Michael Jackson Çocuk Tacizcisi mi?

Turgay_Suat_Tarcan

Bugüne kadar Michael Jackson ile ilgili birçok yazı yazdım. Beyazlama nedeninden tutun albüm kritiklerine; ölümünden sonra hissettiklerimden tutun ünlülerin kendisi ile ilgili söylediği sözlere kadar birçok araştırmam oldu kendisi hakkında… Fakat bir şeyi es geçmiştim. O da medyanın kuklası olan toplumun büyük bir kesiminin hala inandığı çocuk tacizi söylentileri… Cem Yılmaz’ın kayınbiraderi olan Tolga Çevik’in “TolgShow” adlı programında yaptığı son terbiyesizlik üzerine bu iddiaları yanıtlayacağım. Öncelikle o görüntüleri izleyelim…

Gördüğünüz gibi programda Cem Yılmaz, Michael Jackson’ın çocuk tacizcisi olduğunu açık açık ima edip “Michael Jackson taklidi yapacağım” diyerek daha önceden yayınlanan bir karikatürdeki espriyi çalıp ölü rolüne giriyor. DS9O_efXUAI_0DBBen programı izlemedim ama Fatih diye bir MJ Fan arkadaşın beni videoda taglemesiyle skandaldan haberim oldu. Programdan sonra Michael Jackson hayranları büyük tepki gösterdi. “Benimle Dans Eder misin?” ve “Yetenek Sizsiniz” gibi programlardan ve Mirkelam başta olmak üzere ünlü şarkıcıların kliplerinden tanıdığınız dansçı Yiğit Beşli de Change.org sitesi üzerinden bir kampanya başlattı. Lütfen siz de duyarsız kalmayın ve buraya tıklayarak kampanyayı imzalayın.


Ayrıca Twitter üzerinden de #özürdilecemyılmaz hashtag’i ile bir kampanya daha başladı. Eğer Twitter adresiniz varsa lütfen siz de #özürdilecemyılmaz yazıp tepkinizi dile getirin. Kendisi hala özür dilemedi çünkü… Bu benim attığım tweet:


Evet, tweet’imde yazdığım üzere gerçek bir sanatçının kendisinden üstün sanatçılar hakkında yorum yapmadan evvel biraz araştırma yapması gerekir. Gerçek bir sanatçı duyarlı olur. Sanatçı dediğin toplumu doğru bilgilerle aydınlatır. Sanatçı dediğin aydındır, araştırır. Kulaktan dolma asparagas bilgilerle prestij sahibi oluyorsa o kişiye sanatçı denmez. Michael Jackson çocuk tacizcisi değildir. İlluminati tarafından iftiraya uğramıştır. İmajını zedelemişlerdir. Çünkü dünya medyası masonların elindedir. Davada Popun Kralı masum bulunmuştur. Bunun üzerine yine aynı örgüt doktor kiralayarak Michael’ı öldürtmüştür. “Michael Jackson taklidi yapacağım” diyerek ölü rolüne girmek büyük bir terbiyesizliktir. Cem Yılmaz da ölümsüz değildir. Hatırlatırım.Tolgshow-ne-zaman-saat-kacta-basliyor---Cem-Yilmaz-ve-Tolga-Cevik-kakarakikisi-4272
Belki siz de hala Michael Jackson’ın pedofilci olduğunu düşünüyor olabilirsiniz. Çünkü 1993 yılından beri beyniniz yıkandı. 2005 yılında Michael Jackson masumiyetini kanıtladığı halde hala içinizde şüphe duyuyor olabilirsiniz. Bunu çevremde hala gözlemliyorum. Ben koruduğum zaman dalga geçenler bile var. Gazetelerde okuduğunuz her şeye inanıyor, izlediğiniz haberlerin hepsinin gerçek olduğunu düşünüyorsanız, bu sizi dünyaya at gözlüğü ile bakan çoğunluktan bir farkınız olmadığını gösterir. Entellektüel bir beyine sahip olmak istiyorsanız internette biraz araştırma da yapmanız gerekebilir. Ben şu anki yazımı Michael Jackson üzerinden yazıyorum ama genel olarak kandırılıyorsunuz. Haberiniz yok. Size empoze edilen bilgileri hafızanız kaydediyor. Mesela kimse küçücük bir haber olan “Michael Jackson masum bulundu” başlığını hatırlamıyor. Herkes manşetlerden, koca koca haberler yapılan iftiraları hatırlıyor ve “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz” diye düşünüyor. Gerçek pedofil suçlularının isimlerinin sadece baş harfi çıkıyor, fotoğrafları ve görüntüleri mozaikleniyor. Ama dünyanın en ünlü popstarı suçu olmadığı halde teşhir ediliyor ve skandal oluyor. Halbuki Kuran kursundaki çocuklar tecavüze uğrarken, insanlar kendi kızlarına cinsel istismar yaparken bunlar görmezden geliniyor da sadece bir komplodan ibaret olan Michael Jackson’ın davası neden göze batıyor? İşte bunu anlamak için geçmişe dönelim…
1991 yılındayız. Michael Jackson illuminati tarikatının subliminal mesajlarını yapmaktan vazgeçmiştir ve tıpkı abisi Jermaine Jackson gibi Müslüman olmuştur. Fakat bunu açıklayamamaktadır. Doğru zamanı beklemektedir. Bunu abisi hep ima etti. Hatta İstanbul’a geldiğinde arkadaşlarımıza açıkça söyledi. Ben Jermaine Jackson ile çok kısa görüştüm. Kendisine soru sormak fırsatım olmadı. Janet Jackson bile bir Katarlı ile evlenip Müslümanlığı seçecekti sonradan… Çünkü Amerika’da Afrika kökenli vatandaşlar “Neden kölelik ile bize dayatılan dinleri seçmek zorundayız?” demişlerdir ve yaptıkları araştırmalar sonucunda da Müslümanlığı kendilerine yakın görmüşlerdir. Amerika’da Müslümanların çoğunun zenci olmasının nedeni de budur. En basit örnek vermek gerekirse Muhammed Ali, siyahilerin haklarının verilmesi gerektiği için çok çaba sarf etmiştir. Protesto etmek amacıyla dinini ve adını değiştirmiştir ve illuminati tarafından ambargo konulmuştur. 13320376_10153983276138891_7120252092099992261_oYine de boks sporu üzerindeki eşsiz yeteneği ile engelleri aşaraktan tarihe geçmiştir. Hollywood’daki Ünlüler Kaldırımı’ndaki yerde ismi olmayan tek star da odur. Çünkü “Peygamberimizin adını taşıyorum ve üzerinden geçilmesini istemiyorum” diyerek isminin duvara asılmasını sağlamıştır. Babasının hem boksör, hem de müzisyen olması nedeniyle Muhammed Ali’yi küçüklüğünden beri tanıyan Michael Jackson da her ne kadar estetikle beyazladığı sanılsa da vitiligo hastalığı nedeniyle renk pigmentlerini kaybedip beyaz olmuştur ama asla kökenlerini reddetmemiştir ve kendisini hep Afrikalı olarak kabul etmiştir. Korumalarından anlaşma yaptığı prenslere kadar çevresi hep Müslüman olan Michael Jackson da İslam’a sempati duymuştur ve “Black or White” klibinde İlluminati tarikatının yaptıkları subliminal mesaja karşılık sadece onların anlayabilecekleri ince mesajlar koymuştur klibine… Bundan ayrıntılı olarak #İlluminativeMüzikDünyası yazımda bahsetmiştim. Hatta “Remember The Time” klibinde Firavun’a karşı savaş açması tesadüf değildir. Çünkü merkezi günümüzde İsrail ve Amerika olan İlluminati Tarikatının sembollerinin kökeni eski Mısır’a kadar dayanmaktadır. “Remember The Time” klibinde Firavun, adamlarını Michael Jackson’ı öldürmekle görevlendiriyor ve Popun Kralı da onlardan kaçıyor. “They Don’t Care About Us” klibinde de onların ünlü sembollerinden birisi olan tek gözün önünde “Beni öldüremeyeceksiniz” diyor. O zamanlardan tehditler almaya başlayan ve bunu yakın çevresine söyleyen Michael Jackson asla Müslüman olduğunu açıklayamadı. Çünkü tam açıklamaya hazırlandığı sıralarda, yani 1993 yılında Michael Jackson’ın çocuk arkadaşlarından birisi olan Jordan Chandler ile anlaşarak ilk senaryolarını yazdılar. Jackson, kariyerinin zirvesindeydi ve turnedeydi. Bu davayla uğraşmak istemeyerek büyük bir para ödedi aileye… Bunun en büyük kanıtı Michael Jackson öldürüldükten sonra Jordy Chandler’ın babası Evan Chandler’ın yaşadığı vicdan azabına dayanamayarak intihar etmesidir. Hiç duymuş muydunuz bunu? Pek sanmıyorum, çünkü medyanın işine gelmedi ve sadece bazı internet sitelerinde yer aldı haber…
Neyse, Michael Jackson rahat bir nefes almıştı ama imajı zedelenmişti bir kere… Medyanın ve illuminati örgütünün karalama kampanyası ile ilgili “Scream”, “They Don’t Care About Us”, kendisine dava açan Tom Sneddon’ın şahsına yazdığı “D.S.”, “Privacy”, “Tabloid Junkie” gibi şarkılar yapmasına rağmen bu şarkılar bir “Billie Jean”, bir “Smooth Criminal” kadar radyo ve televizyon kanallarında çok çıkmadı. Evet, Türkiye gibi ülkelerde hit oldu ama Amerika’da ambargo konulmuştu. İlluminati tarikatının ahlakı bozmak üzere kendi sanatçılarına yaptırdıkları cinsellik ve şehvet dolu klipler müzik kanallarında yayınlanırken herhangi bir cinsel sahne içermeyen “Black Or White” klibi erotik sahneler barındırdığı gerekçesiyle yasaklanmıştı. “They Don’t Care About Us” klibinin Brezilya versiyonu ise “Brezilya’yı fakir gösteriyor” bahanesiyle yayından kaldırılmıştı. Neden? Çünkü bu kliplerde illuminati karşıtı sahneler vardı. Bunun üzerine Michael Jackson, “They Don’t Care About Us”a bir klip daha çekti. Şarkının hapishane versiyonunda onların sebep oldukları olaylara daha çok gönderme yapmıştı.

2001 yılı geldiğinde Michael Jackson “Dangerous”ın üzerinden 10 sene geçtikten sonra yeni bir stüdyo albümüyle müzik piyasasına dönmüştü. Artık Jackson’ı tehdit olarak görmeyen, gün aşırı kendisiyle ilgili negatif haber yaparak imajını zedelemeye devam eden illuminati örgütü “Invincible” albüm satışlarının MP3 ve korsan CD’lerin yaygınlaşmasına rağmen diğer sanatçılardan daha çok olması nedeniyle köpürdü ve Sony Müzik’e dayatma yaparak albümün promosyonunu durdutturdu. Zaten Beatles şarkıları başta olmak üzere ATV kataloğunun yayın haklarını elinde bulundurduğu için plak şirketlerinin negatif olarak radarında olan Jackson da müzik piyasasına savaş açtı. Tommy Mottola’nın şeytan olduğunu söyleyerek aslında Mottola’nın illuminati tarafından olduğunu açıkça ifade etmişti. Hayranları ise Jackson’ı pankartlarda melek olarak tasvir ediyorlardı. e4d2779e90878b9819d9f9df769057fbBu aslında basit bir Tommy Mottola – Michael Jackson savaşı değildi. Mottola şeytani örgütü, Jackson ise iyi insanları temsil ediyordu. Jackson sadece kendisini değil, müzik sektörü tarafından ambargoya maruz kalan diğer efsaneleri de savunuyordu. Örneğin Tommy Mottola’nın eski karısı Mariah Carey, doktoru Conray Murray tarafından öldürülen bir diğer isim James Brown ve yine illuminatinin öldürülecekler listesine alıp bu kötü emeli gerçekleştiği George Michael gibi… Jackson, Brown ve Michael zaten öldürüldü ilerleyen yıllarda… Tıpkı Michael Jackson’ın 30. yıl konserinde çıkarak ona destek veren arkadaşı Whitney Houston gibi… Allah Carey’ye uzun ömür versin. Neyse, bu protestoların üzerine aslında bir maşa olan Mottola günah keçisi ilan edildi ve kovuldu. Aslında Jackson, genel olarak da Sony Müzik’e savaş açmıştı. Bu sayede halkın tepkileri bastırılılabilecekti.
2003 yılında Michael Jackson, bozulan imajını düzeltmek için evine Martin Bashir’i alıp belgesel yaptırdı. Ayrıca “One More Chance” adında yeni bir şarkıyla desteklenen “Number Ones” albümünü çıkarttı. Fakat bilmiyordu ki, Bashir de illuminati tarafından tutulmuştu. Martin Bashir, Jackson’ın yüzüne karşı kendisini överken ve herhangi bir taciz izlenimi görmediğini söylerken montajı ve sunumu negatif şekilde yapmıştı. Tam “One More Chance” klibinin çekimleri devam ederken “Living With Michael Jackson” belgeselinde çıkan ve aslında programda Jackson ile ilgili olumlu şeyler söyleyen Gavin Arvizo adındaki çocuğu taciz ettiği gerekçesiyle kanıt olmadan tutuklandı. Hatta gerek olmadığı halde sırf imajını kötü göstermek için kelepçe bile taktılar. Jackson, kelepçeleri göstererek “Bakın bana ne yaptılar?” diye medyaya göstermeye çalıştı. Daha iyi görüntü alınmasını sağladı ama bu hareketin işlerine gelmediğini düşünen polisler “Hadi içeri” tarzı bir zorlamayla nezaherete sokulmuştu. Birkaç saat sonra Michael Jackson kanıt olmadığı için serbest bırakıldığı halde yandaş medya sadece tutuklama fotoğraflarını vurguladı. Michael Jackson içeride polisler tarafından tartaklanmıştı ve bu şiddeti kanıtlayan resimleri ise medyada yer almadı.image590405l Araştırmadan sadece ajanslardan yaptıkları çevirilerle dış haberler yapan Türkiye’de de bu hikayelerin aynısını gördük. Neverland talan edildi. Herhangi bir kanıt bulamadılar. Üstelik işin komik tarafı Michael Jackson’ın heteroseksüel bir erkek olduğunu kanıtlayan Playboy ve Penthouse gibi çıplak kadınların bulunduğu porno dergiler bulundu. Bu dergiler iddialarını çürütüyordu ama bir şekilde bunu kendi lehine kullanmak istediler ve çocuklara bu dergileri gösterdiği yalanına başvurdular. İnsanlar da hiç düşünmediler “Aaa, aslında Michael Jackson normal bir erkek gibi çıplak kadınlara bakıyormuş” diye… Bu haberlere herkes inandı. Bir de Michael Jackson hayranları kendi çocuklarının fotoğraflarını yolluyorlardı kendisine… Çünkü Michael Jackson, çocukları masumane bir şekilde çok sevdiğini biliyorlardı. Bu fotoğraflardan bazıları çıplak bebek fotoğraflarıydı. Hangimizin aile albümünde akrabalarımızın ve kendimizin bebekken çektirdiği çıplak fotoğraflar yoktur ki? Bu çok normal bir şey… İşte Jackson’ın isteği dışında dünyanın dört bir yanından gelen o masum fotoğraflar da çirkin bir iftira için kullanıldı. Michael Jackson’ın masum oyuncak ve süper kahramanların mankenlerinden oluşan koleksiyonu için de içleri fesat olan insanlar bir kanıt bulduklarını düşündüler. Bunun dışında elle tutulur bir şey yoktu.

michael-visits-a-childrens-hospital-in-prague(108)-m-2
Michael Jackson bu kez aynı hatayı yapmadı. Programda görüp annesine ulaşıp bu çirkin komploya alet ettirdikleri çocuğun ailesine para ödemedi. Bu kez davanın sonuna kadar gitmeye karar verdi. Her gün yeni bir iddia geliyordu. Tacize uğradığı söylenen başka çocukların da olduğu yazıldı, çizildi. Üstelik o çocuklar ve aileleri mahkemede kendilerine sorulmadan yapılan bu haberlerin asılsız olduğunu söyledikleri halde masa başında yapılan bu senaryolar üretilmeye devam etti. Çünkü o çocukların ve ailelerinin Michael Jackson’ın masum olduğunu söylemeleri işlerine gelmiyordu. Sadece TMZ sitesi davayı ayrıntılı olarak veriyordu. Diğer basın ve yayın organları illuminati tarikatının yaptığı asparagas haberleri vermeyi tercih ediyordu. Örneğin, Michael Jackson, Neverland’e gelen çocuklara kötü örnek olmamak için içkisini kola kutusunda içerdi. Fakat bu özelliğini “Çocuklara kola kutusunda içki ikram ediyor” şeklinde kullandılar. Gavin Arvizo’nun Janet Arvizo adındaki annesi bir dolandırıcıydı. Jay Jackson isimli bir adam ile evlenmesi üzerine adı tesadüfen Janet Jackson olan kadın daha önceden Mike Tyson, Adam Sandler, Jim Carrey ve Jay Leno gibi başka ünlüleri de dolandırmıştı ve Gavin’in babası olan David Arvizo da eski karısını yalancılıkla suçlamıştı. Gerçekten Michael Jackson oğlunu taciz etseydi böyle mi davranırdı? Tabii ki de davranmazdı ve o da mücadeleye katılırdı. Fakat Michael Jackson’dan yana oldu. Tabii ki bu da masonik olan medyanın işine gelmedi ve öğrenemediniz. Tıpkı 2005 yılında Janet Arvizo’nun yalancılıktan tutuklandığını öğrenemediğiniz gibi… Evet, yaklaşık 2 yıl süren mahkeme sonucunda 2005 yılında Michael Jackson masum bulunmuştu. Fakat Gavin’in annesi tutuklanmıştı. Neden tacizci değil de, mağdurun annesi tutuklanmıştı? Hiç düşündünüz mü? Hayır, düşünemezsiniz, çünkü bir kere beyniniz yıkanmış. Michael Jackson’ın günahını aldınız. Onu yıllarca suçladınız. Medyanın kuklası oldunuz. Bu satırları sadece Cem Yılmaz ve onun gibi düşünenlere yazıyorum. Gavin sağlıklı bir gençlik geçirip 2013’te de evlendi. Michael Jackson ise mezarda… Bu kabul edilebilir bir şey değil… Gayet büyük bir haksızlık. Hiç adil değil… Kendisi davadan sonra aslında Jackson’ın kendisini taciz etmediğini itiraf etti ama bu büyük itiraf da medyada maalesef yer almadı.
IMG_2906Bildiğiniz gibi Cem Yılmaz’ın yeni filmi “Arif v 216” çıktı. Bu filmin reklamını iyi yapması gerekiyordu. Gitti, “O Ses Türkiye”nin yılbaşı özel programında bile jüri oldu Ozan Güven ile beraber… Halbuki daha önceki filmleri gibi bu filmi de özgün değildi. Filmi izlemedim. Aslında izlemeyi düşünüyordum. Çünkü zamanda yolculuk temalı filmler ilgi alanıma girdiği için merak ediyordum ama reklam aracı olarak Michael Jackson’ı kullandığı için Cem Yılmaz’ın yaptığı bu büyük saygısızlık ters tepti ve artık ömrüm boyunca hiçbir Cem Yılmaz filmine para ödeyip gişede destek olmamaya karar verdim. Zaten yaptığı işler de hep çalıntı… Fragmanlardan ve film eleştirilerinden anladığım kadarıyla bariz biçimde Gürgen Öz’ün “Zaman Makinesi 1973” filminden esinlenmişler. Her iki filmde de nostaljik Türkiye’ye gidiliyor ve tek fark Zeki Müren’i Fehmi Dalsaldı yerine Çağlar Çorumlu’nun canlandırması gibime geliyor. Zaten “A.R.O.G.” bildiğiniz gibi Fransız yapımı “RRRrrrr” adındaki komedi filmden alıntıydı. G.O.R.A.’nın ise Ali Nar’ın “Uzay Çiftçileri” adlı kitabından esinlenme (!) olduğu ortaya çıkmıştı. “Yahşi Batı”da revolverlardan tutun pazarda satılan patateslerin şekillerine kadar Fred Zinnemann’ın 1952 yapımı “Kahraman Şerif” (High Noon) filminin bir taklidiydi. “Hokkabaz” ise rahmetli Savaş Ay’ın 1999 yılında yazdığı “Şeytan Torbası” adlı senaryo örnek alınarak oluşturulmuştu. Rahmetli Levent Kırca da “Pek Yakında” adlı filmin kendisinin “Son” adlı filminden alıntı olduğunu söylemişti ama dinletememişti. Şimdi Savaş Ay ve Levent Kırca öbür dünyada ama Cem Yılmaz, Türkiye’de en çok takdir alan komedyen… Bu da hiç adil değil… Yusuf Kanat ise “İftarlık Gazoz” filminde başrolünü Cem Yılmaz’ın canlandırdığı ‘Cibar Kemal’ karakterinin ölen babası Mustafa Kemal Kanat olduğunu belirtmişti ve filmde gazozcu babasının gerçeğe aykırı bir şekilde anlatılarak küçük düşürüldüğünü ifade ederek mahkemeye başvurmuştu. Örnekler çoğaltılabilir.

f38c5a39e2a20604eb16d9594329f256
Cem Yılmaz, çalıntı esprilerle ve senaryolarla şu an günümüzde Türkiye’nin en popüler komedyeni olmuş durumda… Şimdi ise Michael Jackson’ı kullanıyor ve buna kimse ses çıkarmayacak mı? Dediğim gibi lütfen biraz duyarlı olun ve Twitter’da #özürdilecemyılmaz hashtag’i ile protesto edin. Ve Change.org sitesindeki kampanyayı imzalayın. Cem Yılmaz’a saygı duyuyor olabilirsiniz. Tepkinizi koymaktan çekiniyor olabilirsiniz, sırf Cem Yılmaz yapıyor diye sürü psikolojisi ile saçma sapan esprilerine gülmek zorunda olduğunuzu düşünebilirsiniz ama unutmayın ki o da Savaş Ay, Levent Kırca ve Michael Jackson gibi ustalara saygısızlık yaptı. Cezasız kalmamalı. Kamuoyunun tepkisini ensesinde hissetmeli. Son olarak, Michael Jackson masumiyetini kanıtlamış ve 2009 yılında “This is it” ile görkemli bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyordu. Yeni albüm çalışmalarına da yavaştan başlamıştı. İlluminati örgütü buna izin vermedi ve turnesi başlayamadan onu öldürttü. “One More Chance” klibi ise ancak öldükten sonra yayınlanabildi. Ve bu örgütün Türkiye’de de temsilcileri var. Artık Cem Yılmaz’ın da o örgütten olduğundan şüphelenmeye başladım. cem-yilmaz-in-mason-olma-ihtimali_169540Ki filmlerindeki subliminal mesajlar ve masonlar gibi giyinmişken fotoğrafçılara yakalanması da bunun kanıtı… Michael Jackson çocukları incitmektense bileklerini kesmeyi tercih edeceğini söylerdi. Çünkü küçükken ünlü olduğu ve mesleğine başladığı için çocukluğunu yaşayamamıştı. Kendisini hiç büyümemiş bir çocuk olan Peter Pan ile özdeşleştiriyordu. Çocuklar konusunda o kadar duyarlıydı ki yardım kuruluşları kuruyordu, kendisi de yardım kuruluşları ve hastanelere milyonlarca dolar bağış yapıyordu. Fakir ve hasta çocuklara oyuncak ve kıyafet alıyor; tedavi masraflarını karşılıyordu. “We Are The World, We Are The Children”, “This is for all The Lost Children”, “Think about the generations and say that we want to make it a better place for our children, and our children’s children” (Heal The World), “All the children dead from war” (Earth Song) gibi şarkı sözleri yazarak dünyayı da çocukların geleceği için duyarlı olmaya çağırıyordu. Ama insanların sırf Cem Yılmaz söylüyor diye güldüğü ama aslında ucuz ve kötü bir esprinin konusu oldu. Kimse onun iyiliklerini haber yapmadı. Buna artık bir “Dur” dememiz lazım. Emek hırsızlarının gerçek maskesinin düşmesi, asıl tacizcilerin teşhir edilmesi ve artık iyilerin kazanması dileğiyle…

 

NOT: Bu yazım ilk olarak 09.01.2018 tarihinde http://www.sadecemuzik.net/Turgay-Suat-Tarcan/michael-jackson-cocuk-tacizcisi-mi.html adresinde yayınlanmıştır ve Twitter’da birçok retweet almıştır. Bu yazımı 11 gün sonra web siteme de koymaya karar verdiğimde maalesef Cem Yılmaz, sanatçıların edinmesi gereken duyarlılıktan yoksun olduğu için özür dilememişti ama bu kampanya ses getirdi ve Sözcü Gazetesi’nde yayınlandı… 

Yorumlar



Popüler Yazılar
Facebook Tavsiyeler
Son Tweetler
Bumerang - Yazarkafe