2014 Harbiye Cemil Topuzlu Açık Hava Tiyatrosu

30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMI’NDA ŞEBNEM FERAH’LA ÇİFTE BAYRAM YAŞADIK!

DSCF4456
Tüm müzikseverlere selamlar… Ne zamandır yazacak vakit bulamıyordum ama bu kez kesin yazmam gerekiyordu. Çünkü www.sadecemuzik.net sitesinin ziyaretçilerinin, yani sizlerin anketimde “Türkçe Rock Müziğinin Kraliçesi” seçtiği, bu sıfatını bir kez daha pekiştiren Şebnem Ferah’ı 19. kez sahnede canlı izledim.
Evet, gerçekten de 19. Şebo konserimdi. İsterseniz http://tst.gen.tr/trsebnem.htm adresine gidip diğer Şebnem Ferah konseri anılarımı okuyabilirsiniz. Şebnem Ferah hayranları arasında gittiğim konserler sonrası yazdığım izlenimlerim çok popülerdir. Kendi web sitem için günlüğümden aktardığım 1999 konserini saymazsak ilk başlarda şu an adresi www.sebnemferahfan.net ‘te bulunan ŞFFC için (eskiden adresi www.sebnemferah.org ve www.sebnemferahfan.com ‘du ama değişti) izlenimlerimi yazardım. Daha sonra oradan ayrılan ekibin peşinden gidip www.sebnemferahclub.com adresinde bulunan Şebnem Ferah Fan Club için izlenimlerimi yazmaya devam ettim. Beraber kulislerde başarılı işlere imza attık. Doğum günü kutlamaları, 10. yıl plaketi gibi… Fakat birçok yazım bu sitelerde yer almıyor. Bir kısmı hala Şebnem Ferah Club’da ama bu siteler sürekli versiyon yenilediği için eski sayfalar tarihe karışmıştı. O yüzden kendi web sitem TST Interactive’de de arşivlemem iyi olmuştu günlük yazılarımı… Bu kez bir değişiklik yapayım dedim ve www.sadecemuzik.net sitesindeki köşemde de bir Şebnem Ferah konseri anısı bulunsun dedim. Fakat bu sefer forum konusu ya da günlük şeklinde değil; köşe yazısı formatında olacak. O yüzden başka şeylerden de bahsetmek istiyorum önce…

Robin-Williams-Peter-Pan-The-Hook

Bildiğiniz gibi “Türkçe Müziğin Kraliyet Ailesi” adlı son yazımdan beri uzun bir süre geçti ve sanatçılarımızı kaybetmeye devam ettik. Örneğin Murat Göğebakan… Aslında kendisi takip ettiğim bir sanatçı değildi ama hiç tasvip etmediğim, Cumhuriyet Meydanı’nda duyduğumda beni çok sinirlendiren “Uzun Adam” bestesi dışında takdir ettiğim bir şarkıcıydı. Murat Göğebakan uzun zamandır tedavi olduğu kanser hastalığı nedeniyle vefat etmiş. Allah rahmet eylesin. O da Barış Manço, Cem Karaca, Barış Akarsu gibi türdeşlerinin yanına gitti. Ama beni sanıyorum Amerikalı olmasına rağmen yine de bizlerden biri gibi gördüğüm Robin Williams’ın vefatı daha çok etkiledi sanki… Sanıyorum bunun nedeni küçüklüğümden beri filmlerini izlemem oldu. 2 hafta evvel Facebook’ta milletin paylaşımlarına bakarken inanamamıştım! :’( Favori aktörüm Robin Williams vefat etmişti! Evet, en çok beğendiğim aktör oydu. Üniversitedeyken bir hocamız sınıfta herkese teker teker en beğendiği aktör, aktris ve filmi sormuştu. İngilizce cevap vermemiz gerekiyordu. Aktrise sanırım “Nicole Kidman” cevabını vermiştim. Film deyince aklıma ilk “Titanik” cevabı gelmişti. Tabii ki o zamanlar “Kelebek Etkisi”, “Avatar” gibi bazı filmlerin çıkmasına yıllar vardı. Gerçi “Moonwalker” ya da “Back To the Future” da diyebilirdim ama 2000’li yılların başlarında hala Titanic filminin etkisindeydi dünya… Yine de cevabıma pişman değilim. Sıra “En beğendiğin aktör”e sıra gelmişti. Hiç düşünmeden “Robin Williams” demiştim. Hoca ise “Herkesin en beğendiği oyuncu en beğendiği filmin oyuncusuydu. Sen neden Leonardo DiCaprio demedin de Robin Williams dedin?” diye beni köşeye sıkıştırmaya çalışmıştı. “Onu da beğeniyorum ama söz konusu oyunculuk olduğunda Robin Williams’ın üzerine tanımıyorum. Çünkü her türlü rolün üstesinden geliyor. Kadını da, robotu da, çocuğu da, hayaleti de başarıyla canlandırıyor.” demiştim. Evet, değişik rollerin adamıydı o… Hayranlıkla izliyordum oyunculuğunu… Belki en çok beğendiğim filmlerde oynamamıştı ama bence o filmlerdeki tüm oyunculardan daha iyi performans gösteriyordu. Oynamıyordu, adeta yaşıyordu. Ayrıca o da Michael Jackson gibi bir Peter Pan’di… İçindeki çocuğu öldürmemişti… Hatta normalde Michael’ın canlandırmayı hayal ettiği Peter Pan rolünü o kapmıştı ve “The Hook” filminde Peter Pan’in büyüklüğünü canlandırmıştı. Yine esrarengiz ve yalnız bir ölüm… Yine intihar söylentileri… Bana yine illuminati’nin işi gibi geliyor. Allah rahmet eylesin. O da bütün iyi insanlar gibi erken aramızdan ayrıldı… 🙁 Nur içinde yatsın… Bu arada Robin Williams’ın kişisel web sitem www.tst.gen.tr ‘nin sinema listelerine 2001 yılında bir çocuğun sihirli bir oyun bulduğu “Jumanji”; 2004 yılında Williams’ın bir robotu canlandırdığı “Bicentennial Man”, yaşlı görünen bir çocuğu canlandırdığı “Jack”; 2005 yılında bir hayaleti canlandırdığı “What Dreams May Come”, bir doktoru canlandırdığı “Patch Adams”, bir profesörDSC06481ü canlandırdığı “Flubber”; 2006 yılında yine bir doktoru canlandırdığı “Nine Months”; 2007 yılında bir başkanı canlandırdığı “Man of the Year”; 2011 yılında ise Teddy Roosevelt’i canlandırdığı “Night at the Museum” adlı filmleri girmiş ama Peter Pan’i canlandırdığı “Hook”, bir DJ’i canlandırdığı “Good Morning Vietnam” ve bir kadın kılığına girdiği “Mrs.Doubtfire”ı listelerime koymayı unutmuşum. Artık küçükken ve büyükken defalarca izlemiş olsam da ancak 2015 listeme girecek bu filmler… Kim bilir belki daha kaç filmini koymayı unuttum da aklıma gelmiyor…. Ama unutulmayacak oyuncular arasına çoktan girdi bile… Daha başka kim bu kadar değişik karakteri başarıyla canlandırabilirdi ki? En etkilendiğim filmlerden birisi de yaşlı gösteren bir çocuğu canlandırdığı “Jack”ti. Aklıma soyadının ilk 4 harfi “Jack” olan Michael Jackson gelmişti izlerken… O da büyük görünse de hala içinde Peter Pan’di ve bu yüzden toplum tarafından dışlanıyordu. Robin Williams da bir diğer Peter Pan Michael Jackson’ın yanına gidince aklıma o film geldi ve çok etkilendim. Bu arada MJ demişken; Şebnem Ferah konserinden bir gün evvel Michael Jackson’ın doğum günüydü. Artık 56 yaşında… Onu ölümsüz kabul ettiğimiz için bence doğum gününü kutlayabiliriz. Nice yıllara Mike! Onun da geçtiğimiz günlerde “In The Closet” klibi ve aynı klibin kamera arkası görüntülerinden oluşan “A Place With No Name” adlı yeni Xscape klibi görücüye çıktı. Bir bayan ve bir erkek oyuncunun da yeni görüntüleri de yer alıyor klipte… İzlemenizi tavsiye ederim, çok güzel olmuş.
Evet, Şebnem Ferah konserine geçebiliriz. Öncelikle gittiğim bu 19 konserin istatistiğini tutmak istiyorum. Şu ana kadar Şebnem Ferah’ı tam 19 kez canlı izlemişim. Tabii ki benden daha fazla Şebo konserine giden, şehir şehir takip eden tabii ki var ama herhalde gittiği her konserin detayını yazan yoktur… Bu konserlerden 3 tanesi mini konser, 3 tanesi festival, diğerleri ise full normal konsermiş. Kadın döneminde 0, AKCK döneminde 1, Perdeler döneminde nedense 0 (hadi Kadın döneminde liseye gidiyordum ama Perdeler döneminde gidebilirdim, kısmet olmamış demek ki), Kelimeler Yetse… döneminde 6, Can Kırıkları döneminde 5, Benim Adım Orman döneminde 5 konsere, Od döneminde ise 2 konsere gitmişim. Bu performansların 3 tanesinde kulise girmişim. 1 tanesi DVD ve albüm olarak basılmış. Bu konserlerin 3 tanesinde Teoman da sahneye çıkmış. 1 tanesinde Kutsal geri vokalistiyken diğerlerinde Ceren geri vokalistiymiş. İlk konserinde 18 yaşında liseden yeni mezun olmuş, daha üniversiteye bile başlamamış yağız bir delikanlıyken son konserine gittiğimde 33 yaşında iş güç sahibi göbekli bir adammışım. 5 adet ile onu en çok izlediğim mekan Bostancı Gösteri Merkezi’ymiş. Şebo (sahneden, kulisten değil) benimle ilk kez 1999 yılında konuşmuş. 2003 yılında ise ilk kez elimi tutmuş. Bir kez de Atatürk Havalimanı’nda karşılaşmışım ve son çektirdiğimiz fotoğrafımız da Od dönemi oldu o yüzden…

Sebnem-Ferah-Turgay-Suat-Tarcan-Ataturk-Havalimani

Şebnem Ferah en son geçen sene “Od” albümünü çıkarmıştı ama proje ve tribute albümlerinin; geri vokallerin ve düetlerin aranılan ismi Şebo geçtiğimiz günlerde yine 2 proje albümünde yer aldı. Ozan Doğulu’nun “130 bpm / Moderato” albümünde daha önceden Bulutsuzluk Özlemi’nin “Bulutsuzluk 20 yaşında” konserinde Nejat Yavaşoğulları ile beraber söylediği ve grubun konser albümünde de yer alan “Sözlerimi Geri Alamam” cover’ının bu kez solo ve stüdyo kaydı yer aldı. Bir diğeri ise ilk albümü “Kadın”da büyük emeği olan İskender Paydaş’ın “Zamansız Şarkılar 2” albümü için yaptığı “Hep Karanlık” adlı Kayahan Acar cover’ıydı. İkisini de çok beğendim. Özellikle de “Hep Karanlık”ı söylediği için çok mutlu oldum, çünkü şarkıyı çok severim. Daha önce bestecisi Kayahan’ın yanı sıra yine sizlerin oylarıyla “Türkçe Pop Müziğinin Kraliçesi” seçilen Sezen Aksu da “Bir Kuş Uçur” adıyla şarkıyı “Sezen Aksu 88” adlı efsanevi albümünde söylemişti. Kayahan çok önemli bir besteci ve yorumcu ama itiraf etmek gerekirse onun şarkılarını Sezen Aksu ve Nilüfer’in sesiyle dinlemeyi daha çok seviyorum. Artık bu listeye Şebnem Ferah da eklendi tabii ki… Tesadüfe bakın ki sizlere bu satırları yazarken dinlediğim CD’lerden birisi Sezen Aksu’nun “Adı Bende Saklı”sıydı. Ben yazılarımı yazarken mutlaka müzik dinlerim ve Şebnem Ferah da Minik Serçe’nin birçok şarkısında geri vokal olarak yer aldığından dolayı onun sesini de duydum. Özellikle de Mustafa Sandal bestesi “İnce Mevzu”da Şebo’nun sesinin yer aldığı çok belirginleşiyor. Ama sanıyorum neredeyse bir “Sezen Aksu & Şebnem Ferah” düeti sayılabilecek en uygun şarkı “Yaz Bitmeden” albümünde yer alan “Ne Haber Aşktan?”dır. Hatta bu CD bittikten sonra onu açayım bari. Dinleyesim geldi. Kısacası daha önce proje ve tribute albümlerinde Sezen Aksu, Nilüfer, Bulutsuzluk Özlemi, Teoman, Bülent Ortaçgil, Cem Karaca; konserlerde ise Evanescence, Queen, Michael Jackson, Tanju Okan, Deep Purple, Skunk Anansie, Skin gibi şarkıcı ve grupların şarkılarını coverlayan Şebnem Ferah’ın bu listeye Kayahan’ı da eklemesinden çok memnunum. Fakat içimden geçen bir dileğim var. Umarım bu listeye yine sizlerin oylarıyla “Türkçe Rock Müziğinin Kralı” seçilen Barış Manço da eklenir. Ama konser değil; bir albümde olsun. O da Barış Manço hayranı, biliyorum… Yıllar evvel “Adam Olacak Çocuk” programına konuk şarkıcı olarak çıkmıştı ve “Eski” adlı şarkısının slayt görüntülerinde sona Barış Manço’yu saklıyor. Yalnız bir de yakında Yavuz Çetin Tribute albümünün çıkacağı ve Şebnem’in de yer alacağı söyleniyor. Fakat 2013 yılının sonlarında çıkacağı söylenmişti albümün… Ama 2014’ün ilk yarısını da devirdik, hala D&R’larda filan öyle bir albüm görmedim. Acaba yılan hikayesine mi döndü çıkışı, ertelendi mi, yoksa asparagas haber miydi? Hatta diğer isimlerin Pentagram, Duman, Teoman, Bulutsuzluk Özlemi, mor ve ötesi, Ceylan Ertem, Cem Kısmet, Yüksek Sadakat, Moğollar, Tuncer Tunceli, Batu Mutlugil, Pinhani, Sahte Rakı ve Yavuzcan Çetin olduğu söylenmişti.

Neyse, konser için TaksimIMG_20140830_162547’de soluğu almadan evvel off günüm olduğu için evde temizlik yapmıştım, çünkü ertesi günü ablam İstanbul’a kesin dönüş yapacaktı. O yüzden yorgundum. Eskiden yorgun olduğum zamanlarda Fatih Erdemci’nin “Yorgunum, yorgunuuuum, yorgunum, düşünmekten, düşünmekteeeen” adlı şarkısını mırıldanırdım ama artık yorgun olduğum zamanlarda Şebnem Ferah’ın Cem Karaca cover’ı “Çoook yorgunum, çok yorgunum, beni bekleme kaptan” diye sözleri devam eden şarkısını mırıldanıyorum. Gerçi “Yorgun geldim bu dünyaya, kimse bilmez. Sonsuzluk benim olsa, fayda etmez”, “Yorgun gibi bir halin var. Duyguların karışık olabilir mi?”, “Gözlerin dolu dolu, hayatın da öyle. Kimse böyle yorgun olamaz” diye sözleri olan “Yorgun”, “Sil Baştan”, “Yalnız” gibi şarkılarının da gelmesi lazım bu mantıkta ama genelde durum Fatih Erdemci’den ibaretti. Bir de Teoman’ın “Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen” sözleri de gelirdi ama artık ilk olarak aklıma Şebo’nun cover’ı geliyor. Şarkıyı o kadar çok sevmiştim ki Cem Karaca’nın “Merhaba Gençler” CD’sini almama da vesile olmuştu Şebnem Ferah’ın cover’ı… Hem de albümde “Ceviz Ağacı” da var. Fakat maalesef 19 kez Şebo’yu sahnede canlı izlemiş olsam da bu şarkıyı ondan canlı dinleyemedim. Bugün bir ümit vardı içimde. Hatta kankam Mert ve onun kankası Damla ile Taksim’de konser için buluştuğumuzda Kahve Dünyası ve Arby’s’de “Hep Karanlık” ve “Sözlerimi Geri Alamam”ı da söyleyebileceğiyle ilgili komplo teorileri üretsek de bu 3 şarkıyı da söylemeyecekti. Söz Cem Karaca’dan açılmışken; efsanevi sanatçının kendisiyle konuştuğumu ve kasetimi imzalattığımı biliyor muydunuz? Uzun uzun anlatmayacağım, merak ediyorsanız buyurun http://www.tst.gen.tr/music/Moda81300.htm adresine, ayrıntılı olarak okuyun. 😛 Unutmadan, Arby’s’den çıktıktan sonra yıllardır görmediğim Kanal D’den arkadaşım Sedat Cem’le de karşılaştım.

IMG_20140830_214754
Şebnem Ferah’ın “Turkcell Yıldızlı Geceler” kapsamında Harbiye Cemil Topuzlu AçıkHava Sahnesi’nde verdiği açık hava konserinin tarihi biliyorsunuz ki 30 Ağustos 2014 Cumartesi gününe denk gelmişti. Yani Zafer Bayramı’ydı aynı zamanda bugün.. Dolayısıyla çifte bayram yapmış gibi olduk. Hem konser, hem de bayram… Taksim’de yollar trafiğe kapanmıştı. Her yer Türk bayrakları ve Atatürk posterleriyle doluydu. İnsanlar ellerinde Türk bayrakları ve Atatürk resimleriyle dolaşıyordu. Bayram sevincimize polisler de tomalarıyla eşlik ediyordu. Evet, maalesef ülkemiz bu duruma geldi. Milli bayram kutlamalarımız ya çeşitli bahanelerle iptal ediliyor ya da bayram kutlayanlara hükümetimiz terörist muamelesi yapıyor. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk’ü ve onun ilkelerini unutmadığımızın, yaşatmak için mücadele ettiğimizin farkındalar ve bundan hiç hoşnut değiller. Hazır oradayken Taksim Meydanı’nda, Gezi Parkı’nda, Atatürk Kültür Merkezi’nde bayram hatırası selfie’leri yaptım ve bu bile beni çok mutlu etti. Ülkemizin geleceğiyle ilgili kaygılarım vardı, onun yerine içim umut doldu. Zaten kendisi de bir Atatürkçü olan Şebnem Ferah’ın konserinden önce de perde uzun süre “30 Ağustos Zafer Bayramınız Kutlu Olsun” yazısı, Atatürk resmi ve Türk bayrağının renkleriyle renklendi. Şebo da bayramımızı en içten dilekleriyle kutladı. Milli bir bayramda en sevdiğim Türk sanatçının konserini izlemek hoş bir duyguydu. “Zaten Şebnem Ferah t-shirt’ümü hemen hemen her Şebo konserinde giyiyorum, keşke bugün de Atatürk t-shirt’ümü giyseydim” diye hafif bir pişmanlık duymadım da değil. Bu arada mekanın girişinde Kral Pop TV’nin aracı vardı ve üstünde “Popun Kralı” diye yazıyordu. Ben de önünde fotoğraf çektirip Instagra10632133_341401622703056_387701800_nm’a koydum “Popun asıl Kralı Michael Jackson’dır” diye… Keh keh. 😀

1- INTRO: Şimdi konserin track list’ini açıklıyorum. Facebook’ta herkesin paylaştığı set-list’in gerçek konser play-list’inden farklı olduğunu, en doğru şarkı listesinin benim oluşturduğum liste olduğunu belirtmek istiyorum. Yalnız her şarkıyla ilgili görüşümü belirtmeyeceğim. Çünkü daha önceki yazılarımda bu şarkıların çoğuyla ilgili anılarımı yazmıştım. Eski yazılarımı, yani http://tst.gen.tr/trsebnem.htm adresindeki sayfaları okursanız ilginç detaylarla karşılaşacaksınız. Farklı olan şeylerden bahsedeceğim daha çok… Örneğin konserin introsu her zamanki gibiydi ama daha önce “Turkcell Yıldızlı Geceler”in kendi introsu girdi. Önceleri anlamadım. Grafikler, perdedeki görsel efektler filan farklı olunca “Vaaay introyu değiştirmişler” diye düşündüm. Bir baktım, Cemil Topuzlu’da konser veren diğer şarkıcı ve grupların resimleri ve konser tarihleri çıktı. O sırada anladım, bu konser serisinin introsuydu.
2- OKYANUS: Gerçek konser introsu ile Şebo’nun grubu Ozan, Ceren, Serdar, Buket, Metin ve Aykan sahnedeki yerlerini aldıktan sonra Şebnem Ferah da sahneye çıktı. Bu bir “Od” dönemi konseri olduğu için açılış geçen seneki gibi “Kalbim Mezar”la olacak sanmıştık ama tıpkı “Can Kırıkları” dönemi konserlerindeki gibi “Okyanus” ile açtı konseri… Hatta ben yine geçen seneki konserin aynısı olacak diye tahmin etmiştim ama bu, Şebnem Ferah’ın da ilk şarkıdan sonra açıkladığı gibi her albüme dokunan, uzun denebilecek bir şarkı listesiyle, “The Best Of Şebnem Ferah” ayarında bir konser olacaktı.
3- ÇAKIL TAŞLARI
4- DELGEÇ

PhotoFunia-1241d733

5- BİRİLERİ VAR: Bu şarkı bildiğiniz gibi “Od” albümünde klibi olan tek şarkı… Arka plandaki dev ekranda da klipten görüntüler gösterilmişti. Gerçekten Pasaj Müzik’e albümün promosyonunu durdurdukları için çok sinirliyim. Zaten Şebnem Ferah’ın klip sayısını her albümde 2’yi geçirmiyorlardı, bu kez 2 bile olmadı. Sadece 1 klip geldi… Ne dandik şarkıcıların sanki 20 yıllık kariyerleri varmış gibi bir sürü klibi bulunurken 2 yıl sonra debut albümü “Kadın”ın 20. yıl dönümünü kutlayacak olan Ferah’ın klip potansiyeli bulunan birçok şarkısına hiçbir çekim yapılmaması kabul edilebilir bir şey değil benim açımdan…
6- KALBİM MEZAR
7- YA HEP YA HİÇ
8- CAN KIRIKLARI
9- BEN ŞARKIMI SÖYLERKEN: Seyircinin her zaman favori şarkılarından biri olan bu şarkıyı söylerken arka planda Şebo’nun 2003 yılındaki “Kelimeler Yetse…” dönemi halleri vardı.
10- BABAM OĞLUM
11- MAYIN TARLASI
12- OD
13- GÖZLERİMİN ETRAFINDAKİ ÇİZGİLER

DSCF4453

14- GEÇMİŞE YOLCULUK: Bu konserde öyle iki şarkı vardı ki, belki de ilk kez canlı olarak dinledim. Yani o kadar nadir söyledi bu şarkıları… Bir tanesi “Can Kırıkları” albümünden “Geçmişe Yolculuk”tu…
15- GİRDAP: Bir diğeri ise “Od” albümünden “Girdap”tı. “Geçmişe Yolculuk”u canlı olarak dinleme ihtimalim olabilir. Belki ben hatırlamıyorumdur ama “Girdap”ı kesinlikle ilk kez canlı olarak dinlediğimi biliyorum. İnsanlar “Serapmış” için de “Aaa ilk kez dinledik” diye düşündüler mesela ama “Serapmış”ı yıllar evvel canlı olarak dinlediğimi hatırlıyorum.
16- ÇOCUKKEN SAHİP OLDUĞUM KIRMIZI RUGAN AYAKKABILAR: Bu set-list’i yazarken en uzun ismin bu şarkı olduğunu fark ettim. En kısa şarkı ismi tabii ki de “Od”du. Aradaki farka bakar mısınız? 🙂 Bir tanesi 43, diğeri 2 harfli… He he. 😀
17- BENİM ADIM ORMAN
18- YALNIZ
19- İSTİKLAL CADDESİ KADAR
20- BUGÜN
21- SERAPMIŞ
22- DELİ KIZIM UYAN

DSCF4467-Edit

23- YAĞMURLAR: Geçen sene yine aynı mekanda yine aynı arkadaş grubumla yağmura yakalanmıştık. Hem de sonbahardı. Üşümüştük. Bu kez yaz olmasına rağmen yine hava kapalıydı. Konser mekanına geldiğimizde birkaç damla burnumuza, alnımıza, elimize, kolumuza filan damlayınca “Eyvah” dedik; “Yine açık hava konserinde yağmura yakalanacağız” diye korktuk. Ben ne olur ne olmaz diye çantama yağmurluk da koymuştum hatta. Arkadaşlara “Kesin yine ‘Yağmurlar’ şarkısında bastıracak yağmur” diye espri de yapmıştım ama sadece biraz belli belirsiz atıştırmasıyla sınırlı kaldı. İyi oldu. Ama sağanak şekilde yağsa da bizim için fark etmezdi. Yine konser keyfimizi kaçırmazdık.
24- SİL BAŞTAN

DSCF4431

25- SİGARA: Her Şebnem Ferah konserinde yaptığım aynı soğuk espriyi yine yapmıştım. “Eyvah, yine herkes sigarasını yakacak. Dumandan boğulacağız” demiştim. Ama ilginçtir ki kimse yakmadı. Pasif içicilikten yırttık ve ilk kez bu şarkıyı bol oksijenli bir havada dinlemiş oldum.

IMG_20140831_080506
26- ESKİ: Bildiğiniz gibi “Eski” şarkısında Cem Karaca’dan Hulusi Kentmen’e kadar Türk sanatına emek vermiş ustalarımızın resimlerinin slayt gösterisi gösteriliyor. Yine de eksikler var. Bir şarkıya usta sanatçılarımızı sığdırmak tabii ki zordur. Bu eksiklerden birisi de Nükhet Duru’ydu ve Nükhet Duru da seyircilerin arasındaydı. Kategorimiz 150 TL’lik birinci kategori olduğu için hemen önümüzde protokol oturuyordu ve konserden önce paparazzilerin yoğun ilgisi nedeniyle Nükhet Duru’yu fark etmiştik. Ferah, Duru’ya bir sürpriz yapmıştı ve dev ekranda bir anda slayt gösterisinde olmamasına rağmen Nükhet Duru belirmişti. Ardından Şebo, Nükhet Duru’nun önüne gidip şarkıyı Duru’ya söylemişti. Duru ise bu şarkının bu kez kendisine ithaf edilmesi karşısında duygulandı ve gözyaşlarına hakim olamadı. Ben de çok mutlu oldum bu vefa karşısında ama aklım yine muzurluktaydı. Şebo “Sen nasıl başardın? Yüz yıllık ağaç gibisin. Nasıl böyle kaldın? Büyürken eskimeyen, eskise de değerlenen…” diyor ya Nükhet Duru’ya karşı… Ben de içimden Duru’nun “Nasıl mı böyle kaldım? Tabii ki botoks ve silikon sayesinde şekerim” diye cevap verdiğini hayal ettim. 😀 Hakikaten o neydi ya? Yüzünün her yeri şişmişti… Ajda Pekkan’ın bile bu kadar şiştiğini sanmıyorum. Sanatçıların estetik yaptırmasına karşı değilim. Michael Jackson zaten sanıldığı kadar olmasa da yaptırmıştı. Şebo’nun da yaptırdığından şüpheleniyorum. Cildi daha gergin ve dişleri daha düzgün eskisinden… Herkes yaptırıyor ama bu kadar abartılı şişkinliğe karşıyım. Kendilerini mahvediyorlar. Buruşuk buruşuk dolaşsalar inanın daha iyi görünür. Bu arada söylemeliyim ki hatırladığım kadarıyla hLeman-Samayatımda gördüğüm ilk ünlü Nükhet Duru’ydu. Çok küçüktüm. 80’li yılların ilk yarısı filandı. Aynı vapurdaydık. Ben bir türlü vapurun içinde onu görememiştim. Annem de çıkışta iskelede “Bak işte orada” diye göstermişti. Arkasından paparazzi gibi yürümüştük. Kocaman güneş gözlükleri olduğunu ve kimseye yüz vermediğini hatırlıyorum. Duru’yu 10 yıl evvel sahnede canlı izleme şansına da erişmiştim. Aynı sahnede rahmetli Barış Akarsu da şarkı söylemişti. Allah rahmet eylesin. Nur içinde yatsın. Bu arada bu akşam görmedim ama konseri 90’lı yılların başlarında para vererek ilk izlediğim konserin sanatçısı olan Leman Sam da izlemiş. 80’li yıllarda ilk izlediğim konser “Emel Müftüoğlu – Erdal Çelik” ikilisine aitti ama halk konseriydi ve yanlış hatırlamıyorsam İzmir Fuarı’ndaydı, fakat biletli gittiğim ilk konser ortaokula başladığım Bilge Kağan Koleji ile beraber gittiğimiz Leman Sam konseriydi. Gözlerini faltaşa gibi açıp bana bakarak şarkı söylediğini ve bu yüzden hem utandığımı, hem korktuğumu, hem de güldüğümü hatırlıyorum. 11-12 yaşlarında filandım. 90’lı yıllardaki günlüğüme “Bakın, yakışıklılığıma Leman Sam bile dayanamıyor!” diye espri yazmışım. Çocukluk aklı işte… 😀 Eğer gerçekten medyada çıkan haberler doğruysa ve Leman Sam da konseri izlemişse keşke Şebo “Eski” şarkısını ona da adasaymış. O da usta bir sanatçı sonuçta… Yine en çok alkışı ve çığlığı slayt gösterisinin sonunda benim bozdolabı magnetimde de bulunan Barış Manço fotoğrafı ve Atatürk’ün imzası aldı tabii ki… Tam da 30 Ağustos Zafer Bayramı’na denk geldi. Keşke “Mustafa Kemal’in askerleriyiz”, “Her yer Taksim, her yer direniş!” gibi tezahüratlar da yapsaydık geçen seneki gibi…

27- FIRTINA
28- BU AŞK FAZLA SANA: Bildiğiniz gibi “Bu Aşk Fazla Sana” yıllardır Şebnem Ferah’ın bis şarkısıdır. Normalde Şebo ve grubu sahneden inerdi ve biz “Bir daha, bi daha! Şebo! Şebo!” diye çağırırdık ve uçuşan parlak kağıtlar eşliğinde bu şarkıyı söylemek üzere sahneye geri dönerdi. “Can Kırıkları” albümü sonrası bu bis listesine bir de “Hoşça kal” eklenmişti, çünkü o şarkıdan daha iyi bir veda şarkısı olamazdı. Ama bu kez ya sahneden inmeye üşendi, ya da zaman kısıtlaması olduğu için acele etmesi gerekiyordu. “Farz edin ki sahneden inmişiz, siz tekrar geri çağırmışsınız ve sahneye geri dönmüşüz. Bütün büyük gruplar böyle yapar ya? Biz de yaptık” dedi ve bis şarkısını bu kez sahneden ayrılmadan söyledi. Şarkının sonlarında o “Bu Aşk Fazla Sa….” diyecekti, biz de 4’e kadar sayınca “Naaaaaaaaaa!!!” diye uzatacaktık. Ama kendisini göstermek isteyen kızın biri erkenden “Naaaaaa!” deyince Şebo çok kızdı ve “Arkadaşlar, kayıt alıyoruz. Editlemeyi sevmiyorum. Sonra editlemek zorunda kalıyoruz” dedi. Biz de “Aaa acaba bu konser de DVD mi olacak?” diye heyecanlandık. Zaten dev ekranda bizi de göstermişlerdi. Eğer öyle bir şey varsa biz de çıkacağız! Ama bir yandan da “DVD olacak olsaydı ya senfonik ya da akustik olurdu. Yani özel bir konser olurdu” diye birbirimizi hayal kırıklığına da uğrattık. DVD olan konseri ben de izlemiştim ama kameramanlar arkadaşım olmasına rağmen ve “Beni gösterin” dememe rağmen DVD’de çıkmamış olmak içimde hep ukde olarak kalmıştı. Bir de 11 yıl evvel filan elimi tuttuğu Rumeli Hisarı konseri Star TV’de mi ne yayınlanmıştı ama elimi tuttuğu şarkı olan “Mayın Tarlası”nı montajda atmışlardı nedense… En azından bu konser Kral TV’de filan yayınlanmışsa çıkmışımdır. 😀 Neyse, ikinci “Naaaaaa!!!” denememiz başarılı sonuç vermişti. Ama gerçekten birkaç kız seyirci hem Şebo’yu, hem bizleri çok sinirlendirmişti. Şebo da hep laf koydu onlara… “Şeboooooooooooo!!!” diye yine biri bağırdı sürekli mesela… “O arkadaş kimse tebrik ediyorum, ben yıllarca çalıştım, o kadar uzatamadım” dedi. “Dans Pisti şarkında hep erkekleri kaldırıyorsun. Bu kez bizi kaldır” diyen kıza “O şarkıyı söylersem, ki bu gece için öyle bir ihtimal yok, evet sahneye çıkacaksınız ama benimle değil, Metin’le dans edersiniz artık” dedi. Yine aynı kız “Allah nazarlardan saklasın” diye bağırdığında “Kötülere bir şey olmaz” dedi ve bu da bizi çok güldürdü. Yine aynı kız “Seni çok seviyorum Şebo” diye bağırıyordu, diğer seyirciler “Yeter artık ama. Sanki biz sevmiyoruz. Öylesine geldik” diye tepki gösteriyordu. O birkaç kız yüzünden grup da şarkılara geç girdi, bu da Şebnem’i haklı olarak kızdırdı. “Çok güzel olmuşsun Şebo! Kıyafetin, saçların çok güzel!” diye aynı kızın bağırması üzerine Şebo “Teşekkür ederim, o sizin iç güzelliğiniz” diye espri yaptı. Bu olaylar konserin farklı zamanlarında oldu ama hangi şarkılar arasında olduğunu hatırlamadığım için topluca lafı açılmışken yazdım.
29- HOŞÇAKAL: Ve final şarkısı… Konserde intro’yu da dahil edersek eğer 29 şarkı çalınmış ama bize sanki sadece 5-6 tane söylemiş gibi gelmişti. Sanki konser kısa sürmüş gibiydi. “Sana bilmediğin bir şey söyleyemem, ben de hiçbir şey bilmiyorum” diye çıplak sesle söylediği şarkıyı söylemek üzere geri döner diye düşündüm ama bu kez öyle olmadı. Bakalım 20. Şebnem Ferah konserim nasıl geçecek? Acaba 2 yıl sabredip 20. Şebo konserimi Şebnem Ferah’ın ilk solo stüdyo albümünün 20. yılına mı denk getirsem diye düşünmüyor değilim…

seboharbiye-edit

©2014 Sadece Müzik Net / Turgay Suat Tarcan

NOT: Bu yazı ilk olarak köşe yazısı olarak http://www.sadecemuzik.net/Turgay-Suat-Tarcan/harbiye-ebnem-ferah.html adresinde kendi çektiğim fotoğraflarla yayınlanmıştır. Bu sayfadaki fotoğraflar da benim tarafımdan çekilmiştir. İzinsiz kullanmak yasaktır. Çalmaya girer!

 

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe