeceklerdi ama sahneyi sırf o kıza bıraktı ve şarkı bitince de sarıldı. Arkamda depremzedeler vardı. Teoman’ın seyircilere fırlattığı anahtarlıklardan kapamadım, yanımdakiler kaptı. Çelik Erişçi ve Kargo elemanları Serkan ve Selim de seyirciler arasındaydı. Paparazziler Çelik ve sevgilisine (Buket Saygı) büyük ilgi gösterdi. Ben de bir tane fotoğraflarını çektim. Buket Saygı beni paparazzi sanıp poz verdi. Çelik çarprazımda olduğundan (ben basının arkasında-gerçi Teoman’ın annesi, v.s. oturuyordu-oturuyordum, sağım ve önüm boşluktu ama sol çarprazımda oturan Teoman’ın annesinin arkasında sayılırdım) rahatsızlık duydum paparazzilerden. Hele Şebnem sahneye çıkınca paparazziler önümü kapadı. Hırrr! Allah’tan bodyguard engelledi. Şebnem Ferah konserin ikinci ve son bölümünde sahneye çıkmıştı ve o sahneye çıkınca ortalık yıkılmıştı. Bir yandan paparazziler fotoğraflarını çekmeye çalışıyor, bir yandan herkes çığlık çığlığa bağırıyordu. Teoman’da hiç böyle olmamıştı. Şebnem Ferah çok içten, tatlı, sevecen, kibar biriydi ama Teoman için aynı şeyleri söyleyemeyeceğim. Ondan negatif elektrik aldığım içiteon hayal kırıklığına uğradım. Ama Şebnem Ferah’ın doğal halini görünce ona olan hayranlığım daha çok katlandı. Bir de Teoman bana bakınca, hemen gözlerini telaşla çeviriyordu. Ama Şebnem normal bakıyordu. Bizim tarafta hep depremzedeler olduğu için burukluk vardı ama sağ tarafta herkes coşuyordu. Bu Şebnem Ferah’ın da dikkatini çekti ve bizim tarafın neden coşmadığını sordu. Ben aslında coşmak istiyordum ama bir kalksam depremzedelerin önünü kapayacaktım ve onların coşmasını beklemem doğru olmazdı. Şebnem bizim tarafın depremzedelerden oluştuğunu öğrenince bana bakıp “Siz de mi depremzedesiniz?” diye sordu. Bana özellikle bakmasının nedeni herhalde her şarkıya eşlik etmemdi. Ben de “Hayır. Ben ve yanımdaki kız depremzede değiliz” dedim. İnanabiliyor musunuz? Şebnem’le konuşmam böyle oldu. Hazır fırsatını bulmuşken başka şeyler de söylemek isterdim ama sözler boğazımda düğümlendi. Depremzedeleri de teselli etti sonra. “Ben de bir depremzedeyim” dedi ve çok hüzünlendi konuşurken… Yanımdaki boşlukta özürlü biri de vardı, Çelik de onunla ilgilendi aradan çıkarken… Çelik’i pek sevmiyorum. Şebnem Ferah iki albümünden birçok şarkısını söyledi ama biz daha istiyorduk. Kimi Yorgun’u, kimi Durma’yı istiyordu. Şebnem Ferah’ın seyirciyle diyaloğu çok iyiydi. Arkadaşlarıyla konuşurmuş gibi “Hangisi olsun? Yorgun mu? Durma mı?” diye sordu. Durma’yı isteyenler daha fazla çıktı ve onu da söyledi. Ama neden biz dışarıda konseri beklerken, o içerde prova yaparken söylediği Stunk Anansie cover’ını söylemedi, anlamadım. O şarkıyı o kadar güzel söylemişti ki, kapıda duyunca hayran kalmıştım. Söyler diye bekledim ama söylemedi. Nefis bir konserdi. Şebnem Ferah konserlerde daha güzel söylüyormuş da haberim yokmuş. Şebnem ve Teoman hiç düet yapmadılar. Bir seyirci küpesini Şebnem’e verdi. Şebnem de gülümseyip teşekkür etti ve kulağına taktı. “Ben de yüzüklerimden bir tanesini versem mi acaba?” diye düşündüm ama utandım. Deniz otobüsünde Dicle’yle (ortaokul arkadaşım) karşılaştım. Evde de M. Yengeler vardı, bir de anneannem Avusturya’dan dönmüştü.

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe