“Taklit Türk Klipleri ve Albüm Kapakları” yazı serimin 1.sini 2015 yılında, 2.sini ise 2019 yılında kaleme almıştım. 2020’li yılların ortalarını bile geçtiğimiz halde henüz 3.sünü yazmak için ilham gelmiyordu. Aldığım küçük küçük notlar vardı tabii ki… Fakat sanırım biraz üşengeçlik söz konusu olmuştu. Geçtiğimiz günlerde web sitemin ziyaretçilerinden sayın Emre Tonga taklit Türk albüm kapakları ve kliplerine ilgili olduğu için bana ulaşıp o yazı serimin ikisini de beğenerek okuduğunu ve devamının gelmesi gerektiğini söylediğinde gaza geldim ve iPhone’umun notlar kısmında yazdığım küçük başlıkları yazı haline getirmeye karar verdim. Hatta kendisi Muazzez Ersoy’un bir albüm kapağını yollamıştı ve bir yabancı albüm kapağından arak olduğunu söylemişti ama bir türlü hatırlayamadık. Ve işte genelde 2020’lerdeki Türk çalışmalarını konu edinen bu yazı serimin üçüncüsü sizlerle… Umarım beğenirsiniz. Sadece okumakla kalmayıp lütfen yorum kısmına yorumlarınızı da yazın ki, yine 7 sene ara vermek zorunda kalmayayım bu seriye…
- TUĞBA ÖZERK: “İz” adlı klibini izlerken aklıma direk Madonna’nın “Hollywood” klibi geldi. Tuğba Özerk direk Madonna gibi baş aşağı yatıp telefonla konuşuyor ve yine onun gibi televizyonun üzerinde oturuyor. Bu arada bu kez görselleri yapay zeka ile yaptım. Bu yazı serimin önceki bölümlerinde kendim uğraşmıştım. Kolaya kaçmak demeyelim de, görsellerin biraz daha kaliteli olmasını istemiştim. Ama doğru mu yaptım? Hatalı mı davrandım? Yorumu size bırakıyorum. O yüzden Madonna’nın TV üzerindeki klip sahnesini AI tamamlarken tam benzetememiş ama zaten klipleri YouTube’dan izlerseniz ne demeye çalıştığımı anlayacaksınız.
- DEMET AKALIN: Tıpkı Tuğba Özerk gibi Demet Akalın da “N’apıyorsan Yap” adlı klibinde Madonna’nın “Hollywood” klibini taklit etmişti. Yine eski model televizyon ile şarkı söylemeler, baş aşağı yatıp eski tip telefon ile konuşmalar filan… Zaten bu yazı serisinin önceki bölümlerinde Demet Akalın’ı daha geniş olarak ele almıştık.
- EMRE KAYA: Emre Kaya, “Nasıl Diye Sorma” klibinde Robbie Williams’ın “You Know Me” ya da P!nk’in “Just Like Fire” kliplerindeki gibi bir “Alice Harikalar Diyarında” atmosferi yaratmış. Aslında aynı masaldan esinlenme olduğu için çok taklit saymayabilirsiniz ama Robbie Williams’ın bir başka çalışması “Tripping”deki labirent şeklindeki çim yığınları aleni şekilde kopya edilmiş. Zira Pink’in klibindeki damalı yüzey de öyle… Gerçi o damalı yüzey zaten birçok İlluminati subliminal mesajı veren klipte var ama bahçeli olunca direk Pink ve Robbie Williams ile ilişkilendirebiliriz.
- SEZEN AKSU: Türkçe Pop Müziğinin Kraliçesi Sezen Aksu, “Yetinmeyi Bilir Misin?” adlı klibinde tıpkı Justin Bieber’ın “Sorry” şarkısının lyric videosunda olduğu gibi şarkı sözlerini sokaklara, duvarlara, kaldırımlara, mahalle binalarına, kapılara filan yazdırmıştı. İki klibi arka arkaya izleyin, ne demeye çalıştığımı anlayacaksınız. Ama “Sorry”nin normal klibini açıp yanılmayın. Şimdi maalesef Sezen Aksu da yapay zeka ile klip yapanlar kervanına katıldı. Halbuki 80’ler ve 90’larda çok güzel klipler yapmışlığı var. O zamanki klipler daha güzeldi zaten. Mesela Tarkan Amerika’ya, Kenan Doğulu Mısır’a gidebiliyordu. Gerçek dış mekanlar kullanılıyordu. Şimdi paso yapay stüdyo görüntüleri veya direk AI uygulaması ile oluşturulan görüntüler zinciri… Kim gerçekten en basitinden Candan Erçetin gibi Taksim’e gidiyor ki klip çekmeye? Şarkıların kalitesi de çok iyiydi. Gerçek enstrümanlar kullanılıyordu. Brad Pitt gerçekten Ömür Gedik’in klibinde oynadı sanmıyorsunuz umarım. Bir de yapay zeka ile bir çok klip yapıyorlar Michael Jackson gibi hayatını kaybetmiş sanatçılara da… Mesela “Whatever Happens” gibi başka örnekler de görmüştüm. Bir de bir sürü şarkıyı coverlatıyorlar. Gün gelecek, “Michael Jackson’ın yayınlanmamış şarkıları” diye fake albüm çıkaracaklar. Ondan korkuyorum. Daha önceden yapmadılar mı? Bir taklitçiye “Michael” albümünün bir kısmını söylettiler. Şimdi de ellerinde daha inandırıcı olan yapay zeka var. Başka yaşayan sanatçılar belki auto tune gibi kullanıyorlardır da haberimiz yoktur. Örneğin bazı sanatçıların sesi yaşlanınca değişiyor, bozuluyor ya. Söyler yaşlılık sesiyle şarkıyı, yapay zeka ile gençlik sesine döndürürler. Sonra da fanları “Hala bülbül gibi şakıyor. Sesi gençliği gibi” diye düşünürler. Olur mu olur?
- LİNET MENAŞİ: “Linet’in Müzik Kutusu” adlı albüm kapağı sadece poz olarak da taklit değil. Aynı zamanda “Mariah Carey’s Music Box” albümünün direk ismini bile Türkçeye çevirmiş. İkisi de siyah beyaz fotoğraf… Bari ellerini aynı yapmasaydın da bu kadar kopya olduğu anlaşılmasaydı Linet…
- SİMGE SAĞIN: Thalia’nın sahne kostümleri sadece Latin sanatçılar tarafından değil, Türk şarkıcılar tarafından da kopyalanıyor. Mesela gümüş rengindeki mini etekli elbisesini müzik dünyasında giymeyen kadın kalmadı gibi ama Simge rengarenk bir Thalia tasarımını bir konseri için birebir diktirerek “Bu kadar da olmaz!” dedirtmişti. Bu arada Thalia tespiti arkadaşım Mert Ateş’e aittir. Bu yazıdaki diğer keşifler hep bana ait… Ama büyük ihtimalle diğer müzikseverler de fark etmişlerdir bazılarını…
- GÜLŞEN BAYRAKTAR: Gülşen’i bu yazı serisinin ilk versiyonlarında daha geniş ele almıştık. Fakat henüz Edis Görgülü ile yaptığı “Nirvana” adlı düeti çıkmadığı için bu imajını koyamamıştım. Madonna’yı taklit etmeye devam ediyor diyebiliriz. Makyajını tıpkı Madonna gibi yapmış klipte… Saçlarını yandan örmüş. Madonna ise üstten örüyordu. Kostümü ise yine Madonna’nın “Blond Ambition” adlı dünya turnesinden çıkma gibi… Siyah bir tayt üzerine beyaz büstiyer ve iki yana kurdeleleri sarkıyor. Tabii ki Madonna’nın büstiyerini daha kaliteli yapan gösterişli sütyeni ve onu tamamlayan mayosu var, o ayrı…
- SERDAR ORTAÇ: Yıldız Tilbe düeti “Havalı Yarim”de Serdar Ortaç, Michael Jackson’ı taklit etmeye devam ediyor. Geçmişinde de klip ve sahnelerinde zaman zaman Popun Kralından esinlenen Ortaç, bu kez bayağı bir “You Are Not Alone” klibini taklit etmiş. Zaten tıpkı Michael Jackson’ınki gibi paparazzilerin fotoğraf çekimleriyle klip başlıyor. Bununla da kalmıyor, koltukları boş bir tiyatro sahnesinde tıpkı MJ gibi konser veriyorlar. Arkalarına boş koltukları almaları, koltukların rengi bile aynı…
- HÜSEYİN YALIN: Yalın geçmişte de Michael Jackson’dan esinleniyordu. Mesela “Ah be Kardeşim” klibinde Michael Jackson tarzı bando ceket giymişti. “Her şey Sensin” adlı çalışmasında ise direk “Billie Jean” ceketini giymiş. ZARA, bundan birkaç yıl önce “Thriller 40” kapsamında “Billie Jean” kreasyonu satışa sunmuştu. Ben de görmüştüm mağazada hatta, ama bana uygun bedeni kalmamıştı. O yüzden alamamıştım. Fakat sadece Yalın değil, başka erkek popçular da o ceketler satışa sunulduktan sonra kliplerinde “Billie Jean” ceketi ile boy göstermişlerdi. Belki 4. bölüm yaparım yıllar sonra ve onlardan da bahsederim. Ya da daha değişik taklitleri yazarım. Kim bilir?
- YONCA EVCİMİK: Zaten bu yazı serimin ilk versiyonlarında Yonca Evcimik’in Madonna takıntısını ele almıştık. Bundan 4 sene önce “I Can Lose My Heart Tonight” diye daha albüm sahibi bile değilken yaptığı klibi gördüğümde ise daha “Hababam Sınıfı” döneminde bile kendisinin Madonna hayranlığının olduğunu gördüm. Madonna’nın “Holiday” performansı ya da “Lucky Star” klibi gibi 2 dansçısıyla birlikte benzer dans hareketleri yapıyor bu klipte… Tayt başta olmak üzere kostümü bile bir hayli 80’ler Madonna’sı kokuyor. #Buradan kısa bir bölüm izleyebilirsiniz. Aynı zamanda “8.15 Vapuru” klibinde kısa bir Janet Jackson’a ait “Rhythm Nation” figürü tespit etmiştim. Ona da #şuradan bakabilirsiniz.
- ZEYNEP BASTIK: Zeynep Bastık’ın 2022 yazında yayınladığı popüler “Ara” şarkısı, Fransız şarkıcı Nej’in 2021 çıkışlı “Paro” isimli parçasının Türkçe bir uyarlamasıdır. Ama konumuz alıntı şarkılar değil, klipler… Başta “Ara” klibi olmak üzere Zeynep Bastık adeta Türk Dua Lipa gibi takılıyor. Saç modelleri, dansçıları ve kendisine diktirdiği kostümler ile dans hareketleri başta “IDGAF” olmak üzere Dua Lipa’nın Türkiye şubesi gibi… Hangi klibinden, hangi saç modelinden, hangi kostümünden bahsedeyim? Bilemedim. Kısacası bizim de bir Dua Lipa’mız var!
- İREM DERİCİ & EDA SAKIZ: Eda Sakız’ın “O Ses Türkiye” ile ünlenen İrem Derici ile yaptığı düeti “Papatya”yı izlerken Lady Gaga’nın Beyoncé ile söylediği “Telephone” şarkısının klibini izliyor hissine kapılıyorsunuz. Çünkü iki kadın şarkıcı araba sürerken şarkı söylüyor ve kamera açısı bile aynı… Gerçi bu konsepti yanına yaşlı bir kadın oturtarak “What It Feels Like for a Girl” parçasıyla Madonna zaten yapmıştı. Lady Gaga’nın Madonna taklitçiliğine ayrı bir yazı yazmak lazım aslında ama İrem Derici ve Eda Sakız’ın direk Beyoncé & Lady Gaga düetinden esinlendiğini düşünüyorum. Bu durumda taklidin taklidi oluyor. 😂 Bu arada Beyoncé demişken… Bu yazı için aldığım notlarda “Meltem Taşkıran & Beyoncé” diye de yazmışım ama hangi klibini veya hangi kostümünü benzettim? Hatırlayamadım. Çünkü notumun üstünden yıllar geçmiş. Ama zaten Meltem Taşkıran’ı ellemeyelim, çünkü büyük bir Egoist ve Meltem Taşkıran hayranıyım.
- GÜNEŞ TAŞKIRAN: Fakat soyadı Taşkıran olan başka bir şarkıcı olan Güneş’i ele alabiliriz. “Yolum Açık” adlı klibinde adeta Madonna’nın MTV Müzik Ödülleri’ndeki “Vogue” performansını örnek almış. Kraliçe kostümü, saç modeli, diğer klip oyuncularının Madonna’nın o sahnesindeki dansçılarını anımsatması filan… Tesadüf olmadığını gösteriyor hepsi bence… Bu arada bu yazı serimizde Madonna’dan çok bahsettik. Sanırım tüm dünyada en çok taklit edilen kadın Madonna… Erkeklerde zaten Michael Jackson!
- AMY LEE: Bu konseptteki diğer yazılarımda olduğu gibi yine galeriyi tam tersi bir durum ile bitirmek istiyorum. Sene 2003… Şebnem Ferah konserindeyim. Şebo o zamanlar için yeni bir anısını anlatıyor. “Bir yerde kendi sesimi duyduğumu sandım. Bir baktım, yabancı bir şarkı çalıyor. Meğer ben değilmişim.” diye bir yanılsamasını bizlerle paylaşıyor. Evanescence yeni çıkmış, Türkçe Rock Müziğinin Kraliçesi ise 1996’dan beri piyasada. Sahne yaşantısı daha eski! Bahsettiği Evanescence vokalisti Amy Lee’den başkası değil. Sonradan çıkma olduğu için biz Şebnem Ferah hayranları kendi aramızda Amy Lee’nin Şebnem Ferah’tan haberdar olduğundan hep şüpheleniyorduk. Bu kadar benzerlik tesadüf olamazdı. Hem ses, hem görüntü… Büyük ihtimalle Şebo’nun Amerika şubesini yaratmışlardı. 2021 yılına kadar elimde kanıt yoktu. Ama artık var… 2021’de çıkan “The Bitter Truth” albümünün CD kartonetinin salyangoz grafikli arkası, 2005 tarihli “Can Kırıkları” albümünün kartoneti çıktıktan sonra alt CD kapağıyla rengine kadar hemen hemen aynı… “Bu da tesadüf” diyecek olursanız yine o albümdeki Şebo’nun makyajını da Amy Lee’nin 2020’lerde yapmaya başladığını gözler önüne sermek isterim. Şebnem çok iyi niyetli, Evanescence konserine gittiğimde Şebo’nun da seyirciler arasında olduğunu görmüştüm. Acaba tanıştılar mı? İnternetten Şebo’yu izliyor olabilir mi? Türk hayranları zaten “Şebnem Ferah’a benziyorsun.” diye yorumlar atarken habersiz olmaması bana imkansız görünüyor. Görselde bir araya getirdim ikisini… Takdiri size bırakıyorum. Önü kesilmeseydi, Şebo dünyada Rock Müziğin Kraliçesi olabilirdi. Çünkü 2000’lerde fan club’larda aktif olduğum için biliyorum ki bizlere ulaşan yabancı basın ve fanlar vardı.
Bu arada yıllar sonra Şebnem Ferah’ın sahnelere dönmesinden dolayı çok mutluyum. Eskiden çok konsere giderdim. Sırf 20 tanesi Şebo’ya aitti. Fakat Arnavutköy’e taşındıktan sonra merkezden uzaklaştım. Hem ondan, hem yaş gereği eski hızlı günlerimiz geride kaldı. Çok fazla konsere gidemez oldum ama hazır laf konserlerden açılmışken daha önceden web sitemde bahsetmediğim bir iki konser anımı da buraya koymak isterim. 13 Ağustos 2011 Cumartesi günü izinliydim. Carousel Alışveriş Merkezi’ne film izlemek için gitmiştim. Sinemaya girmeden evvel biraz Levent Dörter ve Nilay Dorsa’nın, benim 2007’de dans ettiğim sahnede verdikleri canlı (daha doğrusu ses olarak playback) konseri izlemiştim. Yardım amaçlıydı. 14 Ocak 2012 Cumartesi günü ise elektrik kesintisi trafiği de aksatmıştı. Çünkü trafik ışıkları bile çalışmıyordu. Trakya’daki başka şehirlerde de elektrik kesintisi olduğunu öğrenmiştim. Taksim otobüsüne bindiğimde takıldığım trafik bunun kanıtıydı. Soğuğa ve elektriksizliğin verdiği olumsuzluğa rağmen MJ Fan arkadaşlarımızdan Mahir Can Küçük’ün grubu “Hand On Heart”ın konseri için Taksim Old School Bar’daydım. Hüseyin, Alper, Onur ve ben desteklemek için oradaydık. Bira içip eğlenmiştim. Konser bitince de eve dönmüştüm.
Ve yine maalesef birçok yazımda yaptığım gibi bir anma paragrafı ile çalışmamı bitirmek zorundayım, çünkü geçtiğimiz günlerde yine birçok sevdiğimiz sima hayatlarını kaybetti. Bu yazımı Şarkıcılar Tülay Özer – Mehmet Taneri – Bay Nuri Kazancı – Oliver Tree, Facebook arkadaşım koleksiyoner Erçin Galip Arkan, Kurtalan Ekspres’ grubunun eski perküsyon sanatçısı Hüseyin Cebeci, Yeşilçam oyuncuları Alp Balkan – Ece İrtem – Panter Emel Yıldız – Kadir İnanır, Besteci Cengiz Baltepe, Anchorman Reha Muhtar, Anadolu Efes Basketbol Takımı’nın atletik performans antrenörü Serhat Güneş, Türk modasının öncü isimlerinden “Madam Z” olarak tanınan Zuhal Yorgancıoğlu, aynı zamanda Kadir İnanır’ın ablası olan Soner Arıca’nın annesi Altun Arıca, Village People grubunun vokalisti Victor Willis, Blood grubunun solisti David Clayton-Thomas, Hollywood yıldızları Ann Blyth – Michael Byrne – Tom Dreesen – Daveigh Chase – Anne Schedeen – Anthony Guidera – Patrick Godfrey – Anthony Head – James Handy – Owain Rhys Davies – William Smithers – Pierre Deny – Grizz Chapman – Ellen Weston – Gwen Farrell Adair, plak yapımcısı Clive Jay Davis, atletler Denisa Baránková – Ciarán Ó Lionáird, yönetmen James Burrows, prodüktör Tay Keith, buz hokeyciler Kyle Calder – Claude Lemieux, Amerikan futbolcuları Aldon Smith – Josh Mauro, gazeteci Gene Shalit, yazar Marjane Satrapi, basketbolcu Rick Adelman, The Commodores üyesi Ronald LaPread, beyzbolcu Bob Horner, saksafoncu Sonny Rollins, NASCAR pilotu Kyle Busch, CNN kurucusu Ted Turner, Formula 1 pilotu Alex Zanardi, Santana vokalisti Alex Ligertwood, The Osmonds üyesi Alan Osmond ve Güney Afrika’yı güzellik yarışmasında ilk temsil eden siyahi güzel Cynthia Shange’e adıyorum.















